Cezayir’in Kabiliye bölgesi için ‘tek taraflı bağımsızlık’ ilan edildi

Cezayir’in kuzeyindeki Kabiliye bölgesinde faaliyet yürüten Kabiliye’nin Kendi Kaderini Tayin Hakkı Hareketi (MAK), Fransa’da düzenlediği törenle bölgenin bağımsızlığını tek taraflı olarak ilan etti.

MAK, başlangıçta Versailles Kongre Sarayı’nda yapılması planlanan etkinliği, Yvelines Valiliği’nin “kamu düzeni riski” gerekçesiyle getirdiği yasak sonrası son anda başka bir yere taşıdı. Hareket, yasağa karşı idari mahkemeye başvurdu ancak karar tören öncesine yetişmedi.

Özel bir mekanda düzenlenen törende yapılan açıklamalarda, Cezayir yönetiminin etkinliği engellemek için baskı uyguladığı kaydedilirken, MAK yetkilileri bağımsızlığın “tarihsel bir zorunluluk” olduğunu belirtti.

Güvenlik güçlerinin yoğun önlem aldığı etkinlikte, diaspora içinde görüş ayrılıklarının da belirgin olduğu gözlendi.

KABİLİYE FEDERAL CUMHURİYETİ

MAK, 14 Aralık’ta yaptığı bu açıklamayla “Kabiliye Federal Cumhuriyeti”nin kurulduğunu ilan etti. 

Bu adım, hareketin yıllar içinde özerklik talebinden açık bağımsızlık hedefine evrilmesinin sembolik bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Hareketin hedefleri arasında uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmek, Birleşmiş Milletler ve Batılı ülkeler nezdinde tanınma arayışı ve diaspora desteğini güçlendirmek bulunuyor.

YENİ GERİLİM 

Basına yansıyan değerlendirmelere göre bu ilan, kendisini uzun yıllardır “halkların kendi kaderini tayin hakkının savunucusu” olarak tanımlayan Cezayir yönetimi açısından ciddi bir çelişki yaratıyor. 

Gözlemciler, Kabiliye’deki bu çıkışın ülkedeki siyasi gerilimi artırabileceği, muhaliflere yönelik baskıların sertleşebileceği uyarısında bulunuyor.

Bazı analizlerde, Cezayir yönetiminin geçmişte bölgesel ve uluslararası düzeyde bağımsızlıkçı hareketlere verdiği desteğin, bugün Kabiliye meselesi üzerinden geri döndüğü yorumu yapılıyor. 

Özellikle Kabiliye’nin yanı sıra güneydeki Tuareg bölgelerinde yaşanan gelişmelerin, ülke içi istikrar açısından yeni riskler doğurabileceği ifade ediliyor.

MAK’ın ilanının sembolik mi kalacağı yoksa diplomatik ve siyasi somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceği ise önümüzdeki dönemde Cezayir yönetiminin vereceği tepkilere ve hareketin uluslararası alanda yaratacağı etkiye bağlı olacak.

TARİHİ VE SİYASİ ARKA PLAN

Kabiliye, Cezayir’in kuzeyinde, Akdeniz kıyısı ile Atlas Dağları arasında yer alan ve ağırlıklı olarak Amazigh (Berberi) halkının yaşadığı bir bölge. Antik çağlardan itibaren güçlü yerel topluluk yapılarıyla öne çıkan Kabiliye, Roma, Arap-İslam ve Osmanlı dönemlerinde dahi önemli ölçüde özerkliğini korudu. Fransız sömürgeciliği döneminde (1830–1962) bölge, hem askeri direniş hem de kültürel kimliğin korunması açısından merkezî bir rol oynadı; birçok Kabiliye aydını ve militanı Cezayir’in bağımsızlık mücadelesinde ön saflarda yer aldı.

1962’de Cezayir’in bağımsızlığını kazanmasının ardından ise Kabiliye ile merkezi devlet arasında gerilimler ortaya çıktı. Tekçi Arap milliyetçiliğine dayalı devlet politikaları, Amazigh kimliği, dili (Tamazight) ve kültürünün uzun süre resmi olarak tanınmamasına yol açtı. 1980’deki “Berberi Baharı”, 2001’deki “Kara Bahar” ayaklanmaları ve devam eden protestolar, Kabiliye’nin siyasal hafızasında derin izler bıraktı. Bu süreçte bölgedeki talepler kültürel tanınmadan özerklik ve nihayetinde bağımsızlık söylemine evrildi. Günümüzde Kabiliye meselesi, Cezayir’de kimlik, demokrasi ve merkez-çevre ilişkilerinin en tartışmalı başlıklarından biri olmaya devam ediyor.