İngiltere’nin başkenti Londra ile İskoçya’nın başkenti Edinburgh’da parlamento binaları önünde Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı eylemler gerçekleştirildi.
LONDRA
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik Türkiye ve HTŞ’ye bağlı çetelerin Rojava kentlerine yönelik saldırılarına karşı Londra’da Kürdistanlıların eylemleri sürüyor. Londra’da tüm Kürdistanlı hareketlerin katılımı ile on binlerce Kürdistanlı Downing Street’teki Başbakanlık binası önünde bir araya geldi. Yaşlısından gencine, öğrencisinden esnafına sivil toplum örgütlerine kadar tüm Kürdistanlıların akın ettiği eylem, Kürdistan devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Sık sık, “Katil Colani”, “Bijî Kürdistan”, “Bijî YPG”, “Biji Berxwedana Rojava”, “Biji Kürdistan”, “Terörist Colani”, “Terörist Türkiye”, “Terörist Erdoğan” şeklinde sloganlar atan kitle, HTŞ ve Türk devletinin İŞİD’e olan desteğini anlatan pankart ve dövizler taşıdı.
Dev Kürdistan bayrağı açan Kürdistanlılar burada yaptıkları açıklamalarda, Türk devleti, HTŞ ve barbar çetelerin insanlık onuruna karşı mücadele eden Kürtlere yönelik saldırılarına karşı direniş ve mücadele mesajı verildi. Konuşmacılar, İŞİD’e karşı savaşan ve on binlerce şehid vererek insanlık onurunu kurtaran Kürtlerin, bugün de İŞİD artığı HTŞ ve Colani tarafından saldırıya uğradığını kaydetti.
Yapılan konuşmaların ardından kitle, “Biji Rojava”, “Biji Berxwedana Rojava”, “Terörisst Colani” sloganları ile Başbakanlık binası önünden yürüyüye geçmek istedi. İngiliz Polisi kitlenin yürüyüşüne izin vermek istememesi on binler direnişe geçerek, Downing Street’teki yolu oturma eylem ve bedenlerini yola sererek trafiğe kapattı. Polis yolları açarken Kürdistanlılar Londra’nın kalbi olarak nitelendirilen bölgenin tüm yollarını tarife kapatarak, alkış, slogan ve zılgıtlarla hem Rojava direnişini haykırdı hem de İngiliz Hükümeti’ne öfkesini dile getirdi.
Kitle, Parlamento binasının bulunduğu kavşakta YPG, YPJ ve Kürdistan bayrakları ile öfkesini haykırırken, Kürdistanlıların eylemi saatlerce sürdü. Parlamento binasına bağlanan tüm yolları kapatılırken, kitle Colani’nin fotoğraflarını yaktı. Burada yapılan konuşmalarda, “Donald Trump ve Sir Keir Starmer, Amerika Birleşik Devletleri ve Britanya, Kürt halkını Şam’daki yeni bir cihatçı rejime terk etti. Bugün Rojava’da yaşananlar ne barıştır, ne istikrardır, ne de demokrasidir, bu bir ihanettir. Bir
Oğullarımız ve kızlarımız IŞİD’i yenmek için savaştı ve hayatlarını verdi. Amerikan ve İngiliz güçleriyle omuz omuza, Kürtler tüm dünyayı tehdit eden terörü durdurmak için en ağır bedeli ödedi. Bize koruma, ortaklık ve saygı sözü verildi, ancak en çok ihtiyaç duyulduğunda tutulan sözler bozuluyorsa, bu sözlerin hiçbir değeri yoktur” denildi.
Türkiye’nin desteklediği Şam’daki hükümetin, ABD ve Birleşik Krallık’ın da göz yumması ile hapishanelere saldırıldığı ifade edilen konuşmalarda, “IŞİD militanlarını serbest bırakıyor ve Kürt kasaba ve şehirlerine saldırıyor. Siviller öldürülüyor, aileler yerinden ediliyor, cesetler teşhir ediliyor, savaşçıların başları kesiliyor. Bunlar aynı suçlar, aynı vahşet, aynı terör. Kendinize sorun: Bu tanıdık gelmiyor mu? Evet, IŞİD geri döndü. Ve bugün suskunluk, yarın kan demektir” denildi.
Parlamento binası önünde süren protestoların ardından kitle Başbakanlık binasına doğru tekrar yürüyüş geçti. Burada Downing Street önünde sloganlarla Keir Stamer ve Hükümetin sessizliğini protesto etti. Kitlenin Trafalgar Meydanı’na doğru yürüyüşe geçmesine ise İngiliz polisi izin vermeyerek, kitleye müdahale de bulundu. Bu sırada gazetecilerin yanı sıra bir çok kişi darp edildi. Kitlenin Downing Street’teki eylemi sürerken zaman zaman polis ile kitle arasındaki gerginlik devam ediyor.
EDINBURGH
İskoçya’nın başkenti Edinburgh’da bugün Rojava’ya yönelik saldırılara ve uluslararası güçlerin sessizliğine karşı kitlesel bir eylem gerçekleştirildi. İskoçya Parlamentosu önünde yapılan eyleme Kürdistanlılar ile birlikte çok sayıda enternasyonalist dost, demokratik kitle örgütü temsilcileri, akademisyenler ve İskoç kamuoyundan destekçiler katıldı.
