GÖRÜNTÜLÜ

Mazlum Abdî: Sesimizi herkese ulaştırabildik, anlaşmalar için uluslararası güvence istiyoruz

QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki temaslarında Rojava’ya yönelik ortak bir uluslararası tutum çağrısı yaptıklarını belirterek, 29 Ocak anlaşmasının ihlal edilmemesi için uluslararası güvence talep ettiklerini söyledi.

QSD Genel Komutanı Mazlum Abdî, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki görüşmelere dikkat çekerek, “Mevcut beklentimiz, Rojava’ya yönelik ortak bir tutumun oluşmasıdır. Sesimizi herkese ulaştırabildik ve Rojava’ya destek sağlanmasını istiyoruz” dedi.

Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Abdî, Stêrk TV’nin Özel Programı’na katılarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Abdî, Münih’teki görüşmelerin amacına ilişkin olarak, son bir ayda Rojava’da birçok olay ve saldırının yaşandığını belirterek, mevcut duruma karşı ortak bir tutum geliştirilmesinin temel beklentileri olduğunu ifade etti. 29 Ocak’ta yapılan bir anlaşma bulunduğunu ve ihlal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Abdî, herkesin bu süreçten haberdar olmasının ve destek sunmasının önemine işaret etti. Siyasi ilişkilerin sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Abdî, bazı devletler ve şahsiyetlerin de konuya ilişkin tutum aldığını söyledi.

ANLAŞMANIN BOZULMAMASI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI

Münih Güvenlik Konferansı’na ilk kez resmi olarak davet edildiklerini belirten Abdî, QSD Komutanlığı olarak toplantıya katıldıklarını aktardı. Bazı tarafların buna karşı çıktığını ve katılımlarını istemediğini ifade eden Abdî, sürecin özellikle Rojava’daki Kürtler açısından yeni bir aşama olduğunu dile getirdi.

Yapılan görüşmelerde hem Kürtler hem de Suriye Hükümeti tarafından kabul edilecek bir çözüm ihtiyacına yönelik yakınlaşma gördüklerini kaydeden Abdî, Şam hükümeti yetkilileriyle daha önce de görüştüklerini ancak yurtdışında ilk kez temas sağlandığını söyledi.

Abdî, temel hedeflerinin 29 Ocak’ta yapılan anlaşmanın ihlal edilmemesi için tüm taraflardan, özellikle garantör güçlerden güvence almak olduğunu belirtti. 10 Mart’taki anlaşma gibi sürecin yeniden bozulmaması gerektiğini vurgulayan Ebdî, bölgesel ve uluslararası güçlerin süreci izlemesi ve destek vermesi çağrısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı ile yaptıkları görüşmede de garantörlük konusunu gündeme getirdiklerini aktaran Abdî, ABD’nin destek vermesini talep ettiklerini ve ABD Dışişleri Bakanı’nın, anlaşmanın uygulanmasının Trump’ın taleplerinden biri olduğunu ifade ettiğini söyledi.

TÜRKİYE İLE AÇIK KANALLAR VAR

Komşu ülkelerle ilişkilerinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Abdî, Türkiye hariç diğer komşularla geçmişte de temaslarının bulunduğunu, ancak bu görüşmelerin resmi düzeyde olmadığını kaydetti. Yöneticiler ve istihbarat yetkilileriyle birçok görüşme gerçekleştirdiklerini ifade eden Abdî, bazı temasların kamuoyuna yansımadığını belirtti.

Türkiye için de açık kanalların bulunduğunu dile getiren Abdî, komşularının mevcut Suriye sürecine destek verdiklerini aktardı.

ABD’YE DAVET EDİLDİK

Rojava’daki gelişmelere karşı halkın tepkisinin yerinde olduğunu söyleyen Abdî, ABD ve diğer güçlere yönelik eleştirilerin dile getirildiğini ifade etti. Saldırıların yaşanmaması gerektiğini tüm toplantılarda ilettiklerini belirten Abdî, buna rağmen saldırıların gerçekleştiğini söyledi.

