Halep’teki katliam İsveç parlamentosunun gündemine taşındı

Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergar’ın yanıtlaması için verilen soru önergesinde Halep’te Kürtlere ve diğer toplumlara karşı yapılan saldırılar dile getirilerek İsveç devletinin bakanlığın ne gibi bir diplomatik girişimde bulunacağı soruldu.

Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallerindeki Kürtlere dönük saldırı ve katliamlar birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi İskandinavya’daki Kürtler tarafından da öfke dolu protestolarla kınandı. 

Halep’teki saldırılar İsveç parlamentosunun da gündemine taşındı. Sosyal Demokrat Milletvekili Kadir Kasırga, Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergar’ın yanıtlaması için soru önergesi verdi. 

Kürt ailelerinin yanı sıra dini topluluklar olan Hristiyan ve Êzidî ailenin de evlerini terk etmek zorunda kaldığını ifade eden Kadir Kasırga bu durumun Kürtler, Hristiyanlar, Aleviler ve Dürziler için sistematik şiddet ve zulüm modeli olduğunu belirtti.

Milletvekili Kasırga’nın verdiği önergenin bazı bölümleri şöyle:

''İsveç, insan haklarının, azınlık haklarının ve uluslararası insancıl hukukun korunması konusunda uzun zamandır net bir çizgiye sahiptir. İsveç ayrıca, Suriye Demokratik Güçleri'ni de içeren IŞİD/DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun bir parçasıdır; bu da İsveç'in Suriye'de istikrar, sivillerin korunması ve insan haklarına saygı için harekete geçme sorumluluğunu daha da vurgulamaktadır.” 

Bu bağlamda, Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard'a şu soruyu sormak istiyorum:

Bakan, İsveç'in Suriye'deki aktörlerle olan temaslarının ve diplomatik ilişkilerinin, etnik ve dini azınlıkların haklarına saygıya açıkça bağlı olmasını ve Halep'te ve ülkenin diğer bölgelerinde sivillere yönelik şiddetin derhal sona erdirilmesi için çalışmasını sağlamak amacıyla hangi önlemleri almayı planlıyor?’'

İsveç parlementosundaki diğer birçok Sosyal Demokrat ve Sol Parti milletvekilleri de yaptıkları açıklamalarda Halep’teki katliamdan dolayı HTS’yi kınayan mesajlar yayınladı.