Kürt aktivistlerin duruşması yarına ertelendi

İngiltere’de 6 Kürt aktivistin “PKK üyeliği” iddiasıyla Old Bailey’de yargılandığı dava başladı. Yaklaşık üç ay sürmesi beklenen dava, Kürt toplumuna yönelik kriminalizasyonun yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.

İngiltere’de Kürt halkının siyasal ve demokratik mücadelesini doğrudan hedef alan tarihi bir dava Londra’da başladı. “PKK üyesi olmak ve PKK adına faaliyet yürütmek” iddiasıyla yargılanan 6 Kürt aktivistin davası, başkent Londra’daki Merkezi Ağır Ceza Mahkemesi Old Bailey’de görüldü.

27 Kasım 2024'te Kürt kurumlarına ve Kürt aktivistlerin evlerine yönelik gerçekleştirilen kapsamlı polis baskınlarında gözaltına alınan Kürt aktivistler, aylar boyunca ağır şartlı tahliye koşulları altında tutuldu. Bugün başlayan duruşmada, Ali Poyraz, Ercan Akbal, Türkan Özcan, Agit Karataş, Berfin Kurban ve Mücahit Sayak ile avukatları mahkeme salonunda hazır bulundu.

5 Nolu duruşma salonunda görülen davanın ilk gününde 12 kişilik jüri seçimi yarına ertelendi. Jüri seçimiyle başlayacak davanın yaklaşık üç ay sürmesi bekleniyor.

Savcılık makamı, binlerce sayfadan oluşan dosyaya dayanarak Kürt aktivistleri “örgüt üyeliği” ile suçlarken, dava Kürt toplumuna yönelik kriminalizasyon politikalarının yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.

Mahkeme, duruşmayı ertesi gün sabah saatlerinde devam etmek üzere sonlandırdı.

NE OLMUŞTU?

27 Kasım 2024 sabahı İngiltere genelinde 700 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş, Kürt Toplum Merkezi ile 6 Kürt aktivistin evleri basılmıştı. Operasyonlar sırasında Kürt Toplum Merkezi günlerce polis ablukası altında tutulmuş, toplumda büyük bir tepki ve endişe yaratılmıştı.

Gözaltına alınan Kürt aktivistler iki hafta boyunca tutulduktan sonra şartlı tahliye ile serbest bırakılmış, ancak günlük imza verme zorunluluğu, elektronik kelepçe ve akşam saatlerini kapsayan ev hapsi gibi ağır kısıtlamalara maruz bırakılmışlardı.

Kürt halkının demokratik örgütlenme hakkını ve siyasal faaliyetlerini hedef alan bu dava, İngiltere’de yaşayan Kürt toplumu tarafından yakından takip edilirken, dava sürecinin ifade özgürlüğü ve siyasal faaliyetler açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor. Kürt kurumları ve halk meclisleri, davaya karşı dayanışma ve demokratik kamuoyu oluşturma çağrılarını sürdürüyor.