Demokratik Kurumlar Platformu, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin Amed’de yürüyüş gerçekleştirildi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da yürüyüşe katıldı. DBP Amed İl binası önünde buluşanhalk, “Statuya Kurdî perwerdehiya bi Kurdî” pankartının açıldığı yürüyüşte, “Dem dema zimanê Kurdî ye”, “Ez Kurd im, perwerdehiya bi Kurdî dixwazim” ve “Azadiya zimanê Kurdî bingeha aştiyê ye” dövizleri taşındı. “Ziman rûmeta me ye” ve “Bê ziman jiyan nabe” sloganları eşliğinde devam eden yürüyüşün açılışını yapan yazar Rifat Roni, “Bugün dillerin devlete karşı vermiş olduğu direnişin günü. Kürtçe Kürt halkının varlık gerekçesidir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt halkı dillerinin statü ve eğitim dili olmasını istiyor. Bu talep kabul edilene kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Basın metinin okuyan Kürtçe dili eğitmeni Nuh Bozkurt, Kürtçeye statü tanınması ve eğitim dili olması çağrısında bulunarak, şunları söyledi: “Kürt halkının Kürtçe eğitim ve statü talebi devlet tarafından karşılanmıyor. Yüz yıldan fazla inkar ve imha politikaları devreye konmuş durumda. 27 Şubat’ta başlayan süreç ile barışın ilanı verildi. Türk devleti sürecin ruhuna denk bir yaklaşım ile Kürtçe konusunda somut adımlar atmalı. Eğitim dili ve statü meselesini anayasal güvenceye almalı. Diğer hakları dili hakkı neyse Kürt halkının hakkı odur. Kürtçe önündeki engeller derhal ortadan kaldırılmalı. Uluslararası hukuk tanınarak bu yönlü adımlar atılmalı. Taleplerimiz kabul edilene kadar mücadele devam edecek. Kürt halkı da yaşamın her alanında Kürtçe konuşup Kürtçe yaşamalı. "
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürtçe üzerindeki baskılara dikkat çekerek, devletin inkar politikalarına son vermesi ve anayasal adım atması çağrısında bulundu. Çiğdem Kılıçgün Uçar konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün dillerin özgürlüğü ve geleceği için önemli bir gün. Yapılan bir araştırmaya göre Kürtçenin Kirmançki dili yok olmak ile yüz yüze kalmış durumda. Kürtçeye dönük saldırılara hep birlikte başa çıkabiliriz. Sayın Öcalan Kürtçe için verilen mücadelenin önemine hep değinmiştir ve bu konuda mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Devlet, bir yıldan fazla bir süredir başlayan sürecin gerekliliklerini yerine getirerek Kürtçeye statü ve eğitim dili olması yönünde adım atması gerekiyor. Dilimiz onurumuzdur. Dilimiz varlığımızdır”
Açıklama çekilen halayla son buldu.