GÖRÜNTÜLÜ

Avusturya’da halk meydanları terk etmiyor: Rojava umuttur, umudumuzu yıkamazlar

Viyana, Salzburg, Graz ve Bregenz’de binlerce kişi Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti; kadın devrimi ve demokratik özyönetim mücadelesi savunuldu.

Viyana’da yaklaşık 15 bin Kürdistanlı ve dostları, Votivpark’ta bir araya geldi. Katılımcılar, ulusal kıyafetleriyle alanda yer aldı, pankartlar açarak Kürt halkına yönelik soykırım politikalarını kınadı.  Pankartlarda, “Kürtler DAİŞ’e karşı savaştı, şimdi sıra ABD ve Avrupa’da: Kürtleri DAİŞ’e karşı koruyun”, “Al Colani katlediyor, Von der Leyen finanse ediyor”, “Varlığımız bir savaş olmamalı”, “Kürt kadınını saç örgüsüyle iradesini kıramazsınız” mesajları yer aldı.

Protesto, devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından katılımcılar yürüyüşe geçti.

Yürüyüş, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı kurulan yeni bir “Kürdistan Platformu” tarafından organize edildi. Platform; Dem Kurd, Mala Kobanê, Feykom, Komeleya Rojava, MSD, Partiya Pêşverû ya Demokrat a Kurd li Sûriyê, PYD, Tevgera Jin, Alevi kültür merkezi Kulturzentrum, Shams Organisation, PDK-Irak, Federasyona Kurdî, Revenda Kurdistanî, PDK-Iran ve PJAK ve diğer birçok organizasyonu bir araya getiriyor.

Konuşmalar Volkshilfe’den Alicia Allgäuer, KPÖ’den Mario Memoli, SPÖ Viyana Alsergrund İlçe Meclis Başkanı Saya Ahmad’in yanısıra DemKurd ve Avesta temsilcileri tarafından yapıldı.  Viyana’dan Rojava’ya giden Karavane de etkinliğe katılarak destek mesajlarını paylaştı.

ALICIA ALLGÄUER: KUZEY VE DOĞU SURİYE’DE YENİ BİR İNSANİ FELAKET YAŞANIYOR

Volkshilfe’den Alicia Allgäuer, Aralık 2024’ten bu yana Suriye’nin kuzeyinde ciddi bir insani krizin yaşandığını söyledi. Türkiye destekli silahlı grupların Şehba’ya saldırıları sonucunda 180 binden fazla kişinin yeniden göçe zorlandığını belirten Alicia Allgäuer, Ocak başında Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine düzenlenen saldırılarda, deprem sonrası yenilenen Halid Fecer Hastanesi’nin bombalandığını, sağlık çalışanları ve ambulansların hedef alındığını vurguladı. Alicia Allgäuer, Qamişlo, Kobanê ve çevresinde yüz binlerce insanın dondurucu soğukta araçlarda, okullarda ve camilerde yaşam mücadelesi verdiğini, Kobanê’de dört çocuğun donarak hayatını kaybettiğini aktardı ve acil yardım çağrısı yaptı.

MEMOLİ: ROJAVA’YA SALDIRILAR İHANETTİR

KPÖ’den Mario Memoli, Kuzey Suriye’de Rojava’ya yönelik saldırıların bölgedeki en ileri demokratik projeyi yok etmeye çalıştığını söyledi. Binlerce insanın kaçmak zorunda kaldığını, cihatçı grupların cinayet, tecavüz ve yağma yaptığını belirten Memoli, Reqa’da yeniden DAİŞ bayrağının görülmesini ve çetelerin serbest bırakılmasını eleştirdi. Memoli, Kürtlerin Batı adına DAİŞ’e karşı büyük bedeller ödediğini, bugün ise Batılı devletlerin ve Avusturya’nın saldırılara göz yumduğunu, sadece izlemekle kalmayıp süreci meşrulaştırdığını söyledi.
Rojava’nın demokratik öz yönetim modelinin, ekoloji ve kadın özgürlüğü temelinde kurulduğunu hatırlatan Memoli, bu projenin savunulması gerektiğini ifade etti.
AHMAD: ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SÜRÜYOR

SPÖ Viyana Alsergrund İlçe Meclis Başkanı Saya Ahmad, Rojava ve Rojhilat’taki insanların hakları için mücadeleye destek verilmesi gerektiğini belirtti. Ahmad, İran ve Rojhilat’ta artan devrim dalgası ve rejimin saldırıları sonucunda binlerce kişinin katledildiğini, insan haklarının ihlal edildiğini hatırlattı.

