Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 2 Kasım’da Dortmund Alevi Dergâhı’nda düzenledikleri toplantıda, 8 Kasım’da Köln’de gerçekleştirilecek yürüyüş öncesi değerlendirmelerde bulundu.
Toplantı, kahvaltı programı eşliğinde gerçekleştirildi. Toplantında, Alevi toplumunun neden 8 Kasım’da alanlarda olması gerektiği tartışıldı ve dönemin toplumsal-siyasal koşullarına ilişkin önemli değerlendirmeler paylaşıldı.
Yapılan açıklamada, eşit yurttaşlık talebinin ancak adalet, özgürlük ve barışın inşasıyla mümkün olabileceği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: “Alevi toplumu olarak eşit yurttaşlık talebimiz, bu topraklarda adaletin, özgürlüğün ve barışın inşasıyla mümkündür. Bu da, Kürt halk önderliğinin özgür ve çalışabilir koşullarının sağlanmasıyla, yani demokratik çözümün kapılarının aralanmasıyla gerçekleşebilir. Alevi toplumunun kader birliği, Kürt halkının özgürlüğünden geçmektedir.”
FEDA ve DAKB, devletin “makbul Alevilik” anlayışını reddettiklerini belirterek, “Gerçek ikrar, halklarla, inançlarla, doğayla ve hakikatle kurulandır” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, barış ve demokratik toplum mücadelesine rızalık gösterildiği belirtilerek şu çağrı yapıldı: “Rızasız hiçbir yol, hak yolu değildir. Bu inanç ve kararlılıkla; Sayın Abdullah Öcalan başta olmak üzere, tüm hasta ve siyasi tutsakların özgürlüğü için 8 Kasım’da Köln’de alanlarda buluşalım diyoruz.”
FEDA ve DAKB, tüm Alevi toplumunu, kadınları, gençleri ve canları “özgür önderlikte buluşmaya” davet ederek, 8 Kasım’daki yürüyüşün “özgür birey, özgür toplum ve barışa vesile olacak büyük bir buluşma” olacağını belirtti.