GÖRÜNTÜLÜ

Cenevre eylemi: Önder Apo’nun özgürlüğü, Rojava’nın özgürlüğüdür

Bu haftaki nöbeti “Önder Apo’nun özgürlüğü, Rojava’nın özgürlüğüdür” şiarıyla düzenleyen Kürdistanlılar ve dostları, uluslararası kurumları Rojava’da yaşanan insani krize karşı acil sorumluluk almaya çağırdı.

Önder Apo’nun özgürlüğünü sağlamak için İsviçre'nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde 25 Ocak 2021'den bu yana her çarşamba günü gerçekleştirilen Önder Apo’ya Özgürlük Nöbeti, 263. haftasına ulaştı.

Kürdistanlılar ve dostları, Cenevre’de bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde 25 Ocak 2021’den bu yana her hafta Çarşamba günü uluslararası kurumlara Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması kapsamında sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulunuyor.

“Bu haftaki nöbet eylemi, “Önder Apo’nun özgürlüğü, Rojava’nın özgürlüğüdür” şiarıyla başladı ve Rojava devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Açıklama öncesi Cenevre Eylem Komitesi, Rojava’da süren savaşın halk üzerinde yarattığı ağır insani ve sağlık yıkımını belgeleyen dosyayı Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) teslim etti. WHO’nun Cenevre şubesine yapılan teslim sırasında komite üyeleri, yetkililerin dosya karşısında duydukları üzüntüyü dile getirdiklerini aktardı. Komite, uluslararası kurumları Rojava’daki insani krize karşı acil sorumluluk almaya çağırdı.

‘ROJAVA’DA BÜYÜK BİR İNSANİ FELAKET YAŞANIYOR’

Rojava’ya giden heyette yer alan Julien Berthod, bölgede yaşananları şu ifadelerle aktardı:

“Şu anda Rojava’dan bir heyetle birlikte geri dönüyoruz. Orada gerçekten büyük bir insani felaket yaşanıyor. Çok sayıda insan yerinden edilmiş durumda. Yerinden edilen ailelerin ve kişilerin sayısı yüz binlere, hatta daha fazlasına ulaşıyor. Bu, hem silahlı grupların saldırıları, hem sözde Suriye geçiş yönetiminin saldırıları hem de doğrudan Türkiye’nin saldırıları nedeniyle yaşanan gerçek bir insani felakettir.

Rojava’da durum son derece zor. Ancak buna rağmen Kürtler arasında büyük bir dayanışma var. Yerinden edilen insanlar, Qamişlo’daki okullarda ve camilerde misafir ediliyor. Bu dayanışma sayesinde barınan insanlar için çeşitli imkânlar yaratılabiliyor; kıyafetler paylaşılıyor, yemek yapmak için gerekli malzemeler temin edilip paylaştırılıyor.

Kürtler arasında güçlü bir dayanışma bulunuyor ve bu dayanışma İsviçre’ye kadar uzanan kitlesel mobilizasyonlarla da kendini gösteriyor. Nitekim bunu daha önce de gördük. Rojava’da insanlar, İsviçre’de gerçekleştirdiğimiz kitlesel eylemlerden haberdar. Orada karşılaştığımız bir milis, İsviçre’de yaptığımız eylemlerden söz ederek bunun kendisine umut verdiğini söyledi.”

'İKİNCİ BİR ULUSLARARASI KOMPLO DEVREDE'

Cenevre Eylem Komitesi ise yaptığı açıklamada, Rojava’da yürütülen savaşın “ikinci bir uluslararası komplo” olduğunu belirtti. Açıklamada, 1999 yılında Önder Apo’nun Türkiye’ye teslim edilmesiyle gerçekleştirilen ilk komplonun Türkler ile Kürtleri karşı karşıya getirmeyi hedeflediği, ikinci komplonun ise Kürt ve Arap halklarını çatıştırmayı amaçladığı ifade edildi.

Açıklamada, bu stratejinin Ortadoğu’da hegemonik güçler tarafından yürütüldüğü belirtilerek, Rojava’ya yönelik saldırıların bir soykırım konsepti çerçevesinde sürdürüldüğü kaydedildi. Açıklamada, dünyada terör listesinde yer alan ve İdlib’den alınıp Şam’ın başına getirilen HTŞ ve Colani’nin bir yılı aşkın bir süredir halklara katliam ve zulüm uyguladığı, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine de imha konseptiyle saldırılar düzenlediği hatırlatıldı.

KÜRT BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Komite açıklamasında, Kürt halkına birlik çağrısı yapılarak, “Önder Apo yıllar önce Kürtlerin gücünün dört parçada birleşmesinin en önemli görev olduğunu belirtmiştir. Bugün dünyada gördüğümüz en temel gerçek, Kürtlerin bir an önce birleşmesi ve önümüzdeki süreçte hızlı bir şekilde Kürdistan Ulusal Kongresi’nin ilan edilmesi gerekliliğidir. Kürt güçleri birleşmelidir. Bu komploları boşa çıkarmak için Kürtler ve Kürt güçleri birlik içinde hareket etmelidir. Aksi takdirde bu komplocu güçler, katliam konseptiyle bizi yok etme aşamasına getirecektir” vurgusu yer aldı.

Eylem, Cenevre Sosyalist Dernekleri adına konuşan Halima Delimi ve Angelina Marin’in, Rojava’da halkların maruz kaldığı insanlık dışı uygulamalara dikkat çeken konuşmalarıyla sona erdi.