Kürtlerin tarih boyunca özgürlük, eşitlik ve adalet için mücadele ettiğini hatırlatan Ahmad, “Özgürlük, kadınların özgürlüğüyle başlar; kadınlar eşit olmadıkça toplum adil olamaz” ifadelerini kullandı. Ahmad, uluslararası dayanışma çağrısı yaptı ve Avrupa Birliği, ulusal hükümetler ve uluslararası insan hakları örgütlerinin, azınlık haklarının korunması, baskı ve şiddetin son bulması, özerklik ve kendi kaderini tayin hakkına destek yönüyle somut adımlar atma çağrısı yaptı. Ahmad, konuşmasını, “Biz yalnız değiliz ve asla susmayacağız. Özgürlük, eşitlik ve adalet herkes için gerçek olacak” diyerek tamamladı.

PLATFORMA PARASTINA KURDISTAN: ALANLARI TERK ETMEYECEĞİZ

Platforma Parastina Kürdistan adına yapılan konuşmada, Rojava üzerindeki saldırılar sona erene kadar eylemlere devam edileceği ve alanların terk edilmeyeceği vurgulandı. Ulusal birliğin örgüt ve partilerin üzerinde bir durum olduğu belirtilen konuşmada, Kürtler arasındaki birliğin sürdürülmesi gerektiği ifade edildi.

NURCAN GÜLERYÜZ: ROJAVA’YI SAVUNMAYA DEVAM!

Avesta Kadın Meclisi’nden Nurcan Güleryüz, Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki kadın devriminin savunulması gerektiğini belirtti. İslamcı grupların kadınlara yönelik sistematik şiddet uyguladığını ve YPJ üyelerinin işkenceye maruz kaldığını vurguladı. Avrupa hükümetlerinin Rojava’ya müdahale taleplerini eleştirdi ve askeri saldırıların durdurulmasını talep etti. Nurcan Güleryüz, Rojava’nın kadın öncülüğünde kurulan demokratik, çoğulcu ve seküler sisteminin korunması gerektiğini vurguladı.

BERİVAN ASLAN: ‘JIN, JIYAN, AZADÎ’ ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISIDIR

Yeşiller Milletvekili Berivan Aslan, sadece Avusturya’dan bir temsilci olarak değil, aynı zamanda Kürt toplumunun bir ferdi olarak, sürekli sokaklara çıkıp yaşam haklarını korumak zorunda kaldıklarını belirterek, “Artık yeter” dedi. Berivan Aslan devamla, “Uluslararası toplum, bir kez daha Kürtleri faşist ve İslamcı güçlere teslim ediyor. Biz sürekli yaşam hakkımız için mücadele etmekten yorulduk. Kadınlarımıza yönelik tecavüz ve aşağılamaları görmekten yorulduk. Ama buradayız, çünkü biz sadece tarihin mağdurları değiliz; tarihimizde aynı zamanda kahramanlar da biziz. Kürt kadınları DAİŞ’i yendi ve bu mücadeleyi tarih yazdı. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sadece bir slogan değildir; bu, özgürlük, eşitlik ve adalet için bir haykırıştır. Kadınlar özgür olmadıkça toplum adil olamaz. Bugün buradayız, çünkü sesimizi duyurmak, mücadelemizi sürdürmek ve haklarımızı savunmak zorundayız. Biz yalnız değiliz ve asla susmayacağız. Özgürlük, eşitlik ve adalet herkes için gerçek olacak” dedi.

Mitingde Demokratik Güç Birliği adına da bir konuşma yapıldı. Konuşmada, uluslararası güçlerin Suriye’de Esad sonrası kurulan HTŞ çetelerini meşru ilan etmesi sert bir dille eleştirildi. Bu tutumun barışa değil, savaşa ve karşı-devrime hizmet ettiği ifade edildi.

