TEV-DEM: Anlaşma, siyasi mücadelenin yeni bir başlangıcıdır

TEV-DEM, QSD ile Geçici Şam Hükümeti arasında sağlanan uzlaşmanın önemli bir adım olduğunu belirterek, “Uzlaşma, halkların haklarının güvence altına alınması için yürütülen siyasi mücadelenin yeni bir sürecinin başlangıcıdır” dedi.

 Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Geçici Şam Hükümeti arasında sağlanan anlaşmaya ilişkin bir açıklama yayımladı.

Açıklamada anlaşma, “savaşlardan uzak, kan dökülmesini durdurmayı ve halkların haklarını
güvence altına almayı amaçlayan yeni bir siyasi mücadele sürecinin başlangıcı” olarak
değerlendirildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu anlaşmayı, istikrara doğru atılmış önemli bir adım,
savaşın durdurulması ve diyalog ile uzlaşı temelinde, savaş ve dışlama mantığından uzak bir
siyasi çözümün kapısını aralayan bir gelişme olarak görüyoruz. Her ciddi siyasi çözümün,
başta Kürt halkı olmak üzere Suriye halkının tüm bileşenlerinin haklarını güvence altına
alması gerektiğini vurguluyoruz. On yıllardır inkar ve görmezden gelme politikaları nedeniyle
acı çeken tüm kesimlerin hakları teminat altına alınmalıdır.

Bu anlaşmayı destekliyoruz; çünkü siyasi ve askeri yönetimimize güveniyoruz. Yönetimimiz,
devrimin başlangıcından bu yana halkımızı ve kazanımlarımızı korumuştur. Çözümün,
karşılıklı saygı ve farklılıklara saygı temelinde, Suriye içi bir çözüm olması gerektiğine
inanıyoruz. Böyle bir çözüm, iç barışı koruyabileceğini ve teröre karşı durabileceğini bu
topraklarda kanıtlamıştır.”

Açıklamada, anlaşmanın başarısının tarafların maddelere bağlılığına bağlı olduğu belirtilerek
şunlar kaydedildi: “Anlaşma; ortaklık, sorumluluk ve Suriye Demokratik Güçleri’ne zarar
vermeyecek güvencelerle hayata geçirilmelidir. Çünkü QSD ulusal bir kazanımdır; DAİŞ’in
yenilgiye uğratılmasında ve büyük bedeller ve fedakarlıklarla inşa edilen demokratik
deneyimin korunmasında belirleyici bir rol oynamıştır.”

Açıklamada halka, siyasi ve toplumsal güçlere şu çağrı yapıldı: “Bu anlaşmaya
bilinçli ve sorumlu bir şekilde destek verilmelidir. İç barışın korunması ve tüm provokatif
girişimlerin önüne geçilmelidir. Onur, adalet ve özgürlüğün tüm Suriyeliler için sağlandığı
demokratik bir gelecek için; özellikle mücadelenin, direnişin ve teröre karşı savaşın ön
cephelerinde yer alan direnişçi halkımızla birlikte mücadeleyi büyütmeliyiz. Aynı zamanda,
Rojava’daki kazanımların korunması ve desteklenmesi için tüm alanları mücadele alanına
dönüştüren, Kürdistan’ın dört parçasındaki ve dünyadaki halkımıza teşekkür ediyoruz.
Barışçıl çözümleri destekleyen ve bu anlaşmanın ortaya çıkmasına katkı sunan parti,
Kürdistani güçler, siyasi şahsiyetler ve devletlerin destekleyici tutumlarını selamlıyoruz.”