Demokratik Birlik Partisi (PYD), siyasi gelişmeleri değerlendirmek amacıyla Qamişlo kentindeki Zana Salonu’nda bir halk toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan Hesen Koçer, mevcut siyasi durumu değerlendirerek şunları söyledi:
“Gündemde İran ve Irak var. Rojava’daki Kürt halkına karşı katliam girişimleri söz konusu. Başûrê Kurdistan da tehlike altında. Bazı güçler Ortadoğu’yu kendi çıkarlarına göre yeniden şekillendirmek için her şeyi yapmaya hazır.”
Koçer, demokratik projeye yönelik birçok saldırının olduğunu belirterek, Önder Apo'nun başlattığı sürecin büyük bir etkisi bulunduğunu ifade etti ve “Eğer bu süreç olmasaydı Rojava’da taş üstünde taş kalmazdı” dedi.
Koçer konuşmasının devamında QSD ile Suriye’deki geçici hükümet arasındaki anlaşmaya değinerek, bazı tarafların anlaşmayı sabote etmeye çalıştığını ve bu nedenle sürecin akıbetinin belirsiz olduğunu ifade etti.
Son gelişmelerin Kürt ulusal bilincini dört parça Kürdistan’da ve Avrupa’da canlandırdığını belirten Koçer, ancak siyasi birliğin henüz sağlanamadığını söyledi.
Kürt partilerinin halk için ortaklaşamadığını dile getiren Koçer, Kürt halkının siyasi ve toplumsal birliğinin “ekmek ve sudan daha önemli” olduğunu vurguladı.
Mevcut sürecin ulusal bir kongrenin toplanmasını gerektirdiğini, Kürt halkının haklarını güvence altına alacak ve halkı katliamdan koruyacak bir program hazırlanması gerektiğini dile getirdi.
Kürt siyasi ve askeri güçlerinin bu fırsatı kaçırmaması ve birlik olması gerektiğini belirten Koçer, ağır saldırılara ve bazı bölgelerin kaybedilmesine rağmen mücadeleden vazgeçmeyeceklerini, özel savaş tuzaklarına düşmeyeceklerini söyledi.
Koçer, bölgeye yönelik saldırıların demokratik projeyi hedef aldığını belirterek, “Şu anda istenen şey halkın ırkçılığa sürüklenmemesidir. Halk, başka uluslara düşmanlık üzerinden değil, kendi değerleriyle korunmalıdır” dedi.
Hesekê ve Qamişlo’ya yönelik saldırı girişimlerine de değinen Koçer, Hesekê’ye ilerleme girişimlerinin Rojava halkının direnişi sayesinde başarısız olduğunu ve karşı tarafın müzakereye mecbur kaldığını söyledi.
Anlaşmanın sürmesini istediklerini, Kürtlerin kültürel, eğitimsel ve kimlik haklarının korunmasını, Kürtlerin hükümete katılımını ve Kürt halkının haklarının Suriye anayasasında yer almasını talep ettiklerini belirtti.
Geçmiş devrimlerin, Kürt hakları anayasal güvenceye alınmadığı için başarısız olduğunu ifade eden Koçer, güvenlik ve askeri entegrasyonun Suriye devleti içinde resmî olarak sağlanmasının, QSD’ye bağlı üç tugayın kurulmasının ve savunma bakan yardımcılığının Kürt askeri güçlerinden birine verilmesinin önerildiğini söyledi.
ESİR VE ŞEHİT DOSYASI
Hesen Koçer, tutuklular ve şehitler dosyasına, esir değişiminin önemine dikkat çekerek, bazı maddelerin uygulanmasının tutukluların ve cenazelerin teslimine bağlı olduğunu belirtti. Temel şartlardan birinin de Kürtçenin Suriye’de ikinci resmi dil olması ve okullarda öğretilmesi olduğunu söyledi.
İşgal altındaki Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî bölgelerine değinen Koçer, bu konuların müzakere edildiğini, güvenli geri dönüş için komiteler kurulduğunu, 400 Efrinli ailenin dönüş için hazırlandığını, Serêkaniyê ve Girê Spî göçmenlerinin dönüşü için de çalışmalar yürütüldüğünü aktardı. Serêkaniyê’nin idari olarak Hesekê’ye bağlı olacağını ve anlaşmanın sürmesinin göçmenlerin geri dönüşünü sağlayacağını vurguladı.
Toplantıda katılımcıların soruları yanıtlandı. Bazı Kürt partilerinin ortak heyet olmadan Şam’a gitmesi, Kürt birliğine zarar veren siyasi bir hata olarak değerlendirildi.
Tutukluların akıbetine ilişkin soruya ise, bu dosya çözülmeden anlaşmanın diğer adımlarının atılmayacağı yanıtı verildi.
Katılımcılar son olarak Kürt halkının birliğinin önemine vurgu yaparak, Kürt partilerinin kendi çıkarlarını bir kenara bırakıp halkın çıkarlarını her şeyin üstünde tutması gerektiğini ifade etti.