Riha Demokratik Kurumlar Platformu, “Rojava halkı yalnız değildir” şiarıyla Pirsûs (Suruç) ilçesinden Kobanê sınırına yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe, Önder Apo'nun kardeşi Mehmet Öcalan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan katıldı.
İlçe merkezinde bulunan Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan halk, “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir teslim alınamaz “ pankartı açarak yürüyüş yaptı. Aligor Caddesi'nde yürüyen halk, “Bê Serok jiyan nabe”, “Evder Kurdistan e ciyê egîda ne", “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana QSD'ê”, “Jin, jiyan azadî” ve “Şehîd namirin” sloganları attı. DEM Parti ilçe binası önüne gelen halk, burada açıklama gerçekleştirdi.
İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkanı Ahmet Kaya, yaptığı konuşmada şunları söyleri: “Tarihi direnişle yazan halka merhaba. 15 yıl önce Suriye’de iç savaş başladı. O savaşı başlatanların gayesi sözde anti demokratik Baas rejimini gönderip demokratik rejim inşa etmekti. Türkiye’de o rejime destek verdi. Yüz binlerce insanın ölümünden sonra gelinen aşamada bugünlerde inşa edilmeye çalışılan rejim o günkünden daha mı demokrat? Baas rejimini aratan eylemleri hangi saiklerle destekliyorsunuz? Sırf Kürtler orada bir şey sahibi olmasın diye destekliyorsunuz. Nemrut oraya gelse yine onu destekleyecekler.
Din saikiyle bu Müslümanları destekleyenlere birkaç sözüm var. Bizlerin esasta inandığımız ama sizin inanmadığınız İslam dini insanların öldürülmesini yasaklarken sizler o dini insanların öldürülmesi için gerekçe yapıyorsunuz? İslam’ın sorunlara karşı yegane çözümü öldürmek midir? Tabi olduğunuz peygambere inanmak 3 karış sakal uzatmakla olmuyor.”
DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise, “Kürdistan’da ve bütün dünya ayakta, bizleri ayağa kaldıran Halep’teki saldırılardır. Duygularımız ayaklandıran 2 mahalleydi, Ziyad Halep’ti. Bizleri ayağa kaldıran, Kürt kadınları ve gençleriydi. Bugün bütün Kürdistan onların izinde ayakta. Ziyad Halep, şehadete giderken halkından özür diledi. Bizde ondan özür diliyoruz. Bizim özür dilememiz mücadelemiz olacak. Kürt halkı mücadelesini kazanana kadar halkımız ayakta olacak” şeklinde konuştu.
DAİŞ zihniyetinin kravatlarıyla Kuzey ve Doğu Suriye’nin statüsünü yok etmek istediğini belirten Bayındır, “Buna güçleri olmadığı için her gün Ankara’dan onlara destek açıklamaları var. HTŞ’ye destek açıklamaları yapıyorlar. Şunu çok iyi bilsinler ki; Kürdistan halkı bu kirli zihniyete izin vermeyecek. Kürt halkı, Kürdistan coğrafyası bu kirli zihniyete mezar yapacak” dedi.
Keskin Bayındır konuşmasını şöyle susturdu: “Şimdi Dêr Hafir, Tîşrîn gidiyorlar. Kürtleri Fırat’ın doğusuna çekmeye çalışıyorlar. Fakat Kürtler bütün coğrafyasında özgür bir şekilde yaşayacak. Türkiye’de bu sürece karşı olanlar var. Onlar Halep’te, Tîşrîn’de, Dêr Hafir’daki saldırılarda ortaya çıktılar. Her gün televizyonlarda destek açıklaması yapıyorlar. Geçmişte birçok süreç oldu, bu süreçler TSK tarafından bozuldu. Bugünde Savunma Bakanlığı, MİT ve Dışişleri bakanları tarafından süreci bozmaya çalışıyorlar. HTŞ’nin kardeşi oldukların söylüyorlar. Bizde Suruç’tan söylüyoruz; QSD’de bizim kardeşimizdir, onlarla birlikteyiz.
Bunun için aklınızı başınıza alın ve Kürt düşmanlığı yapmayın. Kürtler barış için elini uzatmış. HTŞ’nin zaferini isteyenler Kobanê’ye baksınlar. HTŞ zihniyeti, bütün Ortadoğu’nun başına beladır. Bunun için bu saldırılar bitene kadar sokaklarda, meydanlarda olacağız. Kimse, evinizde oturun demesin. Halep’teki katliama karşı kimse otursun demisin. Asla oturmayacağız. Kürt halkına çağrımdır; Bu mesele Kürdistani meseledir. Rojava’daki kazanımları almak istiyorlar. Bugün Halep’te, Dêr Hafir’da olan saldırılar, Pîrsûs üzerine saldırıdır, Mahabad, Hewlêr, Silêmanîyê üzerine bir saldırıdır. Rojava bugün katliamla yüz yüze. Herkes ayağa kalksın.”
DAİŞ vahşetine karşı Kobanê direniş zaferinin geçmiş 10 yılına dikkat çeken DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “100 yıldır yaşadıklarımız Kürt halkının öfkesine neden oldu. Kürtler yalnızca öfkeli değil. Kürtler, sessiz de kalmak istemiyorlar. Kürtlerin kalbi hedef alınıyor. Çünkü mesele iki mahalle meselesi değil. Mesele 100 yıllık bir inkar, imha, katliam, kıyım, göç, acı, gözyaşı tarihinin yeniden canlanması meselesidir” diye belirtti.
Açıklama konuşmaların ardından son buldu.