Rojava’ya yönelik soykırım saldırılarını ve Kürt halkının direnişini ANF’ye değerlendiren TEV-DEM Eşbaşkanı Remziye Mihemed, çete gruplarının özelikle kadınları hedef almasının toplumu inşa eden gücü kırmaya yönelik bilinçli bir saldırı olduğunu belirterek, bu savaş suçlarına karşı dünya kamuoyunun sessizliğini eleştirdi.
‘ROJAVA’DA KADIN DEVRİMİ HEDEF ALINIYOR’
Rojava’da 14 yıldır bir devrimin gerçekleştiğini belirten Remziye Mihemed, şunları söyledi: “Bizim devrimimiz aynı zamanda bir kadın devrimidir. Büyük bir irade ve kadın öncülüğünde gerçekleşen bu süreç, yeni bir yaşamın da inşasıdır. Bu devrimle birlikte kadınlar savaşçı oldu, siyasetçi oldu, eşbaşkan oldu; kadınlar ekonomist ve eğitmen oldu.
Bölgemize yönelik aşamalı olarak gerçekleşen tüm saldırılarda kadınların hedef alınmasının nedeni de bu devrimde üstlendikleri öncü roldür. Birçok öncü kadın arkadaşımız, SİHA’larla hedef alındı; Zeynep, Hefrin, Rihan gibi öncü kadınları bu şekilde katledildi.
Özellikle Şêx Meqsûd Mahallesi’ne yönelik saldırılarda bir kez daha kadınlar hedef haline getirildi. Bir iç güvenlik savaşçısının cenazesinin ikinci kattan atılmasıyla, halkımıza ve devrimci kadınlara yönelik bir korku psikolojisi yaratılmak istendi. Amaçlarından biri, kadının direniş ve mücadeledeki rolünü korku yoluyla değiştirmektir. Bir diğer amaç ise, öncü ve savaşçı kadın rolünü ‘namus’ gibi algılar ve kavramlarla bastırarak topluma dayatmak ve korku yaratmaktır.
Tabka ve Rakka’da büyük bir vahşet yoluyla insanların yaşamlarına saldırdılar. Kadın savaşçının saç örgüsünü keserek bu korkuyu başka bir boyuta vardırmak istediler. Aynı şekilde cenazelere saldırarak korkuyu daha da büyütmeye çalıştılar.”
‘KADIN MÜCADELESİ BARBARLIĞI YENECEK’
Remziye Mihemed, yaratılmak istenilen korku ve barbarlığa karşı Kürt halkının alanlarda, savaşçılarının yanında durduğuna işaret ederek şöyle devam etti:
“Özel savaş yöntemleriyle, savaş suçlarıyla ve ahlaksızlıklarla Kürt halkının haklı direnişi geriletilemez. Kürt halkı bugün ayağa kalkarak en güçlü cevabı vermiştir. Bu saldırıların tümü barbarlıktır; insanlık dışıdır ve açık savaş suçudur. Halkımıza yönelik katliamlar gerçekleşmekte cenazelerine dahi saldırılar yapılmaktadır. Bütün bunlar dünyanın gözü önünde yaşanırken, maalesef dünya kamuoyu büyük bir sessizlik içindedir.
Bugün halkımız ile kadınlarımız üzerinde yürütülen bu kirli siyaset ve pazarlıklar büyük katliamlara yol açmaktadır. Bu, büyük bir komplodur. Bu komplonun amacı, kadın devrimini yok etmek ve etkisiz hale getirmektir. Bugün Rojava’da kadınların duruşu; savaşçılarının yanında yer almaları, mücadelenin içinde olmaları ve her anlamda mücadeleye güç vermeleri bu komployu boşa çıkaracaktır. Kadınlarımız bugün Rojava direnişinin öncüsüdür; savaşlarının yanındadır, YPJ ve YPG direnişinin içindedir ve sonuna kadar halkını savunacaktır.
Bir kez daha bütün dünyaya sesleniyoruz: Rojava Devrimi’ne ve kadın kazanımlarına sahip çıkın.
Geçici Şara hükümeti, kadın varlığını, iradesini ve hakkını direk hedef alıyor ve yok etmek için saldırıyor. Kadınların adalet, kültür, siyaset ve yönetimin hiçbir alanında olmasını istemiyor. Çünkü oluşturulmak istenen kültür ve yönetim anlayışı, halkların tüm renklerini yok etmeyi esas alıyor. Dürzi ve Alevi katliamlarının ardından şimdi de Kürt halkına yönelik soykırım yapmak istiyorlar.”
‘KOBANÊ’YE YÖNELİK KATLİAM VE SOYKIRIMA PLANLARINA KARŞI MÜCADELE EDELİM’
Kürt halkının iradesinin yok sayılmak istendiğini ve Suriye’de tüm farklılıkları boğmayı hedefleyen bir saldırıyla karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Remziye Mihemed, buna karşı mücadelede kadınların yine öncü rol üstlendiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Bu saldırılara karşı direniş ve mücadele içinde olacağız. Bu saldırılarda en çok zarar gören çocuklar ve kadınlardır. Göç yollarında çocuklar yaşamını yitiriyor, anneler çocuklarına yiyecek bulamıyor, saldırılar katliamlarla sonuçlanıyor. Şimdi Kobanê’nin çembere alınmasıyla birlikte çocuklar soğuktan ve gıdasızlıktan ölüyor. Kürtlerin haklarını ve yaşamını hedef alan bu saldırılar, katliam ve soykırım hedefiyle planlanmıştır.
Herkes bu saldırıların hedefidir. Başta Kürt halkı olmak üzere tüm dünya kamuoyu, bu katliamlara ve sivil halkın ölüme terk edilmesine karşı mücadele etmelidir. Halkımız bu çemberi aşacak güçtedir. Biz hiçbir zaman kimseye saldırmadık; ancak, halkımızı ve kazanımlarımızı korumak için savunmadayız ve asla vazgeçmeyiz.”