İsviçre’de saldırılara karşı direnişi büyütme çağrısı
Basel ve Chur kentlerinde sokağa çıkan Kürdistanlılar, Rojava devriminin yalnız olmadığını vurgulayarak, Avrupa ve Kürdistan’ın dört parçasında direnişi büyütme çağrısı yaptı.
Basel ve Chur kentlerinde sokağa çıkan Kürdistanlılar, Rojava devriminin yalnız olmadığını vurgulayarak, Avrupa ve Kürdistan’ın dört parçasında direnişi büyütme çağrısı yaptı.
Suriye geçici hükümetine bağlı, Türk devletinin güdümündeki çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırı ve katliamları, İsviçre’nin Basel ve Chur kentlerinde düzenlenen eylemlerle protesto edildi.
BASEL
İsviçre’nin Basel kentinde Basel Rojava Komitesi’nin çağrısıyla Claraplatz’da bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı yürüyüş düzenledi. “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla başlayan yürüyüş, marşlar eşliğinde Volta Spielplatz’a kadar sürdü.
Burada İsviçre Rojava Komitesi adına yapılan basın açıklamasında, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılara dikkat çekilerek, mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı. Açıklamada, “Vazgeçmiyoruz, tek bir adım bile geri atmıyoruz. Mücadele yeniden örgütlenecek, direniş Avrupa’da da büyütülecektir” denildi.
Colani liderliğindeki HTŞ’nin Türkiye ve emperyalist güçlerin desteğiyle Rojava’yı hedef aldığı belirtilen açıklamada, bölgenin “savaş alanı” ilan edilmesinin halkı zorla göçe sürükleme amacı taşıdığı ifade edildi. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e de atıfta bulunularak, Rojava’nın yalnız bırakılmayacağı mesajı verildi.
Eylem, saldırı tehditlerine karşı duyarlılık çağrısı ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla sona erdi.
CHUR
İsviçre’nin Chur kentinde de Kürdistanlılar, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı merkez tren istasyonu önünde bir araya geldi. Eylemde, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde süren direniş selamlanırken, uluslararası kamuoyu sessizliğini bozmaya çağrıldı.
Yapılan açıklamalarda Kürt halkının tarih boyunca inkâr, imha ve katliam politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı. Siyasetçi Ayşe Acar Başaran, saldırıların sistematik olduğuna dikkat çekerek, Kürt halkının kimliğinden ve dilinden koparılmak istendiğini söyledi. Başaran, DAİŞ zihniyetinin bugün farklı isimler altında yeniden sahneye sürüldüğünü belirtti.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de insanlık dışı suçların işlendiğini ifade eden Ayşe Acar Başaran, uluslararası kurumların bu saldırılara rağmen sessiz kaldığını belirterek, Almanya’nın Colani’yi ağırlamasını eleştirdi. Kürt sorununun çözümünün Kürdistan’ın dört parçasını kapsaması gerektiğini vurgulayan Ayşe Acar Başaran, Önder Apo’nun özgürlüğünün halkların özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Eylemde Kürt Toplum Merkezi adına konuşan Ferdi Sertkal da, 2014’te DAİŞ’e karşı verilen direnişi hatırlatarak, bugün aynı zihniyetin HTŞ ve Colani adıyla sürdürüldüğünü ifade etti. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de yaşanan saldırılarda direnenlerin teslim olmadığını vurgulayan Sertkal, Kürdistan’ın dört parçasında ortak direniş çağrısı yaptı.
Eylem, “Bijî berxwedana Rojava” ve “Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê yalnız değildir” sloganlarıyla sona erdi.