FEDA ve DAKB Suriye’de Alevi katliamlarını kınadı, acil çağrı yaptı

Demokratlar Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratlar Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Suriye’de Alevileri hedef alan yeni katliamları kınayarak, “halklara ve tüm demokratik kurumlara acil çağrıda” bulundu.

Yazılı bir açıklama yapan FEDA ve DAKB, “Suriye’de Alevi halkına yönelik zulüm, yangın misali büyüyor. Aylardır Lazkiye’de, Tartus’ta, Hama ve Humus’ta Alevi köyleri ateşe veriliyor; anaların feryadı, evlatların çığlığı göğe yükseliyor” dedi. 

Açıklamada devamla şunlar ifade edildi: “Köyler kuşatılıyor, yollar tutuluyor. HTŞ’nin eli silahlı çeteleri kapı kapı dolaşıp ‘Alevi misin?’ diye sorarak can alan bir vahşet sergiliyor. 

Lazkiye ve Tartus’ta yaşanan katliamlar; Hama, Humus ve çevre köylerde süren saldırılar, Alevi kimliğini yok sayan tekçi ve dışlayıcı zihniyetin acı sonucudur.

Artık saldırılar gizlenmiyor; her şey dünyanın gözü önünde yaşanıyor ve dünya seyretmeye devam ediyor.  Türk devletinin beslediği DAİŞ çetelerinin bu saldırılarda aktif rol oynadıkları bilinmektedir.  

Bizler, kadim inancımızın rızalık, adalet ve insanlık değerleriyle; kadınların öncülüğünde ve halkların dayanışmasıyla bu zulme karşı insanlığı savunan herkesi mücadele etmeye çağırıyoruz. Bu suskunluk masum değildir.

Sessiz kalan, görmezden gelen, durdurma gücü olup da durdurmayan herkes bu suçun ortağıdır. Alevi halkının onuru, direnci ve hakikati karşısında bu utanç yüzlerinizden silinmeyecektir. Çünkü çetelerin bu saldırılarına dur demek insanlığın görevidir. HTŞ canilerine, onlarla birlikte hareket eden ve Türk devletinin desteklediği DAİŞ çetelerine bir kez daha sesleniyoruz:

Alevi canlara yönelik saldırılarınızı derhâl durdurun. Arap Alevilerinin meşru ve demokratik taleplerini tanıyın. Bu toprakların halklarını birbirine düşman etmekten vazgeçin. Farklılıkların tanınması, demokratik birliğin teminatıdır.

Biz Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) olarak açıkça söylüyoruz ve çağrımızdır:

Suriye’de barışın yolu bellidir: Her halkın, her inancın eşit olduğu; kimsenin kimliğinden dolayı öldürülmediği, herkesin söz ve temsil hakkına sahip olduğu bir düzen kurulmadıkça bu yaralar iyileşmeyecektir.

Suriye’de Alevi canlara yönelik katliama karşı, bütün halklar, bütün demokrasi güçleri ses yükseltsin. Başta demokratik Alevi kurumları olmak üzere bütün demokrasi güçleri ve insanlıktan yana olanlar, bulundukları her alanda yapabilecekleri her mücadele yöntemiyle bu saldırılara karşı mücadele etmelidir. Zulüm büyürken susmak, bu yangına ortak olmaktır. Dünya gözünü kapattıkça çeteler cesaret buluyor. Suriye’deki Alevi katliamına karşı hep birlikte dur diyelim! Bu çağrı yalnız Alevilerin değil; vicdanı olan herkesin çağrısıdır.”