GÖRÜNTÜLÜ

Bern’de panel: Anadil bilinci Avrupa’da hayati

Anadil Günü vesilesiyle Bern’de konuşan Kürtçe eğitmeni Seyran Hama Saleh, Avrupa’daki Kürtler için anadil bilincinin hayati olduğunu vurguladı; İsviçre’deki Kürtçe kurslarının aynı zamanda, kültürel hafızayı koruma alanları olduğunu belirtti.

İsviçre’nin başkenti Bern’de 21 Şubat Uluslararası Anadili Günü kapsamında Kürt kurumları tarafından panel düzenlendi. Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe İsviçre Kürt Enstitüsü çalışanları, siyasetçiler, aydınlar ve çok sayıda Kürdistanlı katıldı.

Panel, Kürdistan Özgürlük Şehitleri şahsında bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Kürt dili üzerine çalışmalar yürüten isimler sunumlarını gerçekleştirdi.

‘AVRUPA’DA DİL, KİMLİĞİN EN TEMEL DAYANAĞI’

Panelde konuşan Kürtçe dil eğitmeni ve çevirmen Seyran Hama Saleh, Avrupa’da yaşayan Kürtler açısından anadil bilincinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Sorani lehçesi üzerine uzun yıllardır çalışmalar yürüten Seyran Hama Saleh, İsviçre’de açılan Kürtçe kurslarının yalnızca birer dil programı değil, aynı zamanda kültürel hafızayı koruma alanları olduğunu ifade etti.

Saleh, “Anadilini kaybeden bir toplum hafızasını kaybeder. Avrupa’daki Kürtler için dil, kimliğin en temel dayanağıdır” diyerek, özellikle genç kuşaklara dönük sistemli eğitim çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtti.

‘ASİMİLASYONA KARŞI DİLİ YAŞATMAK TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR’

Panelin diğer konuşmacısı Fazıl Kerkûkî ise Kürtçenin Kurmancî, Kirmanckî ve Soranî lehçelerinin tarihsel ve kültürel derinliğine dikkat çekti. 1991 Güney Kürdistan ayaklanması sonrası siyasal ve kültürel çalışmalara aktif olarak katıldığını belirten Kerkûkî, Kürt dili üzerindeki asimilasyon politikalarına karşı örgütlü mücadelenin önemini vurguladı.

Kerkûkî, “Dil bir milletin kimliğidir. Eğer dilimizi koruyamazsak tarihsel birikimimizi de koruyamayız” ifadelerini kullandı. Enfal, kimyasal saldırılar ve Helebce katliamının soykırım olarak tanınması için yürütülen uluslararası çalışmalara değinen Kerkûkî, Kürt ulusal birliğinin güçlendirilmesinin kültürel mücadeleyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

'DİLİMİZİ KURUMSAL VE TOPLUMSAL DÜZEYDE SAHİPLENMELİYİZ'

Ronî Bora ise anadilin yalnızca bir iletişim aracı değil, direnişin ve varoluşun sembolü olduğunu belirtti. Uzun yıllar eğitim alanında çalışmalar yürüten Bora, Avrupa’daki Kürtlerin anadillerini kurumsal ve toplumsal düzeyde sahiplenmesi gerektiğini ifade etti. Bora, konuşmasını kendi anadili olan Kirmanckî lehçesiyle seslendirdiği bir şiirle tamamladı. Şiir, salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu.

Panelin son bölümünde ise halka söz verildi. Panel izleyicileri, Avrupa’da yaşayan Kürtlerin çocuklarına anadilde eğitim imkânı yaratma, kültürel kurumları güçlendirme ve lehçeler arası dayanışmayı artırma yönünde öneriler sundu.

Etkinlik, 21 Şubat’ın yalnızca sembolik bir gün olmadığı, Kürt dili üzerindeki baskı ve asimilasyon politikalarına karşı mücadele çağrısı anlamı taşıdığı vurgusuyla sona erdi.