Güçlü ve kendine güvenen genç bir kadın, Cizîra Botan direnişinde daha da güçlendi ve yüzünü Kürdistan dağlarına döndü. Feraşîn Gabar (Bahar Akyol), direniş kenti Cizîra Botan'da dünyaya geldi. Yurtseverlikleriyle tanınan Bilikî aşiretindendir. Bahar gözlerini dünyaya açtığı andan yaşamı anlayacak olgunluğa ulaşıncaya kadar ailesinin yurtsever olması sayesinde Kürt kimliğine nasıl sahip çıkılması gerektiğini öğrendi. Devlet baskıları nedeniyle düşmanın her gün özel savaş politikaları yürüttüğü bir ortamda, zorluklar içinde yaşadılar. Düşmanın Cizîra Botan halkına dayattığı baskı ve zorbalık hem ailesini hem de Bahar’ın çocukluğunu etkiledi. Bahar olgunluk çağına ulaştığında en doğru mücadele yöntemini öğrendi. Özellikle Kürt halkına sürekli baskı uygulayan işgalciliğe karşı kini ve öfkesi büyüdü.
Cizîr direnişinde halkının acı dolu anlarına tanıklık etti. Ancak yürütülen bu direnişin bilincinde olduğu için bunu bir karar ve güç kaynağı haline getirdi. 2015 yılında Cizîra Botan’da gelişen şehir direnişlerinden etkilenerek, genç yaşına rağmen vicdan sahibi her gencin mahallelerini ve halkını savunması gerektiğinin farkına vardı. Bu tarihsel anlara tanıklık eden Bahar, 2015 yılında bu ağır savaş sürecinde silahını eline aldı ve arkadaşlarıyla birlikte mahallesini savundu. Bu anları yaşarken büyük bir özgüven kazandı ve bu temelde büyük adımlar attı. Onurlu bir yaşam hayalini gerilla saflarında gördü. Bu nedenle dağlara yöneldi ve adını Feraşîn Gabar olarak değiştirdi. İlk pratiğini Heftanîn’de yürüttü, ardından Rojîn Gewda Akademisi’ne geçti. Bu eğitim onun için gerilla saflarında yeni bir yaşamın başlangıcı oldu. Her özgürlük gerillası için ilk pratiğini yürüttüğü yer bir doğuş zemini olur ve asla unutulmaz. Heftanîn dağları da gerilla Feraşîn için yeni bir başlangıç oldu.
Feraşîn, Heftanîn’in doğasından ve bereketinden derinden etkilendi. Bu nedenle görkemli doğaya olan sevgisi daha da büyüdü. Bu durum yaşamdaki katılımını daha da güçlendirdi. Tüm çalışmalara aktif bir şekilde katıldı. Önemli deneyimler kazandı ve samimim yoldaşlığıyla tüm arkadaşlarının kalbinde yer edindi. Çok hızlı bir şekilde gelişen gerilla Feraşîn, Şehit Mahîr Askeri Uzmanlık Akademisi’ne önerildi. Bu temelde 2019 yılında sabotaj okulu eğitimine katıldı. Bu akademide Feraşîn kendine olan güvenini daha da pekiştirdi ve askeri tarzda bir disiplin kazandı. Özgürlük gerillaları bu dağlarda büyük bir sevdayla yaşarlar. Önder Apo’nun fikir ve felsefesi temelinde kendilerini eğitir ve bilimsel bir düzeye ulaşırlar. Düşmanın tüm saldırı ve şiddetine karşı canlı kaleler gibi, halklarını korumak için nerede ihtiyaç varsa oradadırlar.
SALDIRILARI GERİLLANIN İNANCINI VE İRADESİNİ KIRAMADI
İnsanlıktan nasibini almamış olan düşman, Apocu harekete büyük saldırılar gerçekleştirmiştir. Ancak gerillaların özgürlüğe olan inancı çok büyük olduğu için her türlü saldırı karşısında özgürlük iradesi göstermişlerdir. Düşman Medya Savunma Alanları’nda yapmadığını bırakmamış, fakat kahraman gerillaların dağlar gibi sağlam yüreği ve cesareti sayesinde direnişleri giderek büyümüştür.