Eylem sırasında parlamentoda bulunan milletvekillerine çağrıda bulunulurken, Rojava Devrimi’nin kazanımlarının hedef alındığına dikkat çekildi. Yapılan konuşmalarda, Kürt halkının DAİŞ’e karşı verdiği tarihsel mücadelenin görmezden gelindiği ve bugün gelinen aşamanın açık bir ihanet olduğu vurgulandı.
Eylemde Edinburgh Kürt Halk Meclisi Sözcüsü Hasan Bakur tarafından yapılan açıklamada, Kürt halkının DAİŞ’e karşı insanlık adına savaştığı hatırlatıldı. Bakur, “Kobanê 2015’te direnişin sembolü oldu. DAİŞ’i durduran Kürtlerdi. Binlerce bedel ödedik, sadece kendimiz için değil, tüm dünya için savaştık. Bugün ise dünya sessiz” dedi.
Bakur, son günlerde Hesekê’ye bağlı Şedadê’de bulunan DAİŞ tutuklularının kaldığı cezaevlerine yönelik saldırılar sonrası yüzlerce DAİŞ’linin serbest kaldığını belirterek, Uluslararası Koalisyon’un bu saldırılar karşısında hiçbir sorumluluk almadığını ifade etti. Kürt güçlerinin DAİŞ’in yeniden toparlanmasını engellemek için ağır bedeller ödediğini söyleyen Bakur, “DAİŞ geri dönüyor. Bu bir tesadüf değil; bu sessizliğin sonucudur” diye konuştu.
Eylem boyunca “Stop ISIS – Protect Kurdistan”, “Down with ISIS”, “Down with the Turkish state”, “Unite against fascism”, “Who stopped ISIS? The Kurds!” ve “ISIS is coming back – Wake up UK” sloganları atıldı. Türkiye devleti ve cihadist grupların DAİŞ’in yeniden sahaya sürülmesindeki rolüne dikkat çekildi.
Eylemin ardından katılımcılar dernek binasına geçerek halk toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda Rojava ile dayanışmanın büyütülmesi, yeni eylem ve kampanya planlamalarının yapılacağı belirtildi. Katılımcılar, Rojava Devrimi’nin kazanımlarının savunulacağını ve Kürt halkının bir kez daha yalnız bırakılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.
LİVERPOOL
İngiltere’nin Liverpool kentinde binlerce kişi, Rojava’daki gelişmelere dikkat çekmek ve Kürt halkıyla dayanışma mesajı vermek amacıyla eylem düzenledi. Konuşmalarda, Kürtlerin DAİŞ’e karşı verdiği mücadelenin uluslararası güçler tarafından görmezden gelindiği vurgulandı.
Eylemde Liverpool Meclis Üyesi Özgür Dep, Liverpool Meclis Üyesi Zozan Colemêrg ve Britanya Civaka Azad Diplomasi Sözcüsü konuşma yaptı. Konuşmacılar, ABD ve İngiltere’nin izlediği politikaların Rojava’da DAİŞ’in yeniden güçlenmesinin önünü açtığını belirterek, yaşananların “barış değil, açık bir ihanet” olduğunu dile getirdi.
Yapılan konuşmalarda, Kürt halkının DAİŞ’e karşı mücadelede 11 binden fazla evladını yitirdiği hatırlatılarak, Kobane direnişinin tüm dünya için bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. “Kürtler yalnızca kendi halkını değil, Londra’yı, Paris’i, New York’u da savundu” denilen açıklamalarda, buna rağmen bugün Kürtlerin kaderinin kapalı kapılar ardında pazarlık konusu yapıldığına dikkat çekildi.
Konuşmacılar, Kuzey ve Doğu Suriye’de DAİŞ’lilerin tutulduğu cezaevlerine yönelik saldırılar sonucu binlerce DAİŞ’linin serbest kaldığını, Kürt güçlerinin bu saldırıları durdurmak için ağır bedeller ödediğini ancak Uluslararası Koalisyon’un sessiz kaldığını vurguladı. “DAİŞ güçlü olduğu için değil, dünya sustuğu için geri dönüyor” ifadeleri kullanıldı.
Eylemde, Kobane’nin yeniden saldırı altında olduğu, aynı zihniyetin bu kez farklı isimler ve üniformalarla sahneye çıktığı belirtilerek, Kürtlerin öz yönetim yapılarının dağıtılmak istendiği ve siyasi iradelerinin yok sayıldığı kaydedildi.
Britanya halkına da çağrı yapılan konuşmalarda, “Biz sadaka istemiyoruz, sorumluluk istiyoruz. Kürtler sizin şehirlerinizi kurtardı. Sessizlik bugün tercih edilirse, yarın DAİŞ herkes için bir tehdit olacaktır” mesajı verildi.
Eylem boyunca “Stop ISIS – Protect Kurdistan”, “Down, down with ISIS”, “UK government, stop supporting jihadist states”, “Who stopped ISIS? The Kurds”, “Who is being abandoned? The Kurds” ve “Bijî YPG/YPJ” sloganları atıldı.
Eylem, “Kürtler yalnız değildir, teslim olmayacak” mesajıyla sona ererken, konuşmalarda Kürt halkının karanlığa karşı direnişten vazgeçmeyeceği vurgulandı.