Rapora göre, Mart 2025’te kurulan ve HTŞ’nin eski lideri Ahmed el-Şaraa başkanlığındaki geçiş hükümeti, yürütmeye geniş yetkiler tanıyan bir anayasal bildiri yayımladı. HRW, bu düzenlemenin yargı ve yasama üzerinde ciddi başkanlık kontrolü yarattığını ve demokratik denetim mekanizmalarını zayıflattığını vurguladı.
MEZHEPSEL KATLİAMLAR VE SAVAŞ SUÇLARI
Raporda, “Geçiş dönemi, kimlik temelli cinayetlerle damgalandı. Özellikle Mart ve Temmuz 2025'te hükümet güçleri ve müttefikleri tarafından Aleviler ve Dürziler'e yönelik katliamlar gerçekleştirildi ve bu da yeni şiddet olaylarının yaşanacağına dair endişeleri artırdı” denildi.
HRW, 2025’in Mart ve Temmuz aylarında Lazkiye, Tartus, Hama ve Süveyda’da Alevi ve Dürzi sivilleri hedef alan saldırılarda en az bin 400 kişinin öldürüldüğünü, çok sayıda köyün yakıldığını ve toplu mezarların ortaya çıktığını belirtti. BM Suriye Araştırma Komisyonu bu saldırıların muhtemel savaş suçu niteliği taşıdığı sonucuna vardı.
HRW ile Suriyeli insan hakları kuruluşlarının ortak raporuna göre, söz konusu ihlaller Savunma Bakanlığı tarafından merkezi biçimde koordine edilen askeri operasyonlar sırasında gerçekleşti. Geçiş hükümeti soruşturma sözü verse de, üst düzey askeri ve sivil yetkililerin rolüne dair şeffaflık sağlanmadı.
KUZEY VE DOĞU SURİYE İLE KOBANÊ ÇEVRESİNDE AĞIR İHLALLER
Raporda, Türkiye destekli eski Suriye Milli Ordusu (SMO) unsurlarının kuzeyde sivillere yönelik keyfi gözaltı, kötü muamele ve yağmayı sürdürdüğü, bazı sorumlu komutanların yeni Suriye ordusunda görevlendirildiği kaydedildi.
16 Mart’ta Kobanê’nin güneyinde bir çiftliğe düzenlenen ve Türkiye ya da desteklediği gruplarca gerçekleştirildiği belirtilen dron saldırısında yedi Kürt çocuk, 18 yaşındaki kız kardeşleri ve anne-babalarının yaşamını yitirdiği aktarıldı.
TÜRK DEVLETİNİN FİİLİ İŞGALİ SÜRÜYOR
Raporda, “Türk ordusu, Suriye'nin kuzeyindeki geniş bölgeleri fiilen işgal etmeye ve kontrol etmeye devam etti. Ayrıca, artık yeni Suriye ordusuna dahil olan Suriye Ulusal Ordusu'nun (SMO) bazı fraksiyonlarına maaş ödemelerine de devam ediyor.” denildi.
İSRAİL’İN GÜNEY SURİYE’DEKİ ASKERİ VARLIĞI
HRW, İsrail’in Aralık 2024 sonrası Golan çevresindeki BM denetimli bölgeye girerek yeni askeri noktalar kurduğunu, zorla yerinden etmeler, ev yıkımları ve hava saldırılarıyla sivilleri hedef aldığını bildirdi. Bağımsız çatışma izleme kuruluşu ACLED’e göre İsrail, Aralık 2024–Eylül 2025 arasında Suriye’de askeri altyapıya yönelik 277 hava saldırısı gerçekleştirdi.
DERİNLEŞEN YOKSULLUK VE İNSANİ KRİZ
Rapora göre 2025’te Suriyelilerin yüzde 90’ından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşadı; 16,5 milyon kişi acil yardıma muhtaç hale geldi. On iki yılı aşkın savaş, temel altyapıyı büyük ölçüde tahrip ederken, yakıt kıtlığı ve gıda fiyatlarındaki artış krizi ağırlaştırdı.
ABD ve AB’nin 2025’te yaptırımları kaldırmasına rağmen, insani yardım erişimi ve ekonomik toparlanma hâlâ sınırlı kaldı.
MİLYONLARCA MÜLTECİ HALA GERİ DÖNEMİYOR
HRW’ye göre, Esad yönetiminin düşüşünün ardından yaklaşık 581 bin kişi ülkeye dönse de 4,5 milyondan fazla Suriyeli hâlâ yurt dışında, 7 milyonu aşkın kişi ise ülke içinde yerinden edilmiş durumda. ABD, Türkiye ve Lübnan’ın geri göndermeleri sürdürmesi de mültecilerin geleceğini belirsiz kılıyor.
HRW, Suriye’de kalıcı barışın ancak kapsamlı hesap verebilirlik mekanizmaları, mağdurların sürece katılımı ve tüm silahlı aktörlerin işlediği suçların soruşturulmasıyla mümkün olabileceğini belirtti.