GÖRÜNTÜLÜ

Rojava’da halk göçe zorlanıyor, bölge Araplaştırılmak isteniyor!

Rojava’ya dönük saldırıların bir göç dalgasına neden olduğunu belirten GÖÇ-DER Eşbaşkanı Medya Alkan, “Bölgede insanlık suçu işleniyor. Göç etmeyen insanların suyu ve elektriği kesiliyor. Bu şekilde bölgenin demografik yapısı değiştirilmek isteniyor” dedi

MEDYA ALKAN

Ortadoğu’da son süreçte yaşanan çatışmalar bölgede yeni bir göç ve insanlık krizini de beraberinde getiriyor. Rojhilat’ta halkın özgürlük ve serhıldan talebi ile sokaklarda açığa çıkardığı direnişte çok fazla hak ihlali yaşanmaya devam ederken, resmi rakamlara göre kentte bu olaylarda aralarında çocukların da olduğu 13 bin kişi katledildi. Yaşanan katliam ve hukuksuz tutuklamalar göç dalgasına da sebep oluyor. Rojava’da ise Halep’in ardından devam eden saldırılar nedeniyle birçok kentte on binlerce insan yerinden edildi. Saldırıların devam ettiği bölgede Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) raporlarına göre çetelerin saldırısında 3 bin 400 aile yerinden edildi. Efrin ve Şehba’dan göç ettirilen aileler Cizre’de camilere sığınırken; Kobane’de su, elektrik ve gıdaya erişim kesildi. SOHR, özellikle çocuklar ve kadınlar için insani kriz uyarısı yaptı.

‘KAZANIMLAR HEDEF ALINIYOR’

Saldırılar ve hak ihlalleri nedeniyle yaşanan göç dalgasıyla bölgenin demografik yapısının değiştirilmek istendiğine dikkat çeken Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği (GÖÇ-DER) Eşbaşkanı Medya Alkan, işlenen savaş suçlarının sona ermesi ve göç dalgasının önüne geçilmesi için bağımsız heyetlerin bölgede incelemelerde bulunması çağrısında bulundu. Hem Rojhilat hem Rojava’ya dair değerlendirmede bulunan Medya Alkan, özellikle göç meselesinin derin bir insani krize dönüştüğünü söyledi. “Rojava’da yaklaşık 10–15 yıldır süren bir savaş var ve insanlar birden fazla göç dalgasına maruz kaldı. Saldırılarla hem yaşam hem de halkın elde ettiği kazanımlara yönelik açık bir saldırı yürütülüyor” ifadelerini kullandı.


“Jin, Jiyan, Azadî” felsefesini dünyaya taşıyan mücadelenin önemli bir sonucu olarak Kobanê’nin özgürleştiğini hatırlatan Alkan, “Kürt halkı bu süreçte kendine bir yaşam alanı oluşturdu. Bugün bu kazanımlar yeniden hedef alınıyor. Bu saldırılar özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinde yıkıcı etkiler yaratıyor. Her savaşın ilk mağduru kadınlar, çocuklar ve engelli bireylerdir” diye konuştu.

‘ARAPLAŞTIRMA POLİTİKASI UYGULANIYOR’

Son 10–15 yılda Rojava’da yaşananlara dikkat çeken Alkan, “Bu savaşın ardında akıl almaz hikâyeler var. Kadınların yaşadığı travmalar bugün kitaplara konu olacak kadar derin. Son süreçte bu göç dalgası ilk olarak Halep’te yaşandı. Bugün insanlar hâlâ yeni bir göç tehdidiyle karşı karşıya. Bölgede tek dil, tek kimlik, tek ırk siyaseti uygulanıyor. Özellikle bazı bölgelerde açık bir Araplaştırma politikası var. Bu süreç de tesadüfi değil. Halep’ten başlayarak insanlar dalga dalga göçe zorlandı ve gittikleri her yerde yeniden savaş mağduru oldular” şeklinde konuştu.

Göç dalgalarının temel amacının demografik yapıyı değiştirmek olduğunu belirten Alkan, “Bu süreç Afrin’le başladı, Şehba, İdlib ve Serekaniye ile devam etti. Şimdi diğer bölgeler hedefte. Direnen halkın elektrik ve suyu kesiliyor. İnsanların yaşam hakları sistematik olarak ellerinden alınıyor ve göçe zorlanıyorlar. Bu açık bir savaş suçu ve insanlık suçudur” ifadelerini kullandı.

‘HALK GÖÇ ETMEK İSTEMİYOR’

Son günlerde kadınların silahlanarak ve sivil halkla birlikte direnişe katıldığını hatırlatan Alkan, “Bu görüntüler halkın topraklarını terk etmeyeceğini gösteriyor. İnsanlar ne savaşı ne de göçü kabul ediyor. Bu koşullara karşı direnme iradesi gösteriyorlar. Zorla yerinden etme açık bir insanlık suçudur ve buna kimsenin hakkı yoktur” dedi.

‘ULUSLARARASI HEYETLER BÖLGEYE GİTMELİ’

Uluslararası mekanizmalara çağrı yapan Alkan, “Uluslararası heyetler bir an önce bölgeye gelmeli, süreci yerinde incelemeli ve takip etmelidir. Dünya bu yaşananlara sessiz kaldıkça daha fazla ölüm, daha fazla göç ve daha büyük bir insani felaket yaşanıyor.

Bu süreçte dernek olarak elimizdeki verilerle araştırmalar yapıyor, imkânlarımız doğrultusunda saha çalışmaları yürütüyor ve uluslararası mekanizmaları harekete geçirecek çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.