Dinler ve İnançlar Meclisi’nden uluslararası güçlere acil çağrı

Kuzey ve Doğu Suriye Dinler ve İnançlar Meclisi, uluslararası güçler ile hukuk ve din örgütlerine Suriye’nin yeni yönetiminde aşırılıkçı politikaların engellenmesi çağrısında bulunarak, HTŞ çetelerinin terör politikasına dikkat çekti.

Kuzey ve Doğu Suriye Dinler ve İnançlar Meclisi, yaptığı bir açıklamada, Suriye’deki tehlikeli gelişmelere ilişkin görüşlerini paylaştı ve siyasi şemsiye adı altında yeniden ortaya çıkabilecek terörist DAİŞ çetelerine karşı uyarıda bulundu.

Açıklamada, tutuklu DAİŞ çeteleri ve ailelerinin ‘ siyasi rehineler’ olarak gösterilerek gerçekleri çarpıtma ve yönlendirme girişimlerine karşı uyarıda bulunuldu ve bu durumun, çetelerin devlet kurumlarında yer almasının önünü açtığı dile getirildi.

Dini ve etnik azınlıklara karşı yapılan saldırıları ‘fetih’ ve ‘zafer’ olarak adlandıran fetvaları kınayan Meclis, bu saldırıların sonucunda Halep’in mahallelerindeki Kürtlerin göçertildiği, Demokratik Özerk Yönetimi’nin 10 yılı aşkın süredir inşa ettiği birlikte yaşam projesinin hedef alındığını ifade etti.

Meclis açıklamasında, HTŞ,DAİŞ ve işgalci türk devleti çetelerinin gerçekleştirdiği suçların belgelenmesi ve kınanması çağrısında bulunuldu. Bu suçlar arasında cenazelere saygısızlık, katledilen kadınların örüklerinin kesilmesi, esirlerin başının kesilmesi ve mezarlıklara saldırılar yer alıyor.

Meclis, HTŞ çetesinin başındaki Colani’yi, DAİŞ mirasını sürdürme ve aşırılık yanlılarına serbest hareket alanı tanıma girişimlerinden dolayı sorumlu tuttu.

“Dinler ve İnançlar Meclisi, uluslararası toplum, hukuk ile din örgütlerine şu çağrıyı yaptı:

Yeni Suriye yönetim sisteminde aşırıcılığın yayılmasına karşı sert bir duruş sergileyin. Geçici hükümetin politikalarının, ‘terörist’ anlayışını yayma yönündeki uygulamaları tanımak yerine durdurulması gerekiyor. Dini özgürlüklerin korunması ve birlikte yaşam modeli, çok renkliliğin teminatıdır. ‘Siyasi tutuklu’ adı altında teröristlerin serbest bırakılması engellenmeli ve hesap verebilirlik sağlanmalıdır. Yeni Suriye Anayasası kapsamında, tüm Suriye toplumunun haklarının uygulanması güvence altına alınmalıdır.”