Bu süreçte gerilla Feraşîn uzmanlık kazandıktan sonra yönünü büyük kahramanın, komutan Bêrîtan’ın alanı olan Xakurkê’ye çevirdi. Feraşîn Gabar, Xakurkê’ye geçtiğinde hareketli timler içinde yerini aldı. Uzmanlık alanında kendini geliştirmek ve işgalcilere ağır darbeler vurmak için burada görevlendirildi. Oldukça aktif bir gerilla olduğu için kısa sürede alanda ciddi bir hazırlık yürüttü.
Yaşamından ve yoldaşlığından asla taviz vermedi; yanında çalışma yürüten yoldaşları onun öncü duruşundan etkilendi. İmkânların sınırlı olmasını hiçbir zaman engel olarak görmedi. Feraşîn’in arayışı ve isteği, şehit düşen yoldaşlarının intikamını almaktı. Eylemler gerçekleştirebilmek için yeni dönem gerillacılığı ve taktikler üzerine yoğunlaştı. Eylem hazırlıkları sürecinde yaralandı. Ancak büyük bir umut ve iradeyle kısa sürede yaralarını sardı ve yeniden alana döndü. Yaraları tam iyileşmemiş olmasına rağmen yoldaşlarından uzak kalmaya tahammül edemedi. Bu nedenle tekrar Xakurkê’ye giderek arkadaşlarının yanında mücadelesini sürdürdü. Bu süreçte eylemlere en çok öncülük eden güç kuşkusuz özgür kadın duruşuydu. Özgür bir gelecek için canını feda eden birçok öncü kadın ortaya çıktı. Bu hiçbir zaman sıradan bir durum olmadı; bir yiğitlik destanı yazıldı.
BU DAVA İÇİN CANINI FEDA ETTİ
Kürdistan dağlarının her yanında saldırılar ve bombardımanlar gerçekleştirildi. Ancak bunlar gerillanın gücü ve inancı karşısında engel olamadı. Görkemli bir irade ve duruş açığa çıktı. Böylece adım adım direniş destanları yazıldı. Her siperden gerillanın direniş ve özgürlük sesi yükseldi. Medya Savunma Alanları’nda ağır bir savaş yürütülüyordu. İşgalciler, gerilla güçleri karşısında doğrudan savaşamayınca her defasında teknolojiye başvuruyordu. Xakurkê alanında da aynı şekilde, gerilla direnişi karşısında tutunamayan düşman büyük bir vahşetle saldırıyordu.2024 yılının Nisan ayında, gerilla Feraşîn Lolan alanında görev başındayken hava saldırısına uğradı. Bu saldırı sonucunda gerilla Feraşîn Gabar şehadete ulaştı.
O, özgürlük hareketi tarihinde her zaman özgür kadınların bir sembolü olarak anılacaktır; özgürlük hayali ve mücadelesi mutlaka başarıya ulaşacaktır. İsyan ruhu direnişle birleştiğinde inanç gücünü büyütür; birlik ve özgürlük iradesini güçlendirir. Çocuklarına sahip çıkan bir halk, güneşin ışınları gibi her yere yayıldı; sesi ve rengiyle alanlarda o kahramanların sözlerine ve amaçlarına sahip çıktı. Halkların birliği, kahraman şehitlerin anısı ve yeminiyle daha da güçlendi. Gerilla Feraşîn yoldaşlık ruhunu kalıcılaştırdı; toprağına ve ülkesine olan bağlılığı onu dağlara taşıdı. Verdiği sözü yerine getirmek için ağır bedeller ödedi, canını siper etti ve bu dava için feda etti.