GÖRÜNTÜLÜ

İsviçre’de Kürtlerden yeni dönem konferansı

İsviçre’de yaşayan Kürtler, “Demokratik Toplum örgütlenmesi ve yeni dönem görevlerimiz” başlıklı bir konferans düzenleniyor.

Önder Apo’nun 27 Şubat‘ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı Avrupa’da etkisini gösteriyor. En son 8 Kasım’da Köln’de yapılan yürüyüşle Avrupa'da yaşayan Kürtler için bir irade beyanına dönüştü.

İsviçre’deki Kürt kurumları hem 8 Kasım’a yönelik çalışmalar hem de aylardır sürdürülen yerel seminer ve konferanslarla yeni döneme hazırlanıyor. Bu kapsamda bu hafta sonu iki gün sürecek “Demokratik Toplum örgütlenmesi ve yeni dönem görevlerimiz” başlıklı bir konferans düzenleniyor. 

15-16 Kasım tarihleri arasında yerel meclislerde seçilen 100 delegenin katılımıyla yapılacak olan konferans ile yeni örgütlenme modeli tartışılacak. Konferansa ilişkin olarak ANF’ye konuşan İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) Eşbaşkanları Dilan Çetinkaya ve Cemal Özdemir İsviçre saha konferansının Önder Apo’nun çağrısına bir yanıt olarak yapılacağını ve bu çağrıya güçlü bir sahiplenmenin olacağını dile getirdiler. 

27 Şubat'ta Önder Apo’nun çağrından bu yana yeni sürece dair İsviçre’deki gelişmeler neler oldu?

Dilan Çetinkaya: 27 Şubat çağrısı Kürt Halkının, Önder Apo ile yeniden buluşmanın çağrısıydı. Dört yıllık mutfak tecritten sonra bu çağrı önemliydi. Bir fotoğraf bile olsa Önder Apo’yu görmek önemliydi. Bu çağrının yapılması başta Önder Apo’nun İmralı’da ki direnişi, gerillanın, tutsak yoldaşlarımızın ve halkımızın her alanda sürdürdüğü kararlı mücadelesinin bir sonucudur.

27 Şubat çağrısı yeni bir çağrı değildi. aslında Önder Apo’nun yıllardır söylediği şeylerdi. Ancak bugüne kadar bir muhatap bulamıyordu belki bu dönem biraz daha bu muhatabın ortaya çıkması önemliydi.

27 Şubat‘ın en önemli yönü aslında Real Sosyalizm eleştirisidir. Bu bizim üzerinde ısrar durmamız ve özeleştirisini yapmamız gereken bir durumdur. Aslında Kürt sorununun varlığını kabul edildiği artık yeni bir aşamaya geçişin tarihidir de. 

Bu çağrı genelde bütün dünyada olduğu gibi İsviçre genelde de ciddi bir coşkuyla karşılandı. Özellikle 8 Mart ve Newroz kutlamalarında halkın bu çağrıyı sahiplendiğini İsviçre sahası olarak da gözlemledik.

Yerellerde neler yapıldı. Bu çağrının yankısı neler oldu?

Cemal Özdemir: Öncelikle bu çağrının yapılacağı saatte bütün Demokratik Kürt Toplum Merkezlerinde (DKTM)  ekranlar kurularak halkımızla birlikte büyük bir coşkuyla izledik. Daha sonra Önder Apo’nun sunduğu ve Serxwebun’da yayınlanan perspektif DKTM’de okunup tartışmalar yürütüldü. Süreci anlama noktasında çok sayıda toplantılar yapıldı.

Bu hafta sonu bir konferans yapacaksınız. Buna yönelik hazırlıklar nelerdir?

Dilan Çetinkaya: 27 Şubat’a başlayarak Haziran sonuna kadar İsviçre’ye sahasında süreci anlamaya dönük çalışmalar yürütüldü. Önderlikte gelen her açıklama bir eğitim olarak ele alındı. Kongreden sonra Önderliğin manifestosu İsviçre’nin 35 noktasında okunup üzerinde tartışmalar yürütüldü.Eylül ayına kadar bir eğitim süreci geçirdik diyebiliriz.

İsviçre sahası olarak bekle gör demeden ilk günden beri süreci anlamaya yönelik çalışmalarımız devam etti. KCDK-E toplantısında yerel konferansların yapılması kararı çıktı. İsviçre saha olarak zaten en başında beri süreci anlama çalışması yürüttük. Bu noktada meclis çalışanlarımız ve eğitim komisyonlarımız ciddi çalışmalar yaptılar. 

