KON-MED’den direnişi büyütme çağrısı

KON-MED, Rojava’da Türk destekli silahlı grupların saldırılarının arttığını vurgulayarak Almanya’daki kurum ve halkı direnişi büyütmeye çağırdı.

Almanya Kürdistanlı Toplumlar Konfederasyonu (KON-MED), Rojava’da son dönemde artan saldırıları “büyük kaygı ve endişe verici” olarak nitelendirdi. Açıklamada, geçici Suriye hükümeti ile HTŞ ve SMO gibi çetelerin, Türk devletinin desteğiyle Rojava’ya yönelik kapsamlı saldırılar gerçekleştirdiği belirtilirken, uluslararası güçlerin sessizliğinin bu saldırılara zemin hazırladığı vurgulandı. KON-MED, Almanya’daki kurumları ve halkı Rojava’ya sahip çıkmaya, direnişi yükseltmeye ve kamuoyunu harekete geçirmeye çağırdı.

Açıklama şöyle:

“Son günlerde Rojavada yaşanan gelişmeleri büyük kaygı ve endişeyle takip ediyoruz. Geçici Suriye hükümeti, HTŞ ve SMO gibi silahlı grupların, Türk devletinin açık desteğiyle birlikte Rojava’ya yönelik saldırıları giderek artmaktadır. Uluslararası güçlerin sessizliği ise bu saldırıların önünü açmaktadır.

Saldırılar ilk olarak Halep’te başlamış, ardından Dêrazor, Reqa ve Tişrîn Barajı hattına yayılmıştır. Bu saldırılar, Kürt halkını hedef alan, planlı ve kapsamlı bir kuşatma girişiminin parçasıdır. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), tüm bu saldırılara karşı büyük bir direniş sergilemektedir. Ancak sahadaki gelişmeler, kirli ve kapsamlı pazarlıkların yürütüldüğünü açıkça göstermektedir.

Rojava Özerk Yönetimi’nin seferberlik ilanı, halkın varlığına ve kazanımlarına yönelik tehdidin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koymaktadır.

KON-MED olarak, Almanya’daki tüm kurumlarımızı, meclislerimizi ve tüm bileşenlerimizi, ve Almanya’da yaşayan tüm halkımızı kesintisiz biçimde Rojava’ya sahip çıkmaya, Kobanê ruhuyla alanlara akarak mücadeleyi büyütme ve direnişi yükseltmeye ve kamuoyunu harekete geçirmeye çağırıyoruz.

Kürt halkı, dünyanın en barbar örgütlerinden biri olan DAİŞ’e karşı yalnızca kendi varlığını değil, tüm insanlığı savunmuş, bu uğurda ağır bedeller ödemiştir. Bugün bu fedakârlıklar karşısında sergilenen uluslararası sessizliği kabul etmiyoruz.

Uluslararası güçler, kendi öncülük ettikleri anlaşmalara sahip çıkmalı; Rojava’ya yönelik saldırılara karşı açık ve net bir tutum almalıdır. Aksi hâlde yaşanacak her ihlalin ve insanlık suçunun sorumluluğu, bu sessizliğe ortak olanların üzerinde olacaktır.”