ABD’li senatörlerden ‘Save the Kurds Act’ hamlesi
ABDli Senatörler Lindsey Graham ve Richard Blumenthal Rojava’ya dönük saldırılara karşı Kürtleri Savunma Yasa Tasarısı hazırladı.
ABDli Senatörler Lindsey Graham ve Richard Blumenthal Rojava’ya dönük saldırılara karşı Kürtleri Savunma Yasa Tasarısı hazırladı.
6 Ocak’tan beri Rojava ve Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik saldırılar sürerken, ABD Senatosu’ndan dikkat çekici bir adım geldi. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ile Demokrat Senatör Richard Blumenthal, Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’ne (QSD) yönelik saldırılara karşı “Save the Kurds Act” (Kürtleri Koruma Yasası) adlı iki partili bir yasa tasarısı sundu.
Tasarı yasalaşırsa, Suriye hükümet güçlerinin QSD’ye dönük saldırılarının yanı sıra bu saldırılara destek veren kişi ve kurumlara yaptırım uygulanacak. Senatörler, söz konusu saldırıların yalnızca bölgesel istikrarı değil, ABD askerlerinin güvenliğini ve DAİŞ’le mücadelede elde edilen kazanımları da tehlikeye attığını vurguluyor.
‘QSD, DAİŞ’E KARŞI MÜCADELENİN BELKEMİĞİYDİ'
Tasarıya ilişkin yapılan ortak açıklamada, QSD’nin, ABD’nin DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadelede kilit bir rol oynadığı hatırlatıldı. Açıklamada, DAİŞ hilafetinin yıkılmasının ardından Kuzey ve Doğu Suriye’nin QSD kontrolünde olduğu, bölgede DAİŞ mensuplarının tutulduğu hapishanelerin bulunduğu ve yaklaşık bin ABD askerinin görev yaptığına dikkat çekildi.
Senatörler, QSD’ye yönelik saldırıların DAİŞ’in yeniden toparlanması riskini artırdığı uyarısında bulunarak, “ABD’nin müttefiklerini tehdit altındayken korumasının ulusal güvenliğin bir gereği olduğu” ifade edildi.
TÜRKİYE VURGUSU VE BÖLGESEL ENDİŞELER
Açıklamada ayrıca, Kürtlere yönelik saldırıların Türk devleti ile koordinasyon içinde yürütüldüğüne dair bulguların bulunduğu iddia edildi. Senatörler, bu durumun ABD’nin Suriye politikası ve yeni Colani yönetimiyle ilişkileri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
YASA TASARISI NELER İÇERİYOR?
“Kürtleri Koruma Yasası-Save the Kurds Act” kapsamında öne çıkan başlıklar şöyle:
• Suriye hükümet yetkilileri ve finansal kurumlarına yaptırım uygulanması
• Suriye hükümetiyle askeri veya mali işlem yapan yabancı kişi ve kuruluşların da yaptırım kapsamına alınması
• SDG’nin, DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasındaki katkılarının resmen tanınması
• HTŞ’nin yeniden “Yabancı Terör Örgütü” olarak tanımlanması
• Suriye’nin “teröre destek veren devlet” statüsünden çıkarılmasının Kongre denetimine bağlanması
• Suriye yönetiminin SDG’ye yönelik saldırıları durdurması halinde, başkana yaptırımları askıya alma yetkisi verilmesi
• Saldırıların yeniden başlaması durumunda yaptırımların otomatik olarak geri devreye sokulması.
GRAHAM: KÜRTLERE SALDIRI, ABD’NİN İTİBARINI ZEDELER
Yasa tasarısını duyuran Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, şu ifadeleri kullandı:
“Kürtlere yönelik korumanın güçlü bir iki partili desteğe sahip olduğuna inanıyorum. Çünkü Kürtler, ABD için son derece güvenilir bir müttefik oldu. Trump’ın ilk döneminde DAİŞ’i yenilgiye uğratma mücadelesinin yükünü QSD omuzladı.
Suriye karmaşık bir ülke olabilir; ancak Kürtlere saldırmak, ABD’nin duruşunu zayıflatır ve Suriye’nin bir ülke olarak gelişmesini engeller. Kürtlere karşı sonuçsuz bir saldırı dönemi olduğunu düşünenler, fena halde yanıldıklarını görecek.”
Demokrat Senatör Richard Blumenthal ise konuya dair yaptığı açıklamada, “Kürtlerin Suriye’de korunması ve herhangi bir misilleme ya da intikam saldırısına maruz kalmamaları için somut adımlar atılması gerektiğini” söyledi.
KÜRESEL PEOTESTOLAR VE DİPLOMATİK TEPKİLER
Öte yandan Kobanê’ye yönelik kuşatma ve Rojava’daki saldırılar, Kürdistan’ın farklı parçalarında, Avrupa’da ve dünyanın birçok kentinde 6 Ocak’tan bu yana yüz binlerce kişinin katıldığı protestolarla kınanıyor. Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ve çeşitli ulusal parlamentolarda da Rojava’ya dönük saldırıları kınayan açıklamalar yapıldı.