Halkın tepkisi ile ABD’deki bazı çevrelerin ve senatörlerin tutumunun uluslararası yaklaşımı etkilediğini savunan Abdî, sağlanan ateşkesin bu sürecin sonucu olduğunu kaydetti. Trump’ın baskısının da ateşkes üzerinde etkili olduğunu ifade eden Abdî, Suriye çözümü çerçevesinde ilerlemek istediklerini ve ABD’ye davet edildiklerini, fırsat oluşması halinde gidebileceklerini söyledi.

TÜRKİYE’NİN OLUMLU ROL OYNAMASINI İSTİYORUZ

Türkiye ile yaklaşık sekiz aydır bir ateşkesin söz konusu olduğunu belirten Abdî, bunun PKK ile Türkiye arasındaki barış süreciyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Sürecin sonuçlarının bölgeyi de etkileyeceğini kaydeden Abdî, Türkiye’nin rolünün olumlu olmasını istediklerini söyledi.

Türkiye yetkililerinin açıklamalarının anlaşmaya destek yönünde olduğunu belirten Abdî, bu açıklamalara bağlı kalınmasını istediklerini dile getirdi. Kürt haklarının Suriye’de korunacağı güçlü bir entegrasyon temelinde uzlaşı sağlandığını ifade eden Abdî, yeniden inşa desteğinin tüm Suriye’yi kapsaması gerektiğini vurguladı. Abdî, Almanya Dışişleri Bakanı ile de bu konuyu görüştüklerini ve olumlu yanıt aldıklarını aktardı.

İMRALI’DAN MEKTUPLAR GELDİ

Geçtiğimiz süreçte İmralı’dan iki mektup geldiğini belirten Abdî, içeriklerinin 10 Mart anlaşmasının uygulanmasına yönelik olduğunu söyledi. 29 Ocak’tan önce QSD yönetimine çözüm için bir mektup daha gönderildiğini ifade eden Abdî, İmralı’nın anlaşmalar üzerinde etkili olduğunu belirtti.

Suriye yöneticilerinin İmralı ile görüşmesi gerektiğini dile getiren Abdî, “Suriye yöneticilerinin İmralı ile görüşmesi gereklidir. Bazı taraflar Kürtler ile Araplar arasında savaş çıkarmak istiyor. Olumsuz olaylar yaşandı; ancak bu, Kürtler ile Arapların düşman olduğu anlamına gelmez. Kobanê ve Cizîr’de birlikte yaşadılar. 2011 sürecinde DAİŞ ve Suriye devleti Kürtler ile Arapları karşı karşıya getirmek istedi. Uzun süredir birlikte yaşıyorlar. Ateşkes var ve savaş yok; ancak bazıları aşiretleri Kürtlere karşı kışkırtmak istiyor. Hatalarımız da oldu. Binlerce şehit ve yaralımız var. Bölgede bizimle olan Arap güçleri de var. Yarı Arap, yarı Kürt olarak birlikte yaşıyoruz. Hataları düzeltecek ve birlikte iyi bir gelecek kuracağız.

HALKIMIZIN BİRLİK TUTUMU GURUR VERİCİ

Halkın ve diasporanın tutumunun uluslararası güçlerin yaklaşımını etkilediğini belirten Abdî, Rojava güçleri etrafında birlik sağlandığını söyledi. Siyasi olarak güçlü bir Kürt birliği oluşturulması gerektiğini ifade eden Abdî, Rojava’da birleşik bir Kürt örgütlenmesinin kurulması çağrısında bulundu.

HER TUGAYDA BİR KADIN BİRİMİ OLMALI

Kadınların güvenlik güçlerinde yer alacağını belirten Abdî,           “Suriye ordusunda kadın bulunmaması bir sorundur ve hukuki sıkıntı yaratmaktadır. Kadın gücü bizim kırmızı çizgimizdir. Yapılan görüşmelerde, kadınların ordu içinde nasıl yer alacağı tartışıldı. Her tugayda bir kadın birimi olması gerektiğini belirttik. Yasal bir çözüm bulunana kadar bu şekilde devam etmelidir” dedi.

STATÜ GÜÇLENENE MÜCADELE SÜRECEK

Sürecin zorluklar içerdiğini belirten Abdî, devrimin her zaman kesintisiz ilerlemediğini ancak hedeflerine ulaşmak için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Halkın geri adım atmaması gerektiğini vurgulayan Abdî, elde edilen kazanımların yeterli olmadığını ve statü güçlenene kadar mücadelenin devam edeceğini ifade etti.