11 alanda yerel bölgesel konferanslar yapıldı. Bölge konferanslarına 650-700 kişinin katıldı. Buralarda yapılan seçimle 100 kişilik delegasyon ile ülke konferansı yapıyoruz. Biz artık tırtıldan kelebeğe dönüşüyoruz. Bunun sancıları var ama aşacağız. Değişim dönüşüm sürecini gerçekleştireceğiz. Konferansa katılım noktasında çok sayıda arkadaşın katılım talebi var ama mevcut koşullar ancak bu sayı ile yapılabiliyor. Biz daha yeni başlıyoruz devamı daha güçlü gelecek.

Bu arada 8 Kasım Köln mitingine yönelik çalışmalarda yapıldı. Bunun yansımaları ne oldu?

Cemal Özdemir: Saha olarak 8 Kasım üçüncü Köln yürüyüşü ve mitingine yönelik 2 aylık bir çalışma yapıldı. DTKM’lerde halk toplantılarıyla bu süreç halka taşındı. Özellikle ev ev gezilerek hem süreç halka aktarıldı hem de yürüyüşe çağrı yapıldı. İsviçre saha olarak da güçlü bir şekilde katılım sağladı. Bu mitinge katılım şunu ortaya koydu. Kürt halkı Önder APO’nun çağrısını giderek daha iyi anlıyor ve sahipleniyor.

Alman devleti yol güzergahı değiştirdi. Geçen yıllarda sallanan köprüye izin vermedi. Artık herkes Kürt halkının her zaman Önderine sahip çıkacağını biliyor.

Bu eylemde hem Türkiye’ye bir mesaj verildi hemde Avrupa ülkelerine. Türkiye’ye şu söylendi; Kürt halkı Önder Apo’nun arkasındadır. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü bu sürecin yürütülmesi açısından önemlidir. Avrupa başta olmak üzere dünya devletlerine de Kürtleri savaş istemediği, kendi haklarını barışçıl yollarla talep ettiğinin bir göstergesi oldu

Konferansta neler tartışılacak? Konferansla neyi amaçlıyorsunuz?

Dilan Çetinkaya: Bu konferans aslında 27 Şubat çağrısından sonra İsviçre sahası olarak yapılan çalışmalar açısında önemli bir dönüm noktasıdır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar biraz daha süreci anlamaya dönük çalışmalardı.Yeni döneme ilişki yerel meclislerimizde yapılan eleştiriler öneriler daha yoğunlaşmış olarak tartışılacak ve geleceğe dönük bir yol haritası ortaya çıkacak. Konferansı temel konuları yeni inşa süreci ve temel sorunlarımız, diplomasi,  kömün örgütlenmesi, demokratik entegrasyon, yerel ekonomimin örgütlenmesi ve kooperatifler temel başlıklar olacak.

Biz aslında burada 4 kuşak bir nesille karşı karşıyayız. Onların sorunlarını, yeni döneme kayılımının yol ve yöntemlerini konuşacağız. 4 parça Kürdistan’da halkımı burada yaşıyor. Her parçanın kendi özgü sorunları var. Yine her parçada farklı inanç kimlikleri olan halkımız var. Bunların bir potada birleştirmek önemli. Bu konferans biraz daha yeni yol haritasının ortaya çıkmasına vesile olacaktır. İsviçre’de güçlü bir geçmiş birikim var. Yeni dönemde geçmiş birikim yanıt olacağız. Bize bu mirası bırakan şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum.

Önderlik son görüşmede halka gidip ev ev örgütleyin demişti. İsviçre yeni dönemde ne yapacak?

Cemal Özdemir: Önder Apo her zaman örgütlü toplumun önemine vurgu yapıyor. Bizler İsviçre sahası olarak çok daha avantajlıyız. Hem kitle olarak duyarlı bir halka sahibiz hemde demokratik yaşama açısından özgürlükler açısından önemli bir altyapı olan bir yer. Yeni dönemin örgütlenmesi açısından biraz çaba gösterirsek mutlaka başaracağız. 

Önder Apo şunu çok iyi biliyor örgütlü olmayan bir halk başarılı olamaz. Dünya devrim tarihleri gördüğümüz gibi örgütlü olan bir halk kolay kolay yenilmez. Biz şu anda yeni bir sürecin başındayız.Başarmak için de halkı örgütlenmeye daha çok önem vereceğiz.