Raporda, 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmaqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarla başlayıp Rojava geneline yayılan operasyonlar sırasında kadın ve çocuklara dönük ağır hak ihlallerinin yaşandığı belirtildi.
SAĞLIK SİSTEMLERİ KASTEN HEDEF ALINDI
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter yapıların sorumlu tutulduğu raporda, sağlık sisteminin kasten hedef alındığı, Halep’te beş hastanenin vurulduğu, Kobanê’de dört çocuğun silahlı baskınlarda, bir çocuğun ise bombardımanda yaşamını yitirdiği aktarıldı.
Temel hizmetlerin kesilmesi, su ve gıda hatlarının “savaş aracı” olarak kullanılması ve cinsel şiddetin sistematik hale gelmesi de belgelenen ihlaller arasında yer aldı.
1,3 MİLYON SİVİL YERİNDEN EDİLDİ
Raporda, yerinden edilen 1,3 milyon sivilin yüzde 70’inden fazlasının kadın ve çocuklardan oluştuğu vurgulanarak, bunun krizin yükünün en ağır şekilde bu kesimlerin omuzlarına bırakıldığını gösterdiği ifade edildi.
Kadın savaşçıların cenazelerine yönelik işkence ve teşhir uygulamalarının, kadın kurumlarına dönük yağma ve kundaklamaların, mezarlıklara yönelik saldırıların “toplumsal hafızayı hedef alan” sistematik bir stratejinin parçası olduğu kaydedildi.
TJA, yaşananların demografik tasfiye ve toplumsal kırım niteliği taşıdığını savunarak, uluslararası kurumları acil izleme, koruma ve yaptırım mekanizmalarını devreye sokmaya çağırdı.
PLANLI BİR ŞİDDET MİMARİSİ
Rapor şu ifadelerle son buldu: “Halep'ten Rojava geneline yayılan bu tablo; Kürt nüfusunu mülksüzleştirmeyi, kimliğini sömürgeci bir dille aşağılamayı ve demokratik ortak yaşam idealini coğrafyadan silmeyi amaçlayan planlı bir şiddet mimarisidir. Bu çalışma, yaşanan sistematik saldırıları belgeleyerek; uluslararası kamuoyunu bilgilendirmeyi, Kürt halkının maruz kaldığı tasfiye siyasetini görünür kılmayı ve hakikatin inkâr edilmesine karşı durmayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda ilgili devletleri, uluslararası kurumları ve insan hakları mekanizmalarını sorumluluk almaya, etkili izleme ve koruma mekanizmalarını devreye sokmaya ve bu toplumsal kırım girişimine karşı acil ve somut adımlar atmaya çağırmaktadır.”