'Bölge kurumlarının çalışamaz hale gelmesi ciddi bir tehlikedir'
Kürdistan Bölgesi Sivil Toplum Örgütleri Federasyonu, basın özgürlüğü ve insan haklarının karşılaştığı zorluklara ve engellere dikkat çekti.
Kürdistan Bölgesi Sivil Toplum Örgütleri Federasyonu, basın özgürlüğü ve insan haklarının karşılaştığı zorluklara ve engellere dikkat çekti.
Sivil Toplum Örgütleri Federasyonu, son 12 yılda basın özgürlüğü ve insan haklarının karşılaştığı zorluklar ve engeller hakkındaki yıllık raporunu yayımladı.
Raporda, Kürdistan Bölgesi için en büyük tehdidin, yasama kaynağı olan Kürdistan Bölgesi Hükümeti kurumlarının sistematik olarak baskı altına alınması olduğu belirtildi.
Raporda, Ekim 2024’te altıncı kez parlamento seçimlerinin yapılmasına rağmen, KDP ve YNK arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle parlamentonun kapalı kaldığına dikkat çekildi.
Federasyonun raporunu okuyan Behmen Baban, “Raporumuzda, ‘Bölgesel Güvenlik’ ve “Medyanın Kötüye Kullanılması” yasalarının gazetecileri ve aktivistleri cezalandırmak için nasıl kullanıldığını ele aldık. Behdinan tutuklularının davası, mahkemenin siyasi bir araç olarak kullanıldığı diğer onlarca davadan sadece bir örnektir” diye belirtti.
Kürdistan Bölgesi’ndeki yurttaşların durumuna dikkat çeken Baban, sivil toplumun Kürdistan Bölgesi’nde iki duvar arasında olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Mali kısıtlamalar ve güvenlik kuşatmasının iktidardaki partileri bir ‘siber örgütlenme’ stratejisi benimsemeye yöneltmiştir. 6 binden fazla örgüt bulunmaktadır. Ancak bütçeler, bilgiler ve projeler birkaç parti ve aile örgütüyle sınırlı kalmıştır.”
Yurttaşların kötü koşullarını, sağlık, eğitim ve çevre hizmetlerinin özgürleştirilmesinin, bir çöküş ve sağlık sektöründe bir felaket olarak nitelendirilen raporda, “En endişe verici olan, bu durumun yurttaşların günlük yaşamları üzerindeki sonuçlarıdır” diye belirtildi.
Sivil Toplum Örgütleri Federasyonu, Kürdistan Bölgesi’nde acilen hayata geçirilmesi gereken önerileri ise şöyle sıraladı:
-Kürdistan Bölgesi Parlamentosu: “Açık oturum” derhal sona erdirsin, yeni bir hükümet kurulsun ve denetim kurumlarının meşruiyeti yeniden tesis edilsin.
-Yargı bağımsızlığı: Mahkemeler ve savcılar parti kontrolünden çıkmalı. Güvenlik yasası gazetecileri susturmak için kullanılmamalıdır.
-Pazar kontrolü: İlaç ve temel ihtiyaç maddeleri sektörleri partilere bağlı şirketlerin elinden alınmalı ve insan hayatı ticari kazanç için feda edilmemelidir.