Amed Newrozu: Mutlaka kazanacağız
2026 Amed Newrozu; her anı, her rengi, her coşkusu ve her yüzüyle yıllardır bedel ödeyen Kürt halkının, tüm zorluklara rağmen kazanacağına dair umudu bir kez daha yeşertti.
2026 Amed Newrozu; her anı, her rengi, her coşkusu ve her yüzüyle yıllardır bedel ödeyen Kürt halkının, tüm zorluklara rağmen kazanacağına dair umudu bir kez daha yeşertti.
Bu yıl “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla Amed’te kutlanan Newroz hem tarihi anlara hem de önemli mesajlara tanıklık etti. Yağmurlu havaya rağmen 7’den 70’e herkesin katıldığı ve büyük bir coşkuyla kutlanan bayram, halkın yürütülen mücadeleye olan güvenini ve sürece dair umutlarını bir kez daha ortaya koydu.
Tüm saldırı politikaları, provokasyonlar ve yasaklara rağmen bugüne taşınan Newroz ateşini bu yıl daha büyük bir coşkuyla harlayan yüz binlerce yurttaş, Newroz Park alanından dünyaya Kürt halkının hem barış hem de özgürlük konusundaki ısrarını bir kez daha gösterdi. Ulusal birlik, tecridin kaldırılması, tutsakların serbest bırakılması, sürece ilişkin hukuki adımların atılması ve Kürt halkının barışa dair umutları kutlamanın ana başlıklarını oluşturdu. Gün boyu yaşananları başlık başlık derledik.
YASAKLAR VE ENGELLEMELERE RAĞMEN STRANLAR SÖYLEYEREK ALANA GİRDİLER
Sabahın erken saatlerinde, toplam beş kapının kurulduğu Newroz alanına doğru gelen yurttaşlar, giriş saatinin 10.00 olmasına rağmen iki saat öncesinden polis bariyerleri önünde toplanmaya başladı. Davul ve zurna eşliğinde halaylar çekip sloganlar atarak giriş saatini bekleyen yurttaşlar, saat 10.00 itibarıyla polis arama noktalarından geçerek alana girmeye başladı.
Ulusal kıyafetlerini giyerek deqleriyle alana zılgıtlar eşliğinde giren kadınlar, renk renk kıyafetleriyle adeta kara bulutları dağıttı. Üç ayrı polis arama noktasından geçen yurttaşlar, gördükleri kameralara zılgıt çekip zafer işareti vermeyi de ihmal etmedi. Erkeklerin şal û şepik, kadınların ise birbirinden renkli ve gösterişli ulusal kıyafetleriyle akın ettiği alan girişleri kısa sürede dolup taştı.
Yağan yağmurla birlikte arama noktaları çamur deryasına dönüşürken, birçok noktada yurttaşlar çamurlu yollardan alana giriş yapmak zorunda kaldı. Ayrıca, herhangi bir yasak kararı olmamasına rağmen yöresel kıyafet giyen ya da sarı, kırmızı ve yeşil şallarla alana girmek isteyen çok sayıda yurttaş engellendi. Alana alınmayan gençler yasağa tepki gösterirken, yasakları tanımayan bir annenin çantasını göstererek, “Onlar bin defa yasaklasın, ben bin defa daha saklar yine alana girerim” demesi dikkat çekti.
Yasak gerekçe gösterilerek haklarında tutanak tutulan çok sayıda genç ise polisler tarafından gözaltına alındı.
BİR DÖNEM YASAKLI OLAN POSTERLER ALANIN HER YERİNDEYDİ
Alana girişlerin ardından parkta, Agirê Jiyan’ın ‘Rehşan’ şarkısıyla karşılanan kitle, çamurun içinden geçerek ateşin bulunduğu alana ulaştı. Tüm yasak ve engellemelere rağmen alana giren yurttaşların ilk yaptığı ise, daha önce yasaklanan ve suç unsuru olarak değerlendirilen Önder Apo’nun fotoğraflarının basılı olduğu flamaları taşıyarak miting alanına yönelmek oldu.
Yakılmayı bekleyen ateşin etrafında toplanan yurttaşlar çember oluşturarak halay çekti. Kalabalığın içinde hem on yaşındaki çocuklar hem de elli yaşındaki anneler yer alıyordu. Ailelerin çocuklarının ellerinden tutarak geldiği alanda, çok sayıda bebek de ulusal kıyafetlerle süslenmiş halde anne ve babalarının kollarında ateşin önünde poz verdi.
KADINLARIN VE GENÇLERİN COŞKUSU BÜTÜN ALANI SARDI
Coşkunun her geçen dakika daha da arttığı Newroz’da, aralıklarla yağan ancak kısa sürede duran yağmur herhangi bir duraksamaya neden olmadı. Yağmura rağmen halaylarını sürdüren kitlenin özellikle gençlerden oluşan yoğunluğu dikkat çekti.
Ulusal kıyafetleriyle alanda sık sık “Bijî Serok Apo” sloganı atan gençler, ellerine geçen pankartlarla fotoğraf çekmeyi de ihmal etmedi. Gençlerin yanı sıra annelerin ve engelli bireylerin de tüm imkansızlıklara rağmen alana geldiği görüldü. Çekilen her kare, halkın iradesini ve umudunu yansıtıyordu.
Annelerin sarı, kırmızı ve yeşile büründüğü alanda özellikle koçer kadınların halayları coşkuyu daha da artırdı. Genç kadınların da yoğun katılım gösterdiği Newroz’da ortaya çıkan renk ve coşku görülmeye değerdi.
