FEDA ve DAKB’den 8 Kasım Köln mitingine çağrı

FEDA ve DAKB, 8 Kasım’da Almanya’nın Köln kentinde gerçekleştirilecek Büyük Barış Mitingi öncesinde bir çağrı yayımlayarak, tüm halkları barış, adalet ve demokratik bir gelecek için bir araya gelmeye davet etti.

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) tarafından yapılan “Barış, Adalet ve Demokratik Geleceğimiz İçin Ortak Çağrı” başlıklı açıklamada, devletin anayasal sorumlulukları gereği eşit yurttaşlık temelinde demokratik ve hukuki düzenlemelerin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğu vurgulandı.

FEDA ve DAKB, Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin halkların kardeşliği için tarihsel bir fırsat sunduğunu belirtti. 26 Ekim itibarıyla güçlerin Medya Savunma Alanları’na çekilmesinin, demokratik siyaset ve toplumsal barışın önünü açan stratejik bir adım olduğu ifade edildi.

Ancak açıklamada, Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun sürecin mimarı olan Önder Apo ile doğrudan görüşmemesinin barış sürecinin inandırıcılığını zedelediği belirtildi. “Barışın ilerlemesi, Sayın Öcalan’ın özgürlüğü ve doğrudan diyalog koşullarının sağlanmasıyla mümkündür” denildi.

Aleviliğin “Yol bir, sürek binbir” anlayışına atıf yapılan çağrıda, Alevi toplumunun barış sürecine aktif destek vermeyi tarihsel, vicdani ve inançsal bir sorumluluk olarak gördüğü vurgulandı. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kürt sorununa kalıcı, demokratik ve hukuka uygun çözümler bulunması yalnızca Kürt halkı için değil, tüm halkların ortak geleceği açısından hayati öneme sahiptir. Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın başlattığı demokrasi ve barış süreci, ancak karşılıklı güven adımlarıyla ve toplumsal katılımla başarılı olabilir. Bu noktada Alevi toplumu olarak bizler, barış sürecine aktif destek vermeyi tarihsel, vicdani ve inançsal bir sorumluluk olarak görüyoruz.”

Çağrı, şu ifadelerle son buldu:

“8 Kasım’da Köln’de gerçekleştirilecek Büyük Barış Mitingi’ne tüm halklarımızı, federasyon yönetimlerimizi, meclislerimizi, inanç kurumlarımızı ve bileşenlerimizi seferberlik ruhuyla, kitlesel ve coşkulu bir katılıma davet ediyoruz.”