Yunanistan’ın başkenti Atina ile Fransa’nın Lyon kentinde, 15 Şubat 1999 tarihinde Önder Apo‘ya yönelik gerçekleştirilen uluslararası komplonun yıldönümünde yürüyüş ve basın açıklamaları yapıldı. Eylemlerde Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve Rojava’ya statü talebi dile getirildi.
ATİNA
Yunanistan’ın başkenti Atina’da Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin (DKTM) çağrısıyla yüzlerce kişi, 15 Şubat uluslararası komplosunun yıldönümünde Önder Apo‘ya özgürlük ve Rojava’ya statü talebiyle yürüyüş düzenledi.
Saat 15.00’te Syntagma Meydanı’nda başlayan yürüyüş, Türk Konsolosluğu önüne kadar sürdü. Kürdistanlılar ile sol ve devrimci çevrelerin katıldığı eylemde “Bijî Serok Apo”, “Bijî Kurdistan”, “Bijî Berxwedana Rojava”, “Bijî Berxwedana Îmraliyê” sloganları atıldı.
Türk Konsolosluğu önünde yapılan basın açıklamasında Demokratik Kürt Toplum Merkezi adına konuşan temsilci, 15 Şubat komplosunun tarihsel arka planına dikkat çekerek şunları söyledi:
“20. yüzyılda nasıl ki Önderliğimize karşı komplo gerçekleştirildi ve Kürt halkının özgürlüğü engellenmek istendiyse, 21. yüzyılda aynı komplocular Rojava şahsında bir kez daha daha kapsamlı bir komployu devreye sokmak istedi. Nasıl ki Kürt halkı Önder Apo’yu yalnız bırakmadıysa, bugün de dört parça Kürdistan halkı şahsında yürütülen komploya en güçlü şekilde sahiplenerek cevap verdi.”
Açıklamada, Rojava’ya yönelik saldırıların ve siyasi kuşatmanın uluslararası güçlerin desteğiyle sürdürüldüğü belirtilerek, bunun Kürt halkının kazanımlarını tasfiye etmeye dönük yeni bir hamle olduğu vurgulandı.
DKP adına yapılan konuşmada ise uluslararası komplonun yıldönümünde mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı:
“Emperyalist ve siyonist güçler şunu iyi bilmeli ki, Rojava’da devreye konulmak istenen yeni bir komployu nasıl ki başta dört parça Kürdistan halkı, dostları, Türkiyeli devrimciler enternasyonalist çizgide savunup boşa çıkardıysa, Kürt halk hareketinin önderliğinde özgürlük kesindir. Kürdistan özgür olmadan Türkiye özgür olamaz, Kürt özgür olmadan Türk özgür olamaz. Türkiyeli devrimci, sosyalist ve demokratlar olduğu her yerde Önder Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt sorununun siyasal, demokratik zeminde çözümü için mücadeleyi yükseltmelidir.”
Eylem, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü ve Rojava Özerk Yönetimi’nin statüsünün tanınması taleplerinin yinelenmesiyle ve sloganlarla sona erdi.
LYON
Kürt halkı ve dostları, 15 Şubat 1999’da Önder Apo’ya yönelik gerçekleştirilen uluslararası komployu protesto etmek amacıyla Fransa’nın Lyon kentinde bir araya geldi. Uluslararası Komplo’nun 27. yılı dolayısıyla düzenlenen yürüyüş ve eylem, “Önder Apo’ya Özgürlük; Rojava’ya Statü” şiarıyla gerçekleştirildi.
Yürüyüş, Lyon’un merkezi noktalarından biri olan Place de la Comédie’den başlayarak Place Bellecour Meydanı’na kadar sürdü. Kitle, yürüyüş boyunca Önder Apo’nun posterlerini taşıyarak alanı sarı, kırmızı ve yeşil renklerle donattı. Taşınan pankartlar ve açılan bayraklarla talepler görünür kılınırken, sık sık “Bê Serok jiyan nabe”, “Em komploya navneteweyî şermezar dikin”, “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı. Atılan sloganlarla uluslararası komplo protesto edilirken, Rojava ile dayanışma ve direniş vurgusu öne çıktı.
Place Bellecour Meydanı’nda son bulan yürüyüşün ardından yapılan konuşmalarda, Uluslararası Komplo’nun üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen Abdullah Öcalan’ın hâlâ ağır tecrit koşulları altında tutulduğu belirtilerek, bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi. Konuşmacılar, Önder Apo’nun düşüncelerinin Rojava’da inşa edilen toplumsal ve siyasal projeye ilham verdiğini vurgulayarak, kadın özgürlüğünü, demokrasiyi ve halkların birlikte eşit ve özgür yaşamını temel alan bu modelin hedef alındığını dile getirdi.
Konuşmalarda ayrıca, bugün Rojava’da elektrik kesintileri, su kıtlığı ve sürekli saldırıların yaşandığı belirtilerek, bölge halkının ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi. Kobane’nin hâlâ abluka altında olduğu vurgulanarak, bunun halkın yaşam koşullarını doğrudan etkilediği belirtildi. Rojava’ya dönük saldırılar kınanırken, bunun kadınların özgürleşmesini, demokrasiyi ve halkların birlikte varoluşunu temel alan çoğulcu, dayanışmacı, ekolojik ve adil bir toplum projesine yönelik bir saldırı olduğu ifade edildi.
Konuşmacılar, Kürt halkının ortaya koyduğu bu toplumsal modelin otoriterliğe, patriyarkaya ve tahakküme alternatif bir yaşam biçimi sunduğu için hedef alındığını belirterek, özgürlük, eşitlik ve demokratik değerlerin saldırı altında olduğunu ancak direnişin devam ettiğini vurguladı. Aynı zamanda Türk devletinin Kürt halkına, seçilmiş temsilcilerine, aktivistlerine ve entelektüellerine yönelik baskı politikalarının sürdüğü ifade edilerek, uluslararası kamuoyuna sessiz kalmama çağrısı yapıldı.
Eylem, yapılan konuşmalar ve sloganların ardından sona ererken, Kürt halkı ve dostları Önder Apo’nun özgürlüğü ve Rojava’nın statüsünün tanınması yönündeki taleplerini yineleyerek, bu talepler doğrultusunda mücadelelerini ve dayanışmalarını sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.