Almanya’nın Frankfurt kentinde bugün, Suriye’de Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve benzeri silahlı grupların Alevi sivillere yönelik saldırıları protesto edildi. Gallusanlage meydanında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Kongra Star, Demokratik Birlik Partisi (PYD), Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (ASAFB) ve çok sayıda kurumun ortak çağrısıyla düzenlenen mitinge geniş katılım sağlandı. Miting alanında saldırılarda katledilen Alevi sivillerin fotoğrafları taşındı.
Yapılan konuşmalarda, HTŞ’nin Alevi toplumuna yönelik saldırıları “insanlık dışı ve kabul edilemez” olarak nitelendirildi. Kurumlar, uluslararası kamuoyu ve insan hakları kuruluşlarını sorumluluk almaya çağırdı.
Suriye’de geçici hükümete bağlı grupların Humus, Hama ve diğer bölgelerde Alevilerin yoğun yaşadığı mahallelere ağır saldırılar düzenlediği, can kayıpları ve yaralıların bulunduğu belirtilen konuşmalarda, çok sayıda Alevi yurttaşın zorla yerinden edilmeye çalışıldığı, ev ve işyerlerinin ateşe verilerek tahrip edildiği ifade edildi.
AABK adına yapılan açıklamada, HTŞ ve benzeri radikal örgütlerin şiddetinin tüm topluluklar için tehdit olduğu vurgulanarak, “Bu saldırılar yalnızca Alevilere değil, bütün insanlığa yönelmiş ağır bir hukuk ihlalidir. Uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır” denildi.
Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’nun ise Suriye’nin çeşitli bölgelerinde artan saldırılara ilişkin yazılı açıklaması okundu. Açıklamada, Alevilere yönelik yakma, kaçırma, işkence ve zorla yerinden etme vakalarının “kimliğe dayalı, sistematik ve insanlığa karşı suç niteliğinde” olduğu belirtildi.
Federasyon açıklamasında, Alevi toplumunun adalet, güvenlik ve eşit yurttaşlık taleplerinin altı çizilerek, Suriye’nin çok-kimlikli yapısının federal ve adem-i merkeziyetçi bir düzenle güvence altına alınması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “Tüm Suriye halklarını — Alevi, Sünni, Dürzi, Kürt, Êzidî, Hristiyan, Süryani ve diğer bileşenleri — demokratik ve barışçıl ortak mücadeleye çağırıyoruz” denildi.
Açıklamanın sonunda, “Ya birlikte var olacağız ya da hiç kimse güvende olmayacak” mesajı verilirken, Alevi toplumunun kimliğini ve insan onurunu barışçıl yollarla savunmaya devam edeceği ifade edildi.