Colani öncülüğündeki HTS çeteleri, Türk devleti ve uluslararası güçlerin desteğiyle, Halep'in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerinde katliam yaptı. Bu mahalle halkının tamamı Kürt ve Êzidî topluluğundan oluşuyordu. Êzidî Gençlik Birliği Sözcüsü Lîza Xêrî, Kürt halkını ve mahallelerini korumak için İç Güvenlik Güçleri savaşçılarının direnişini selamladı. Lîza Xêrî, Halep'teki direniş ve devam eden tehlikeler hakkında konuştu.
TÜRK DEVLETİ HEM BARIŞ İSTEDİĞİNİ SÖYLÜYOR HEM DE ÇETELERİ ORGANİZE EDİYOR!
Lîza Xêrî, Halep'te halkları için canlarını ve bedenlerini feda eden tüm savaşçıları anarak, ‘‘Kendilerini feda eden ve direnişe devam eden yoldaşlarımızı anıyoruz. Kadınların ve gençlerin direnişini selamlıyoruz. Özellikle Kürt ve Êzidî halkımız o mahallelerde büyük bir direniş gösterdi” dedi.
Lîza Xêrî, Önder Apo'nun başlattığı barış sürecine karşı yapılan girişimlere dikkat çekerek, ‘‘Önder Apo bir yıldır bir süreç başlattı. Türk devleti barış istediğini söylüyor, diğer yandan çeteleri örgütlüyor. Örgütlediği bu çeteler insanlara saldırıyor, katliam yapıyor ve halkın malını yağmalıyor. Yine, topraklarını ve halklarını korumak için savaşan ve şehit olan kadın arkadaşlarımızın cenazelerine saygısızlık yapıyorlar. Bu ahlaksız bir savaş ve savaş hukukuna aykırıdır. Herkes bu eylemler karşısında sağır ve dilsiz. Kendini insan olarak adlandıran herkes bu savaşa ve bu ahlaksızlığa karşı durmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘BARIŞ İSTİYORUZ ANCAK BİZE SALDIRI OLURSA KENDİMİZİ SAVUNURUZ’
YCÊ Sözcüsü Lîza Xêrî, Suriye'ye yönelik tehdidin Şengal'e de yönelik olduğunu belirterek, “Türk devleti, bu sürecin başarılı olmasını istemiyor. Kan dökülmesini ve halkın yok edilmesini sağlamak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Önderliğin başlattığı süreci her türlü yolla ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Barış istediğimiz ve kan dökülmesini istemediğimiz doğru, ancak bize saldırı gelirse direneceğiz. Bize saldıran herkese karşılık vereceğiz. Biz, Êzidî gençler olarak, bugün Suriye'ye yönelik tehdidin aynı zamanda bize yönelik bir tehdit olduğunu biliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
‘TÜRK DEVLETİ HALEP’TEKİ DURUMU ZAFER OLARAK GÖRMEMELİ’
Lıza Xêrî, başta gençler olmak üzere herkesi tehlikelere karşı daha fazla örgütlenmeye çağırarak, “Bu tehlikeler nedeniyle daha fazla örgütlenmeli, kendimizi güçlendirmeli ve gerekli önlemleri almalıyız. Bütün dünya bize karşı gelse bile, ayakta duracak gücümüz ve irademiz var. Toprağımıza ve halkımıza bağlıyız, halkımızı ve toprağımızı korumaya söz verdik. Binlerce şehidimizi koruyacağız. Kimseden korkmuyoruz. Şehit dostlarımızı anıyor ve Rojava kadınlarının ve gençlerinin direnişini selamlıyoruz. Sonuna kadar sizinleyiz. İstenirse sınırlarda duracağız ve halkımızla birlikte yürüyeceğiz. Nerede olursak olalım, Türk devlet çetelerine karşı direneceğiz ve onları yeneceğiz, başaramayacaklar, zafer bizimdir. Verdiğimiz direniş, geleceğimiz ve özgürlüğümüz içindir” şeklinde konuştu.
Türkiye zannetmesin kendi yardımı olmadan barış ve demokratik toplum süreci mümkün olmayacak, bunu kabul etmek zorundalar. Eğer kabul etmezlerse, şu anda Suriye ve İran'da yürütülen bu savaşın tamamı Türkiye'ye dönecek. Halep'teki bugünkü durumu kendi başına bir zafer olarak görmesinler. Barış olmazsa ve bu savaş durdurulmazsa, Türkiye yok olacaktır” dedi.
Liza Xeri konuşmasını Şexmeqsûd ve Eşrefiye direnişini selamlayarak sonlandırdı.