Konuşmacı, HTŞ tarafından gerçekleştirildiği belirtilen saldırıların doğrudan Kürt halkını ve Rojava’daki demokratik özyönetim yapısını hedef aldığını belirtti. Söz konusu saldırıların herhangi bir güvenlik gerekçesi taşımadığını vurgulayan konuşmacı, asıl amacın Kürt halkının iradesini kırmak ve Rojava’daki özerk yapıyı tasfiye etmek olduğunu dile getirdi.

Yapılan konuşmada ayrıca, Rojava’nın savunulmasının yalnızca bölgesel değil, uluslararası bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Suriye’nin geleceğinin dış güçler tarafından değil, ülkede yaşayan halkların iradesiyle belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

CUMA TAK: NE YAPSANIZ DA KÜRT KİMLİĞİMİZLE ÖZGÜR OLACAĞIZ

Siyasetçi Cuma Tak, eylemin sonunda halka seslenerek mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu. Tak, şöyle konuştu: “Ne yaparsanız yapın, bu süreçte Kürdistan kimliğiyle, Kürt kimliğimizle özgür olacağız. Değerli Kürt halkı; bugün Rojava’da özellikle Kobanê dört bir yandan kuşatılmış durumda. Suyunu, elektriğini kesmişler. Kobanê’yi susuz, aç bırakmak istiyorlar; teslim almak ve sürgüne zorlamak istiyorlar. Ama Kobanê sonuna kadar direnecektir. Biz kutsal topraklarımızda özgür yaşamak istiyoruz. Ama Kürt düşmanı Türk devleti, Arap devletleri ve Fars devleti bizi yok etmek istiyor. Biz buradan onlara diyoruz ki: Biz başı dik Kürtleriz. Renkli, özgür Kürdistan için mücadele edeceğiz.
Bakur’da, Başûr’da, Rojava’da, Rojhilat’ta; hangi düşman bize saldırırsa saldırsın, bir halk olarak karşı duracağız. Bugün Rojava için buradayız. Renkli ve özgür Kürdistan kurulana kadar mücadele edeceğiz. Dicle, Fırat, Munzur ve Murat akmaya devam ettiği sürece; çayırlar yeşerene kadar mücadelemiz sürecek. Yaşasın mücadelemiz, yaşasın Kürdistan!”
Cuma Tak’ın attığı slogan kitle tarafından hep bir ağızdan tekrarlandı.

ROJAVA KARAVANI VİYANA’DA

Avrupa’nın birçok ülkesinden yola çıkan Rojava Karavanı, Viyana’ya ulaştı. Karavan adına konuşan aktivist, Almanya’nın Hannover, Berlin, Leipzig başta olmak üzere birçok kentinden yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi:
“Hannover’den, Berlin’den, Leipzig’ten ve daha birçok şehirden yola çıktık. Bugün Viyana’dayız ve sizinle yan yana sokaklarda olduk. Buradan Kobanê’ye devam edeceğiz ve orada da direnişi, halkla omuz omuza destekleyeceğiz. Kürdistan’ın her parçasından insanlar Kobanê’ye, Rojava’ya akıyor. Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırılar, Kobanê’nin ablukaya alınması, elektriksiz, susuz ve internetsiz bırakılması; çocukların soğuktan hayatını kaybetmesi bizi derinden etkiliyor. Orada yaşananların bizimle de doğrudan ilgisi var. Özgür, demokratik ve sosyalist bir yaşamı savunan kadınlar ve gençler bugün Rojava’da devrimi savunuyor. Biz de burada devrimi savunuyoruz. Sokakları birlikte sahipleniyoruz. Enternasyonalistler olarak, kadınlar olarak, tüm halklar olarak yan yanayız. Rojava, sosyalist devrimin ve kadın devriminin kalbidir ve bugün İslamcı güçler tarafından ağır saldırı altındadır. Yalnız değiliz. Qamişlo’dan Hesekê’ye doğru yola çıkan başka karavanlar da var. Avrupa’nın dört bir yanından insanlar arabalarıyla Kobanê’ye doğru yola çıkıyor. Önümüzdeki günlerde sokakları doldurun, sesinizi yükseltin! Avrupa Birliği’nin bu katliamları nasıl finanse ettiğini, Alman medyasının nasıl sessiz kaldığını teşhir edin. Bijî berxwedana Kobanê!”
Karavan, yarın Heldenplatz’ta basın açıklaması yapacak, ardından Schwarzenbergplatz’ta yeniden eylem gerçekleştirilecek.

