İspanya ekoloji federasyonu Ecologistas en Acción (Ekolojistler İş Başında), yazılı açıklamayla Rojava’nın demokratik kazanımlarını, devrimci projesini ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından inşa edilen özyönetim modelini savunmak amacıyla Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nin dayanışma çağrısına katıldığını duyurdu.
Açıklamada, Suriye’de 10 yılı aşkın süredir devam eden savaş koşullarına rağmen Rojava’da demokratik ve toplumsal bir deneyimin hayata geçirildiği vurgulandı. Rojava’da komün temelli örgütlenmenin esas alındığı, kadınların yaşamın tüm alanlarında öncü rol üstlendiği, etnik, dini ve cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı eşitlikçi bir sistemin inşa edildiği belirtildi. Doğaya saygıyı esas alan bu modelde, çevre politikalarından sorumlu ve bir bakanlığa eşdeğer konumda olan Ekoloji Konseyi’nin kurulmasının tarihsel bir adım olduğu ifade edildi.
‘SAVAŞ AYNI ZAMANDA EKOLOJİK YIKIMDIR’
Ecologistas en Acción, savaşın yalnızca insani değil, aynı zamanda ekolojik bir felaket olduğuna dikkat çekti. Doğal kaynaklara erişim ve kontrolün savaşın araçları haline geldiği belirtilen açıklamada, Türkiye’nin Fırat Nehri’nin akışını azaltarak Rojava’yı ekonomik ve insani açıdan boğmaya çalıştığı; bölgenin önemli enerji kaynaklarından biri olan Tişrîn Barajı’nın bombalandığı ve Efrîn’de zeytinliklerin kitlesel biçimde yok edilerek yerel ekonominin tahrip edildiği kaydedildi.
‘GERİCİ VE MERKEZİYETÇİ BİR DEVLET PROJESİ DAYATILIYOR’
Açıklamada, Beşar Esad rejiminin düşüşünün ardından gerici ve otoriter dini grupların iktidarı ele geçirmesinin, ideolojilerini paylaşmayan halklar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Bu tehdidin Dürzi, Alevi ve Kürt sivillere yönelik saldırılar ve katliamlarla somutlaştığı belirtildi.
Rojava’daki Özerk Yönetim’in federal, merkezi olmayan, çok uluslu, eşitlikçi ve demokratik bir Suriye perspektifini temsil ettiği vurgulanırken; yeni Suriye devletinin Arap, dini referanslı ve merkeziyetçi bir yapı hedeflediği kaydedildi. Sürecin Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi bölgesel güçlerin yanı sıra Batılı devletlerin onayıyla ilerlediği; Hayat Tahrir el-Şam gibi daha önce terör listelerinde yer alan yapıların “müttefik” ilan edilerek ekonomik yaptırımların kaldırıldığı ifade edildi.
‘DEMOKRATİKLEŞMEYE DAİR İŞARET YOK’
Colani’nin geçiş hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (QSD) arasında Mart 2025’te imzalanan anlaşmanın bazı maddelerine uyulmadığı belirtilen açıklamada, ülkede gerçek bir demokratikleşme sürecinin başladığına dair herhangi bir işaret bulunmadığına işaret edildi. Esad rejimine karşı özgürlük ve demokrasi talebiyle ayağa kalkan kesimlerin umutlarının, HTŞ öncülüğündeki grupların iktidara gelmesiyle boşa çıkarıldığı ifade edildi.
Demokratik bir Suriye umudunun ise bir yandan Rojava’da ve asimilasyona karşı direnen halkların mücadelesinde, diğer yandan kadın özgürlük hareketinde somutlaştığı vurgulandı. Açıklamada, binlerce Arap kadının da dahil olduğu kadın özgürlük sürecinin Rojava sınırlarını aştığı belirtilerek, Kürt kadın hareketinin “Jin, Jiyan, Azadî” (Kadın, Yaşam, Özgürlük) sloganına atıfta bulunuldu. Kadınların, geçmişteki baskı ve şiddet koşullarına geri dönmeye izin vermeyeceği ifade edildi.
Ecologistas en Acción, halkların özgürlük mücadeleleriyle dayanışma içinde olmaya devam edeceklerini belirterek; çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesi, barış ve sosyal adaletin sağlanması, mülteciler ile yerinden edilmiş kişilerin güvenli geri dönüş koşullarının oluşturulması ve siyasi hakları, özgürlüğü ve eşitliği güvence altına alan demokratik modellerin geliştirilmesi için desteklerini sürdüreceklerini kaydetti.
Orijinal metin: Ecologistas en Acción