'İran’da siyasi tutsaklar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya'

Uluslararası Demokratik Kadın Platformu, siyasi tutsakların büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunarak, siyasi tutsakların güvenliği için acil adım atılması çağrısında bulundu.

Uluslararası Demokratik Kadın Platformu, İran’ın halka yönelik baskılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı.

Egemen güçlerinin tehdit ve katliam diliyle halkların kaderini tayin ettiği bir dönemde savaşa karşı çıkmanın sadece bir tercih değil ahlaki ve siyasi bir zorunluluk olduğu ifade edildi.

Açıklamada devamla şunlar belirtildi: “Bu kaos ve güvensizlik ortamında bölgesel krizlerle birlikte toplumun dünya ile olan iletişiminin kesilmesi, internet kesintileri, tutuklama furyası, ağır cezalar verilmesi ve idam cezalarındaki artış devam etmektedir. Hüseyin Muhsini Ejeyi’nin idam cezalarının infazı ve hızlandırılması konusundaki açıklamaları, iktidarın kriz zamanlarında korku yaratma ve kontrol altına alma isteğinin açık bir göstergesidir. Bu gelişmeler susturma politikalarının iktidarın varlığını korumak için kullandığı acı tarihi akıllara getirmektedir.

Tüm dünyanın gözü bu savaşa çevrilmişken, siyasi tutsaklar ve diğer tutuklular, büyük bir tehlikeyle sessizce karşı karşıya kalıyor. Bu sessizlik kırılmazsa daha büyük insanlık felaketine yol açabilir. Tam da bu nedenle ‘İdamlara Hayır’ kampanyasının güçlendirilmesi tutsakların sesinin duyulması için acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.”

Toplumun gerçekleştireceği eylemlerin etkili bir güç yaratabileceği vurgulanan açıklamada, “Bugün savaşın ortasında bile iktidarın en büyük endişesi sadece düşman değil, aynı zamanda sesini toplumsal bir güce dönüştürebilecek halktır. Bu kontrolün en önemli araçlarından biri de cezaevlerinde şiddete başvurulması ve idam cezası verilmesidir.”

Açıklamada seslerin yükseltilmesi gereğine işaret edilerek, şu çağrı yapıldı: "Tüm partileri, sivil toplum örgütlerini, aktivistleri ve özgürlükçüleri, tüm farklılıklarını bir kenara bırakarak insani bir zincir oluşturmak için ortak bir adım atmaya, kamusal alanlara çıkmaya ve özgürlüğü, insan onurunu ve siyasi tutsakların yaşamlarını savunmak için kolektif bir ses yaratmaya çağırıyoruz.

Bu çağrı yalnızca idamların durdurulmasına karşı değil, aynı zamanda savaşa, şiddete ve her türlü dayatmaya karşı açık bir beyandır. Sadece ortaklık ile susturmanın önü alınabilir ve farklı bir gelecek yaratma ihtimali canlı tutulabilir."