GÖRÜNTÜLÜ

Cenevre eylemcileri: Artık pratik adımlar hayata geçirilmeli

Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü talebiyle BM önünde süren nöbet eylemi 251. haftasına ulaştı. Eylemciler, “Barış ve demokratik toplum” çağrısının artık sözden çıkıp eyleme dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için İsviçre’nin Cenevre kentinde 25 Ocak 2021’den bu yana her çarşamba günü Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde sürdürülen nöbet, bu hafta 251. haftasına ulaştı.

Nations Meydanı’nda “Şimdi Özgürlük Zamanı” hamlesi kapsamında devam eden nöbet eylemi, basın açıklaması öncesinde bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Eylemciler, Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarıyla birlikte, Kürt özgürlük mücadelesinin farklı dönemlerinde şehit düşen Binevş Gabar (Filiz Yağız), Ekin Meysa (Suzan Turgut), Hogir Amed (Mehmet Can Coşkun) ve Kendal Qoser (Abdulselam Değer) şahsında tüm devrim şehitlerini andı.

‘ÇÖZÜMÜN ANAHTARI ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR’

Eylem komitesi adına açıklamayı yapan Hasan İnci, Kürt-Türk sorununun demokratik çözümünde tarihsel muhatap olan Önder Apo’nun özgürlüğünün sadece Türkiye için değil, tüm Ortadoğu açısından barış ve istikrarın ön koşulu olduğunu belirtti.

“Çözüm sürecinin sağlam ve kalıcı bir zeminde ilerlemesi, bölgesel krizlerin aşılması ve halkların geleceğinin güvence altına alınması ancak Önder Apo’nun özgür siyasal rolünün topluma ve siyasete kavuşmasıyla mümkündür” diyen İnci, TBMM bünyesinde oluşturulan komisyonun İmralı’da Önder Apo ile ivedilikle görüşmesi gerektiğini söyledi.

İnci, “Bu görüşme ertelenemez bir gerekliliktir. Çözümün anahtarı Türkiye ile sınırlı değildir; Ortadoğu’nun demokratikleşmesinin kapısı da Önder Apo’nun özgürlüğünden geçmektedir” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDARIN PARÇALI DURUŞU ÇÖZÜMÜ TIKIYOR’

Hasan İnci, AKP-MHP bloğunun sürece dair parçalı ve çelişkili tutumunun demokratik çözüm önünde engel oluşturduğunu dile getirerek, “AKP ve MHP’den zaman zaman olumlu söylemler duyulsa da, pratikte hiçbir adım atılmamaktadır. Cumhurbaşkanı başka, parti yönetimi başka, yandaş medya ise bambaşka bir dil kullanmaktadır. Bu parçalı duruş, çözüm iradesinin kurumsal bir nitelik taşımadığını göstermektedir. Devlet Bahçeli’nin açıklamalarının pratik karşılığı bulunmamaktadır. Sürece dair ‘iyi’ demek, sürece ortak olmak değildir” dedi.

‘TÜRKİYE SİYASETİ BARIŞ SINAVINI GEÇEMİYOR’

Açıklamada Türkiye siyasetinin demokratik çözüm ve barış konusunda “iyi bir sınav vermediği” de vurgulandı.
İnci, mevcut siyasi anlayışın kendi krizleri içinde çökeceğini ifade ederek, “Türkiye’de çözüm yönünde yeni bir adım olmadığı açıktır. Önder Apo, çözümün ikinci aşamasını ‘gerekli hukuki adımların atılması’ olarak tanımlamıştır. Bu adımlar atılmadıkça sürecin ilerlemesi mümkün değildir. Biz sadece Kürt halkı için değil, Türkiye ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesi için çağrı yapıyoruz” dedi.

İnci ayrıca sürecin bir kişinin açıklamalarıyla değil, halkların ortak mücadelesiyle ilerleyebileceğini vurguladı.

‘ORTADOĞU İÇİN YENİ PARADİGMA ZAMANI’

Cenevre eylemcileri adına yapılan açıklamada ise, Ortadoğu’daki krizlerin, savaşların ve toplumsal yıkımların aşılması için “yeni bir demokratik paradigma” çağrısında bulunuldu.

“Ortadoğu; savaşların, hegemonik müdahalelerin, devlet krizlerinin ve toplumsal yıkımların merkezine dönüşmüştür. Kalıcı barışın ve halkların ortak yaşamının yolu, yıllardır İmralı’da tecrit edilmeye çalışılan ancak bugün bölge halkları tarafından sahiplenilen özgürlük ve demokratik modernite perspektifinden geçmektedir” ifadelerinin kullanıldığı açıklamanın sonunda, “Önder Apo’nun özgürlüğü hem Türkiye’nin hem de Ortadoğu’nun demokratikleşmesinin anahtarıdır. TBMM Komisyonu derhal İmralı’da görüşme gerçekleştirmeli; çözüm süreci açık, şeffaf ve toplumsal temelli olarak başlatılmalıdır” çağrısı yapıldı.

Tüm demokratik çevreleri, entelektüel kamuoyunu, emek ve özgürlük güçlerini bu tarihsel sorumluluğu üstlenmeye davet eden eylemciler, nöbet eylemini saat 17.00’ye kadar sürdürdü.