Almanya’nın Mannheim kentinde, Almanya Kürdistanlı Demokratik Toplum Federasyonu (FCDK-KAWA) ve Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin (TJK-E) organizesiyle Ekim Ayı Şehitleri’ni anma etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe konuşmacı olarak Zîlan Serhed katıldı.
Etkinliğin düzenlendiği salon, şehitlerin fotoğrafları, Önder Apo’nun posteri ve TJK-E ile Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) flamaları ile donatıldı. Anma, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
KOMAW adına bir mesaj okunarak, şehitlere bağlılık ve sürece kararlılıkla devam etme vurgusu yapıldı.
Ardından Mannheim Meclisi adına Cano Yıldız bir konuşma yaptı. Konuşmasında şehitlerin değerlerine sahip çıkmanın önemine vurgu yapan Yıldız, “Bugün hepimiz için şehitlerimize sahip çıkma zamanıdır. Önder Apo’nun 27 Şubat’ta başlattığı demokratik barış sürecine sahip çıkmak, şehitlerin mücadelesine sahip çıkmaktır. Bugün Ekim ayı şehitlerini; Heval Berîtan, Heval Arîn Mîrkan ve binlerce şehidin şahsında anıyoruz. Tüm katılımcıları Mannheim Meclisi adına selamlıyorum.”
‘BÊRÎTAN ÇİZGİSİ KADIN DEVRİMİNİ BÜYÜTTÜ’
Yıldız’ın ardından TJK-E adına Zîlan Serhed söz aldı. Serhed, 25 Ekim 1992’de ihanet çizgisine teslim olmamak için son kurşununa kadar savaştıktan sonra kendisini uçurumdan atan Bêrîtan (Gülnaz Karataş) şahsında tüm özgürlük mücadelesi şehitlerini anarak, onların mücadele çizgisinin kadın devrimi açısından belirleyici bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Serhed, “Bêrîtan teslimiyeti reddeden direniş ruhunun sembolüdür. Daha öğrencilik yıllarında gözaltına alınırken ‘Ben Medlerin torunuyum’ diyerek Kürt halkının tarihsel direniş mirasını sahiplenmişti. 1992 yılında Xakurkê’de kuşatma altındayken düşmanın eline geçmemek için kendisini uçurumlardan bırakması, yalnızca askeri bir duruş değil, ideolojik bir manifestoydu.”
‘KADIN ORDULAŞMASI BERÎTAN DİRENİŞİYLE ŞEKİLLENDİ’
Zîlan Serhad, konuşmasının devamında kadın özgürlük mücadelesinin tarihsel gelişimine değinerek, Bêrîtan’ın eyleminin bu sürecin dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Serhed, şunları belirtti:
“Berîtan’ın direnişi, kadın hareketinin örgütlenmesinde ve YJA Star’ın kuruluşunda belirleyici bir rol oynadı. Onun ardından kadın ordulaşması boyut kazandı ve mücadele kadın öncülüğünde yeni bir aşamaya taşındı. Dağlardan şehir meydanlarına kadar yükselen bu çizgi bugün dünya kadınlarına umut oluyor.”
‘SARA, GURBETELLİ, ARÎN VE HEVRÎN MÜCADELE ZİNCİRİNİN HALKALARIDIR’
Serhed, kadın özgürlük hareketinin öncü isimlerini de anarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Sakine Cansız, bu mücadelenin kurucusu ve kadın özgürlük ideolojisinin ilk taşıyıcısıydı. Gurbetelli Ersöz, kalemiyle direnişi büyüttü. Arîn Mîrkan, bedenini Kobanê’de direnişe dönüştürdü. Meryem, anne kimliğinden devrimci kimliğe geçerek tarihe geçti. Hevrîn Xelef, halklar arasında barış köprüsü kuran bir siyasetçi olarak katledildi ama fikirleri yaşıyor.”
‘ENTERNASYONALİSTLER İNSANLIĞIN ONURUDUR’
Kürt özgürlük mücadelesinin uluslararası dayanışma boyutuna dikkat çeken Serhed, enternasyonalist savaşçılara da değindi: “Andrea Wolf (Ronahî) bir Alman devrimciydi ama yüreği Kürdistan’da attı.
Emine Erciyes, Anadolu’nun Nazlı’sıydı ama Kürt halkının Emine’si oldu. Binlerce enternasyonalist bu mücadeleye katıldı, insanlığın onuru oldular.”
‘KADIN HAREKETİ ÖNDER APO’NUN PARADİGMASIYLA BÜYÜDÜ’
Zîlan Serhed, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Kadın özgürlük çizgisi, Rêber Apo’nun geliştirdiği demokratik modernite paradigmasıyla anlam kazandı. Demokratik konfederalizm fikri kadınlar tarafından yaşama taşındı. Bugün binlerce kadın Bêrîtan’ın, Arîn’in, Sara’nın izinde yürüyor. Şehitlerimizi unutmayacağız, mücadelemizi büyüteceğiz. Onları unuttuğumuz gün kalbimiz kurur.”
Anma etkinliği, Ekim ayı şehitlerinin yaşamını konu alan bir sinevizyon gösterimi ile devam etti; “Bijî Serok Apo”, “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Şehîd Namirin” sloganlarıyla son buldu.