Almanya’nın Aurich, Leipzig, Aschaffenburg ve Kassel kentlerinde, Rojava’ya destek amacıyla yürüyüş ve mitingler gerçekleştirildi.
AURICH
Aurich’de yüzlerce kişinin katılımıyla düzenlenen yürüyüşte Zelal Kadın Meclisi ve Die Linke partisi adına konuşmalar yapıldı. Etkinlik, saat 16:00’da başlayarak şehir merkezine kadar sürdü.
LEIPZIG
Leipzig’de ise Kürt-Alman Demokratik Toplum Merkezi (Nav-Leipzig) bünyesinde düzenlenen mitingde Rojava, Rojhilatê Kurdistan ve İran halklarının direnişine destek vurgulandı.
Katılımcılar arasında Alman ve uluslararası Kürt dostları da yer aldı. Die Linke Partisi etkinliği destekledi. Miting, öğleden sonra saat 15:30’da Leipzig Rabett’te başladı ve tren istasyonuna kadar devam eden yürüyüşle sona erdi. Dernek temsilcisi Cengiz Toy da katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı.
ASCHAFFENBURG
Aschaffenburg’da onlarca Kürdistanlı ve dostlarının katılımıyla Rojava ve Rojhilat’ta yaşanan katliamlar protesto edildi. Belediye binası önünde bir araya gelen kitle, düzenlenen mitingle saldırılara karşı tepkisini dile getirdi.
Mitingde, meclis adına yapılan kısa konuşmada başta Halep, Rojava ve Rojhilat direnişlerinde katledilenler olmak üzere tüm şehitler saygıyla anıldı; yaralılara acil şifalar dilendi.
Konuşmada, geçici Suriye hükümetine bağlı HTŞ çetelerinin Dürzilere, Alevilere, Kürtlere, Hristiyanlara, Êzidîlere ve diğer azınlık halklara yönelik saldırılarına dikkat çekildi. Bu saldırıların insanlığa karşı suç olduğu vurgulanarak, HTŞ çeteleri ile İran devletinin aynı katliamcı zihniyeti temsil ettiği ifade edildi.
Açıklamada, Kürt halkının direniş iradesinin kırılmayacağı belirtilerek, saldırıları gerçekleştiren güçlerin şehitlerin mücadelesinden korktuğu dile getirildi.
Miting, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwedana Rojhilat” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla sona erdi.
KASSEL
Kassel kentinde de bugün binlerce kişi bir araya geldi. Çok sayıda Kürt ve enternasyonal aktivistin katıldığı yürüyüşte, soykırım saldırıları protesto edilirken Almanya hükümeti ve Birleşmiş Milletler’e acil müdahale çağrısı yapıldı.
Kassel Hauptbahnhof önünde başlayan yürüyüşte, Rojava’da katledilen sivillerin ve çocukların fotoğraflarının yer aldığı dövizler taşındı. Yürüyüş boyunca “Stop die Angriffe auf Rojava”, “Schweigen bedeutet Mitschuld” ve “Defend Rojava” yazılı pankartlar taşındı.
Kassel Rathaus önünde Kassel Kürt Kültür Derneği adına yapılan konuşmada, İran, Suriye ve Rojava’da yaşanan son gelişmelere dikkat çekilerek bölgede artan şiddet, baskı ve katliamlara karşı uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunuldu.
Konuşmada, İran’da haftalardır süren kitlesel protestolara değinilerek, yüz binlerce kişinin 1979’dan bu yana ülkeyi yöneten İslamcı rejime karşı sokaklara çıktığı ifade edildi. Protestoların dini baskı, etnik ayrımcılık ve ekonomik sorunlara karşı başladığı belirtilirken, İran yönetiminin eylemlere sert müdahalelerde bulunduğu kaydedildi. Çeşitli raporlara göre 12 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği dile getirilerek, buna rağmen halkın direnişini sürdürdüğü vurgulandı.
Konuşmada ayrıca Suriye’nin Halep kenti ve Rojava’daki gelişmelere de yer verildi. 6 Ocak’tan bu yana Suriye geçiş hükümeti ve Türkiye tarafından desteklendiği öne sürülen İslamcı silahlı grupların Kürtlerin yaşadığı bölgelere saldırılar düzenlediği belirtildi. Hastaneler, okullar ve sivil yerleşimlerin hedef alındığı, elektrik, su ve gıda gibi temel ihtiyaçlara erişimin engellendiği ifade edildi. Bu saldırılar sonucunda 100 binden fazla kişinin yerinden edildiği ve yaşananların savaş suçu niteliği taşıdığı vurgulandı.
Avrupa Birliği ve Almanya hükümeti de eleştirilen konuşmada, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Almanya Şansölyesi Merz’in, “cihatçı” ve “uluslararası yaptırımlara tabi bir savaş suçlusu” olarak nitelendirilen Ahmed el-Şaraa ile temas kurmasının şiddetle eleştirildiği belirtildi. Bu görüşmelerin şiddet uygulayan aktörlerin meşrulaştırılması anlamına geldiği ifade edildi.
Rojava’nın DAİŞ'e karşı verilen mücadelenin merkezinde yer aldığı vurgulanarak, bölgede demokratik, çok etnisiteli ve kadın özgürlükçü bir yönetim modelinin inşa edildiği belirtildi. Bu kazanımların korunması gerektiği ifade edilerek, Rojava “Kürt özgürlük mücadelesinin kalbi” olarak tanımlandı.
Konuşmanın sonunda; Halep ve Rojava’ya yönelik saldırıların durdurulması, savaş suçluları ile siyasi anlaşmalara son verilmesi, sivil halkın korunması, insani yardımın sağlanması ve İran’daki siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Konuşma, İran’daki protestocular ve Rojava halkıyla dayanışma mesajı ile “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla sona erdi. Ardından çeşitli Alman sol gruplar da söz aldı.
Yürüyüş daha sonra sloganlar eşliğinde Kassel Halk Meydanı’na doğru devam etti. Burada bir grup tarafından provokasyon yapıldı. Alman polisinin provokasyonları görmesine rağmen müdahale etmediği görülürken, yürüyüşe katılan kitle provokasyona sloganlarla tepki gösterdi.