Önder Apo’nun 77’nci yaş günü kapsamında “Özgür Önderlikle Demokratik Ulusal Birliğe” şiarıyla düzenlenen Amara Festival Günleri devam ediyor. Xelfetî merkezde bulunan 4 Nisan Parkı’nda süren festivale Önder Apo’yla İmralı Cezaevi’nde kalan Veysi Aktaş konuştu.
Alanı dolduran binlere seslenen Veysi Aktaş, sahneye çıktığı anda “Bijî Serok Apo” sloganı attı. Önder Apo’nun doğum gününü kutlayarak konuşmasına başlayan Aktaş, “4 Nisan Önderliğin doğum gününü kutluyorum. Bugün benim için çok heyecanlı bir gün. Çok tarihi bir gün. Bu heyecanı ne kadar ifade ederim tartışma konusudur. 10 yıl Önderlikle kalma şerefine nail oldum. Her Kürt’ün hayalinde Önderlikle bir gün kalma vardı. Bugün bir kişinin doğum günü değil, bir ulusun doğuşudur. Kürt trajedisinin yıkıldığı gündür. Apoculuk hiç kimsenin dokunmadığı, el atmadığı, el atmaya cesaret edemediği, korktuğu, geri çekildiği soruna el atmaktır. Emek sarf etmektir, çalışmaktır, çabalamaktır. İşte Kürt sorunu böyle bir sorundur ve Önderlik böyle bir soruna el attı. Onun cesaretini gösterdi. Bu çok önemli bir şey. Yoktur tarihimizde böyle bir şey” dedi.
ARTIK ÖZGÜRLÜK ZAMANI
Önder Apo’nun sadece Kürtler için bir uyanış olmadığını söyleyen Aktaş, “Sadece Kürtler için önemli değil. Kadınlar için de çok önemli bir gündür. Kadının da özgürlükle buluştuğu gündür aslında. Yeni tarihi bir süreçten geçiyoruz. Önder Apo mevcut sorunu diyalogla, demokratik müzakere ile çözmek için çok ciddi adımlar attı. Fedakarlıklar yaptı. Bunun karşısında devletin üzerine düşen kimi sorumluluklar var. Devletin verdiği kimi sözler var. 27 Şubat bildirisi önemli bir bildiriydi. Önemli bir manifestoydu. O bildirinin bir maddesi de demokratik müzakereydi. Demokratik müzakere eşitlerin müzakeresidir. Ancak henüz o eşitlik sağlanabilmiş değil. Önümüzdeki süreç bu müzakerenin gereğinin yerine getirilmesidir. Yani Önder Apo’nun koşullarının düzeltilmesi, özgürlüğünün sağlanması, umut hakkının sağlanmasıdır. Bu anlamda Kürt halkı nasıl Önder Apo ile iradeleştiyse, nasıl örgütlendiyse, nasıl siyasallaştıysa artık Önder Apo ile özgürlük zamanı, özgürleşme zamanı” diye konuştu.
HALK NEWROZLARDA TALEBİNİ YÜKSELTTİ
Tarihi bir süreçten geçildiğini vurgulayan Aktaş, “Böyle tarihi bir süreçten geçiyoruz. Bu anlamda devletin üstüne düşen sorumlulukların gereğini yerine getirmesi gerekiyor. 27 Şubat bildirisinin ruhuna uygun, manifesto ruhuna uygun adımların atılması gerekiyor. Halkın beklentisi bu. Halkın çağrısı bu. Halkın istemi bu. İşte Newroz’da bunu haykırdı milyonlar. Amed’de, Wan’da, İstanbul’da, Bursa’da, Türkiye ve Kürdistan’ın her yerinde bu talepler dile getirildi. Bu anlamda önemli bir Newroz’u da geride bıraktık. Bu Newroz’un verdiği bir diğer mesaj demokratik ulusal birlik mesajıydı. Önder Apo yeni manifestoda en çok işlediği hususlardan birisi böyle bir birlik için gerekli olan şartların neler olduğunu anlatıyordu. Bu anlamda Kürt halkı 20. yüzyılın başında elde ettiği fırsatın aynısını bugün yakalamış durumda. Ya 100 yıl daha baskıyla, zorbalıkla yüz yüze kalacak ya da önümüzdeki 1000 yılı kazanacak. Böyle tarihi bir süreçteyiz. Önder Apo bunu çok iyi gördü, çok iyi okudu. Bu anlamda bunun için ciddi adımlar da attı” ifadelerini kullandı.
SÜRECE DESTEK SUNMALIYIZ
Bu süreçte halka da önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Aktaş, “Yani halk olarak üstümüze birçok sorumluluk düşüyor. Yapmamız gerekenler var. Örgütlenmeliyiz. Demokratik toplum örgütlenmesinden bahsediyorum. Demokratik temelde ne kadar kendimizi örgütleyebilirsek bu tarihi fırsatı yakalayacağız. Bunu büyük bir kazanıma dönüştüreceğiz. Artık her şey bizim kendi sorumluluklarımıza sahip çıkmamıza bağlı. Bu sadece halk için değil, siyasi partiler için de geçerlidir. Barış sürecine destek sunmak istiyorsak sorumluluklarımıza sahip çıkacağız” dedi.
DEVLETİN ADIM ATMA ZAMANI
Artık yasal adımların atılması gerektiğini vurgulayan Aktaş, “Artık süreç bir an önce yasanın çıkarılıp başta dağdakiler olmak üzere Avrupa’dakilerin, zindandakilerin demokratik siyasete dahil olma zamanıdır. Artık bunun zamanı gelmiştir. Bu anlamda yakın bir zamanda bunun adımlarının atılacağını umuyoruz. Bekliyoruz, talep ediyoruz. Toplumun talebi bu, beklentisi bu. Hepimizin kardeşleri, çocukları, kızları nerede? Ya dağda, ya zindanda, ya Avrupa’da ya da başka bir yerde. Yeniden bir kardeşlik isteniyorsa, bu sorunun çözümü isteniyorsa bunun hukuki bir temele oturması gerekiyor. Bu önemlidir. Bu anlamda yeni bir anayasanın inşası da şarttır. Önce yasa, sonra demokratikleşme, sonra anayasa. Böyle kademe kademe bir şekilde bu kardeşleşmenin doğru temelde güncellenmesi gerekiyor” dedi.
Veysi Aktaş’ın konuşmasının ardından sanatçı Arhat sahne aldı. Festival devam ediyor.