SALZBURG’DA BİN KİŞİ SOKAKLARDA: KADIN DEVRİMİ YAŞIYOR

Salzburg Hauptbahnhof önünde yaklaşık iki bin kişi,  Rojava’daki katliamları protesto etti. Pankartlar, flamalar ve dövizlerle oluşturulan kortejin en önünde kadınlar ve çocuklar yer aldı. Şehir merkezine doğru yürüyüş boyunca sık sık “Colani ve barbar İŞİD çeteleri defolun!” “Jin, Jiyan, Azadî!” “Umudumuzu kıramazsınız!” “Kadınlarımızın örgütlü gücüyle sizi bu Kürdistan’daki savaşta mağlup edeceğiz!” “Bizi aç bırakabilirsiniz, dondurabilirsiniz, ışığımızı söndürebilirsiniz ama umudumuzu öldüremezsiniz!” sloganları atıldı.
Okunan bildirilerle Rojava’ya yönelik askeri saldırıların derhal durdurulması, Rojava’nın statüsünün tanınması, kadın devriminin savunulması çağrıları yapıldı.

FELDKIRCH’TE YÜRÜYÜŞ


Avusturya’nın Vorarlberg eyaletindeki Feldkirch şehrinde, RKP ve Sara Kültür Derneği’nin organize ettiği “Defend Rojava” yürüyüşü yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kürdistanlılar ve dostları, Feldkirch Bahnhofsplatz’dan Marktplatz’a kadar yürüyerek Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti. Yürüyüşün ardından bir gösteri düzenlendi. Ayrıca çocuklar şiirler okuyarak Rojava’daki katliamı protesto etti. Halk yürüyüş boyunca sık sık, “Gelê Kurd yek e” ve “Bijî Kürdistan” sloganları attı.

Sara Kültür Derneği adına konuşan Kamuran Sindî, Rojava’daki saldırıları anlatarak, “Biz  Kürtler direnerek var olduk. Öz gücümüze inanıyoruz” dedi.

Devrimci Komünist Parti (RKP) adına konuşan Kurt Bührle ise, Rojava’daki devrimi sahiplendiklerini ve Kürt halkının özgürlük mücadelesinin yanında olduklarını ifade etti.

GRAZ’DA YÜZLERCE KİŞİ DESTEK VERDİ

Graz Hauptbahnhof’ta yüzlerce Kürdistanlı, Rojava’ya yönelik soykırım saldırılarına dikkat çekmek için bir araya geldi. Yaklaşık bin 500 kişi hep bir ağızdan “Bijî Berxwedana Rojava”, “Gelê Kurd yek e”, “Bijî Berxwedana YPG, YPJ” ve “Terörist Erdoğan, Terörist Colani” sloganlarını attı. Kadın Komisyonu ve Kürt dostları, son gelişmelere dikkat çeken bildiriler okudu. Organizasyon adına yapılan açıklamada, Rojava’da yaşanan vahşete dünya devletleri tarafından onay verildiği belirtilerek kınandı. Açıklamada, ulusal ruh ve mücadelenin bu süreçte en önemli etken olduğu vurgulandı. Yürüyüşün sonunda Kürdistan ulusal marşı hep birlikte okundu.

BOZEN'DE DİRENİŞ MESAJI

Kuzey İtalya’nın Güney Tirol eyaletine bağlı Bozen kentinde, Rojava’ya yönelik saldırılar protesto edildi. Yıllar sonra ilk kez Kürdistanlılar, Rojava için Bozen’de yeniden bir eylem düzenledi.

Piazza Mazzini’de bir araya gelen kitle, Rojava’ya yönelik bildiriler okudu. Eylemde kadınlar saçlarını örerek direniş mesajı verdi.