Son yılların en kalabalık ve en coşkulu Newroz kutlamalarından birine tanıklık edilen alanda, bu atmosferin oluşmasında yalnızca yetişkinler değil; altı-yedi yaşındaki çocuklar, alana getirilen kedi ve köpekler ile beyaz tülbentli anneler de önemli bir rol oynadı.
ÖZGÜRLÜK TALEBİ YERİ GÖĞÜ İNLETTİ
Renklerin yanı sıra alandaki kulübelerin büyük bölümüne Önder Apo’nun dev posterleri asıldı. Posterlerin yanı sıra halkın taşıdığı bayraklarla birlikte, 27 yıldır tecrit altında tutulan Önder Apo’nun fotoğrafları alanın her noktasında görüldü. Bu pankartların önünde fotoğraf çektirmek isteyen gençler ise uzun kuyruklar oluşturdu.
Fotoğraflar eşliğinde yapılan konuşmalar ve atılan sloganlarla, devam eden tecridin sona erdirilmesi ve Önder Apo’nun özgürlüğüne kavuşması talebi bir kez daha dile getirildi. Hep bir ağızdan slogan atan yurttaşlar, özgürlük taleplerinin yanı sıra barış konusundaki ısrarlarını da sık sık vurguladı.
Halkın yanı sıra sahnede söz alan siyasetçiler de benzer şekilde Kürt halkının statü talebine dikkat çekerek, Önder Apo’nun bir an önce özgürlüğüne kavuşması yönünde çağrıda bulundu. Gerek saygı duruşunda gerekse Önder Apo’nun gönderdiği mesaj sırasında yüz binlerce kişinin pür dikkat kesildiği gözlendi; konuşmalarda devam eden sürecin önemine vurgu yapıldı.
Basına verdikleri röportajlarda özgürlük ve barış vurgusunu öne çıkaran yurttaşlar, sürecin bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın her iki taraf açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Hem coşkulu hem politik hem de renkli mesajlar veren yurttaşlar, İmralı ve barış sürecine dair umut ve güvenlerini bir kez daha ortaya koyarken, süreç karşıtlarına da mesaj verdi.
DEMOKRATİK ULUSAL BİRLİK ÇAĞRISI TEKRAR EDİLDİ
Yağan yağmurla birlikte sırılsıklam olan anneler, gülen yüzleriyle yanan ateşin etrafında zılgıtlar çekerken, gençler ise ateşi harlamak için geçmişten bu yana gelen bir gelenek olarak ceketlerini ateşe attı. Sloganlar ve halaylarla kara bulutlar yerini güneşli bir havaya bırakırken, sahne alan sanatçılar da kitleye coşkulu anlar yaşattı.
Kürdistan’ın dört bir yanından gelen sanatçılar hem söyledikleri şarkılar hem de yaptıkları konuşmalarla Kürt halkının ulusal birliği ve bütünlüğüne dikkat çekti. Bu çağrılarla birlikte kitle, “Yek e yek e yek e, gelê Kurd yek e” sloganını attı.
Siyasetçiler de aynı çağrıyı yineleyerek, özellikle Kürdistan’ın dört parçasında devam eden çatışmalı ve riskli süreçte halkın birlik ve bütünlüğünün önemine vurgu yaptı. Geçmiş yıllara kıyasla ulusal birlik çağrılarının daha fazla karşılık bulduğu alanda, yurttaşların bu çağrıların somut adımlara dönüşmesini beklediği görüldü.
ÇAMURA VE YAĞMURA RAĞMEN HALAYLAR DURMADI
Konuşmaların ardından Agire Jiyan’ın sahne almasıyla birlikte kitle, 90’lı yıllara döndü. Yağan yağmura rağmen halay çeken, çamurlu yollara aldırmadan alana gelen yurttaşlar, grubun seslendirdiği tüm şarkılara eşlik etti.
Tüm bu renk, coşku, yağmur, güneş ve yapılan çağrıların ötesinde, kitle üzerinde en büyük etkiyi yaratan an ise 33 yıllık tutsaklığının ardından tahliye olan Çetin Arkaş’ın kalabalığa hitap ettiği konuşma oldu. Davul ve zurna seslerinin sustuğu bu anlarda, kaybettiklerimize ithafen kurduğu cümleler herkesin hafızasına kazındı; alanda hem derin bir hüzün hem de güçlü bir umut hissi yarattı.
‘MUTLAKA KAZANACAĞIZ’
“Yitirdiğimiz her can bu halkın en güzel, en seçkin evlatlarıydı. Sizlerin evlatlarıydı. Şimdi o canları halaylarınızda, sloganlarınızda, mücadelenin tam ortasında hissedin. Hepimizin onlara verilmiş sözü var, borcu var.
Yitirdiğimiz ve yaşayan tüm değerli analarımıza söz veriyoruz: Başaracağız. Mutlaka başaracağız.”
Bu sözlerle konuşmasını sonlandıran Çetin Arkaş, hem yaşanan günü hem de 50 yıllık mücadeleyi adeta özetledi. Sabah saatlerinde sloganlarla alana giren kitle, akşam ise “Çerxa Şoreşê” şarkısıyla alandan ayrılırken, bu sözler zihinlerde çivi gibi yer etti.
2026 Amed Newrozu; her anı, her rengi, her coşkusu ve her yüzüyle yıllardır bedel ödeyen Kürt halkının, tüm zorluklara rağmen kazanacağına dair umudu bir kez daha yeşertti.