Mazlum ve Egîd: Kürdistan’da doğan iki gün

21 Mart’ta Mazlum Doğan’ın şehadetinden 28 Mart’ta Kürdistan Özgürlük Hareketi komutanı Egîd’in şehadetine kadar olan süre, Kahramanlık Haftası olarak anılıyor.

KAHRAMANLIK HAFTASI

Tüm ülkelerde bir direniş dönemi vardır ki, bir halkı kendi gerçeğine uyandırır. Bazı anlar ise ömrün sonuna kadar özgürlüğün temeli ve gücün kaynağı olur. Özellikle de soykırım dayatılan halklar için bu anlar, bir yaşam inancına dönüşür.

Kahramanlık Haftası, Kürt halkının hafızasında unutulmaz bir gün olarak yer edindi. O gün, özgürlüğün tarihi oldu. Her ne kadar dönemin imkanları çok sınırlı olsa da o kahramanlar, sabır ve duruşlarıyla eksikliklerden imkan yarattı. Baharın müjdesiyle birlikte harekete geçildi ve direniş günbegün büyüdü. Mazlumların çizgisi kitleselleşti. O bir çiçekti; birçok çiçeğin açmasına ve büyümesine vesile oldu.

Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Mahmud Zengin ve Eşref Anyık başta olmak üzere yüzlerce kişi, o yolda ve Mazlumların çizgisinde kahramanlaştı. Onlar, özgürlük yolunda canlarını kahramanca feda etti.

21 Mart’ta Mazlum Doğan’ın şehadetinden 28 Mart’ta Kürdistan Özgürlük Hareketi komutanı Egîd’in şehadetine kadar olan süre, Kahramanlık Haftası olarak anılıyor. Şehit Egîd, attığı ilk kurşunla özgürlük filizini yeniden yeşertirken Kürt halkı için yeni bir yaşamın temelini de attı.

Türk devleti, “Kürtleri ve Kürdistan’ı ortadan kaldırdık, Kürtleri katlettik ve Kürtleri mezara gömdük” diyordu. Ancak yıllar sonra, yine büyük bir mücadeleyle baharın rengi ortaya çıktı. Zorluk olmadan mutluluk olmaz; mutluluk da zorluk olmadan olmaz. Kürtler ve Kürdistan gerçeğinde her zaman zorluklardan kahramanlıklar doğmuştur.

Kahramanlık Haftası, kahramanların direnişiyle destanların ve efsanelerin yazıldığı bir haftadır. Mazlum Doğan, bedeniyle Newroz ateşini harlayarak otoriteye karşı “Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür” dedi. Bu ruhla egemenlik sistemi sarsıldı ve temelleri çöktü.

Şehit Egîd (Mahsum Korkmaz), işgale karşı savaşta büyük bir miras bıraktı. Farqîn’den (Silvan) Amed’e uzanan yaşam yolculuğunda, Mazlum Doğan’ın çizgisiyle Kürdistan Özgürlük Hareketi’ni tanıdı.

Halkların soykırımdan kurtuluş köprüsü 28 Mart ve 15 Ağustos oldu. Bu köprü, dönemin komutanı Egîd’in öncülüğünde, 15 Ağustos 1984’te Türk devletinin ırkçı zihniyetine karşı ilk kurşunun sıkılmasıyla kuruldu. Karanlıktan aydınlığa çıkışta Şehit Egîd, Kürt halkı için bir güneş ışığı ve umut oldu. Ardından binlerce Egîd uyandı ve onun mirasını sahiplendi.

18 Mayıs gecesi Ferhat, Necmi, Mahmud ve Eşref; sabahın erken saatlerinde, özgürlük halayını çeker gibi el ele verdiler. O dört ölümsüz komutan adeta Kürdistan’ın kendisi oldular: bir yanları Bakur, bir yanları Başûr ve diğer yanları ise Rojhilat ile Rojava. Bedenleri Kürdistan oldu. Mazlumların çizgisinde yürüdüler ve onun ruhuyla mücadelelerini sürdürdüler.

Sabahın alacakaranlığında bedenlerinin ateşiyle karanlık geceyi aydınlattılar ve özgürlük türküsünü söylediler. Ateşin ışığında cesaret ve kahramanlık türkülerini söyleyerek şöyle dediler:

“Yoldaşlar, eğer bizi seviyorsanız bedenlerimizin ateşini söndürmeyin. Biz, bedenlerimizin ateşiyle size özgürlük ve zafer türküsünü söylemek ve aydınlık bir gün yaratmak istiyoruz. Artık mutluyuz; şimdi Mazlum yoldaşın yanına gidiyoruz.”