GÖRÜNTÜLÜ

Abya Yalalı hukukçulardan Türkiye’ye ‘umut hakkı’ çağrısı

Abya Yalalı hukukçular, Türkiye’ye umut hakkını tanıma; Avrupa ve uluslararası topluma da Önder Apo’nun dosyası başta olmak üzere AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması çağrısı yaptı.

Latin Amerika’nın farklı ülkelerinden elli üç avukat, ‘Abya Yala’ imzasıyla yayımladıkları açık mektupta Türkiye’de uygulanan müebbet ve uzun süreli hapis cezalarını sert bir dille eleştirdi. Avukatlar, başta Önder Apo olmak üzere binlerce tutsak için “umut hakkı”nın derhal uygulanmasını talep etti.

Mektup, Abya Yala çapında yürütülen bir kampanya kapsamında Türkiye Adalet Bakanlığı ile Avrupa Konseyi’ne gönderildi. Aynı kampanyaya COPINH, Mujeres y la Sexta, Gremial de Abogados (Arjantin), Liga por los Derechos Humanos (Arjantin) ile Brezilya’dan MES gibi önemli toplumsal ve hukuki örgütler de destek verdi.

Mektupta, geri dönüş imkanı tanımayan müebbet hapis cezalarının insan onurunu yok saydığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hem genel içtihatlarında hem de Önder Apo’ya ilişkin kararlarında, bu uygulamanın insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağını ihlal ettiğine dikkat çekildi.

Türkiye’de on binlerce tutsağın fiilen umutsuzluğa mahkum edildiği belirtilirken, Önder Apo’nun durumu siyasi ve hukuki bir sembol olarak öne çıkarıldı. Avukatlar, Önder Apo’nun uzun yıllardır ağır tecrit koşullarında tutulmasının yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünün de önünde ciddi bir engel olduğunu ifade etti.

Mektupta, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği kurumlarının Türkiye’ye yönelik kararlarının uygulanmamasının uluslararası hukukun inandırıcılığını zedelediği ve bu durumun, insan haklarını söylem düzeyinde savunan uluslararası sistemin ikiyüzlülüğünü açığa çıkardığı vurgulandı.

Abya Yalalı hukukçular, Latin Amerika’da insan onuru ve cezanın topluma yeniden kazandırma amacının anayasal bir ilke olduğuna dikkat çekerek, cezalandırmanın sınırsız bir devlet yetkisi olamayacağını hatırlattı. Mektup, Türkiye’ye umut hakkını tanıma; Avrupa ve uluslararası topluma da Önder Apo’nun dosyası başta olmak üzere AİHM kararlarının eksiksiz uygulanmasını sağlama çağrısıyla sona erdi. 

‘ÖCALAN DÜNYADA BARIŞ VE TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR FİLOZOFTUR’

Kampanyanın yürütücülerinden Ceza Hukuku Profesörü Diana Restrepo, kampanya çerçevesinde yayınladığı videoda şu mesajları paylaştı:

“Dünyanın her yerinde hapishaneler kötü koşullara sahiptir. Ancak Avrupa devletleri ve Türkiye, bunların insan haklarını korumak için gerekli olduğunu sürekli dile getirmektedir. Bu doğru değildir; kendi hapishanelerinde insan hakları korunmamaktadır. Türkiye özelinde, cezaevlerindeki kötü koşullara ilişkin çok sayıda şikayet ve başvuru bulunmakta; devlet, uluslararası hukukun tanıdığı ‘umut hakkı’nı güvence altına almamaktadır. Bu hak, mutlak müebbet ya da uzun süreli hapis cezasına çarptırılan tüm kişiler için tanınmalıdır.

Tüm bu nedenlerle, Abya Yala’dan bir ceza hukuku profesörü olarak, Umut Hakkı’nın tüm mahpuslar için ve özellikle Abdullah Öcalan için uygulanmasını talep ediyorum. Öcalan, dünyada barış ve toplumsal dönüşüm açısından son derece önemli bir filozoftur.”