Berlin’de ‘Alevi Katliamlarını Durdurun” mitingi
Avrupa’daki Suriyeli Aleviler Birliği’nin çağrısıyla Berlin’de düzenlenen mitingde, Suriye’deki Alevilere yönelik katliamlar kınandı ve uluslararası kamuoyuna acil harekete geçme çağrısı yapıldı.
Avrupa’daki Suriyeli Aleviler Birliği’nin çağrısıyla Berlin’de düzenlenen mitingde, Suriye’deki Alevilere yönelik katliamlar kınandı ve uluslararası kamuoyuna acil harekete geçme çağrısı yapıldı.
Almanya’nın başkenti Berlin’de, Avrupa’daki Suriyeli Aleviler Birliği’nin çağrısıyla “Alevi Katliamlarını Durdurun” mitingi düzenlendi. Almanya Dışişleri Bakanlığı önünde gerçekleşen etkinliğe Kongra Star, PYD, AABK, Association of Syrian Alawites in Europe, Alawite Organisation, FEDA, AAAF ve AHRS gibi kurumlar destek verdi. FEDA-Berlin, Berlin Alevi Topluluğu-Cemevi, BAAB e.V. ve Nav Berlin’in katıldığı miting, Suriye’de katledilen Aleviler için yapılan saygı duruşuyla başladı.
BAT-Cemevi adına konuşma yapan Kadir Şahin, Humus, Lazkiye, Tartus ve kıyı kentlerinde Alevi sivillere yönelik ağır saldırılara dikkat çekti. Şahin, Banias’ta Mart 2025’te gerçekleştirilen toplu katliamlarda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin öldürüldüğünü belirtti. Evlerin yıkıldığı, işyerlerinin yağmalandığı, zorla yerinden etme ve keyfi tutuklama vakalarının arttığını ifade eden Şahin, “Bu vakalar, sahadaki kaynakların değerlendirmesine göre savaşın “yan etkisi” değil, kimliğe dayalı sistematik saldırılar olarak nitelendiriliyor. Tüm bunlara uluslararası toplumun sessiz kalmamalıdır. Bağımsız, şeffaf ve uluslararası denetimli soruşturma mekanizmalarının kurulması, faillerin tespiti ve yargılanması gerekiyor. Ayrıca, insan hakları ihlallerine karıştığı belirtilen devlet ve gruplara silah ve ticaret ambargosu uygulanması gerekiyor. Suriye’den sürgün olan sivillerin, özellikle dini veya etnik kimliği nedeniyle hedef alındığını söyleyenlerin korunması gerekiyor. İnsan haklarını ihlal eden aktörlerle siyasi ve ekonomik normalleşme kabul edilemez” diye konuştu.
bu saldırıların “yan etki” değil, kimliğe dayalı sistematik bir şiddet politikası olduğunu vurguladı. Uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini, bağımsız ve şeffaf soruşturma mekanizmalarının kurulması ve faillerin yargılanmasının önemine değindi.
FEDA-Berlin adına konuşan Sadık Almakça ise, Colani ve HTŞ gibi silahlı grupların Alevilere karşı sistematik saldırılar yürüttüğünü belirtti. Almakça, “Bu saldırılar, kadın-çocuk demeden tüm halkı kapsayan topyekun bir katliam hareketine dönüştü. Evlere baskın düzenlenerek, insanların inançları soruluyor, Alevi olduklarının tespiti halinde infaz ediliyorlar. Aleviler tarih boyunca bölgede en barışçıl topluluklardan biridir. Aleviler hiçbir zaman devletleşme ya da iktidar olma arayışında bulunmadılar. Alevilerin tek talebi hak, hakkaniyet, eşitlik, sevgi ve kadın-erkek eşitliğine dayalı özgürlük olmuştur.
Biz Kürtler olarak, Kürt Aleviler olarak sesimizi en yüksek perdeden yükseltiyor, bu katliamlara dur çağrısı yapıyoruz. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin sessizliğini kınıyoruz. Alevilere yönelik şiddetin durdurulması için uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya çağırıyoruz” dedi.