GÖRÜNTÜLÜ

Londra’da binlerce Kürdistanlı Rojava için sokaklara indi

Londra’da bir kez daha bir araya binlerce Kürdistanlı, yaptıkları yürüyüş ve mitingde “Bijî Berxwedana Rojava” diyerek Rojava’nın statüsü garanti altına alınana kadar “direnişe devam” mesajı verdi.

İngiltere’nin başkenti Londra’da “Kürtlere karşı savaşa son” ve “Defend Rojava” (Rojava’yı savun) sloganı ile  binlerce Kürdistanlı Marble Arch İstasyonu önünde bir araya geldi. Yoğun yağmura rağmen Kürdistanlılar bir kez daha genciyle yaşlısıyla işçisiyle esnafıyla, “Bijî Berxwedana Rojava” diyerek alanda buluştu.

Gençlerin YPG kıyafetleri ile kadınların yöresel kıyafetleri ile katıldığı eylem, Ey Reqîb marşı eşliğinde Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. 

Üzerinde Rojava şehitlerinin resimlerinin bulunduğu pankartlar taşıyan kitle, sık sık “Bijî Berxwedana Rojava”, “Bijî Rojava”, “Bijî Kürdistan”, “Kurdistan Yek e”, “Hands off Rojava”, “Terörist Colani”, “Terörist Erdoğan” sloganları attı. Kürdistanlılar, Rojava şehitlerinin yer aldığı pankartların yanı sıra, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Colani’ye yönelik tepkilerin yer aldığı pankart ve dövizler taşıdı. 

Kürdistanlıların Rojava’nın statüsünün garanti altına alınmasının talebinin öne çıktığı eylemde, sık sık Rojava marşları çalındı.  Kürdistanlıların eylemine yoğun ilgi gösterildi.

Burada bir araya gelen binlerce Kürdistanlı Londra’nın en popüler caddesi olan Oxford Street üzerinden Trafalgar Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında binlerce bildiri dağıtılırken, kitle “Bijî Berxwedana Rojava” sloganı ile adeta sokaklar inletti. 

Binlerce Kürdistanlının yürüyüşü Trafalgar Meydanı’nda sona erdi. Burada düzenlenen mitingde Kürdistani kurumlar adına ortak bir açıklama okundu. 

Rojava’ya yönelik saldırıların bir “güvenlik operasyonu” değil, Kürt halkının özgürlük iradesini ezmeyi hedefleyen açık bir işgal ve imha politikası olduğu vurgulanarak,  “Türk devleti ve ona bağlı cihatçı çeteler, Halep’ten Kobani’ye kadar Kürt halkının kazanımlarını yok etmeyi amaçlayan planlı bir saldırı yürütmektedir. Kadın özgürlüğünü, halkların eşitliğini ve demokratik öz-yönetimi esas alan Rojava Devrimi, bu yüzden hedef alınmaktadır. Açıkça söylüyoruz; Rojava yalnız değildir. Rojava, Kürdistan’dır; Kürdistan halklarının onurudur” dedi. 

Kobanê’nin kuşatma altına alınması, sivillerin suya, gıdaya ve ilaca erişiminin engellenmesinin savaş suçu olduğu ifade edilen konuşmada, “Uluslararası güçlerin sessizliği bu suçlara ortaklıktır. Bizler, Kürdistan’ın dört bir yanından halk olarak, bu saldırıları asla kabul etmiyoruz. Dayatılan cihatçı zihniyeti, inkâr ve imha siyasetini tanımıyoruz. Meşru haklarımız güvence altına alınana kadar mücadeleden geri durmayacağız” denildi. 

 Civaka Azad adına bir konuşma yapan Baran Karakoçan da  Rojava’da direnen özgürlük savaşçılarını ve Rojhilat’taki halk direnişini selamlayarak konuşmasına başladı. Tarih boyunca Kürtler hakkında birçok kez imha kararı verildiğine dikkat çeken Karakoçan, “Ancak hiçbir zaman başaramadılar. Bugün de direnen savaşçılar direnişleriyle Kürtler hakkında verilen yok etme kararını durdurdular. Amerika, Fransa ve birçok devlet, yapılan anlaşmanın garantörü olduklarını söylüyorlar. Buradan onlara sesleniyoruz; sözünüzün arkasında durun. Kürtler ve Kürdistan hakkında verdiğiniz olumsuz kararları kabul etmiyoruz. Biz sizden savunma ve destek istemiyoruz. Hep beraber sesleniyoruz! Rojava’nın statüsünü tanıyın” diye kaydetti. 

Türk devletine de seslenen Karakoçan, “Kürtlere ve Kürdistan’a karşı yürüttükleri düşmanlık politikasını sonlandırın. Eğer barış istiyorsanız Rojava’nın statüsünü tanıyın. Kuzey Kürdistan’daki süreç için resmi ve somut adımlar atın. Önder Apo’yu İmralı zindanından çıkarın. Şunu bilin, irademizi teslim alamazsınız! Şehitlerimize söz vermişiz. Tüm dünya bile bize saldırsa özgür bir yaşam ve özgür bir vatan idealimizden vazgeçmeyeceğiz. Ya özgürlük ya özgürlük” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından Kürdistanlılar, alkış, slogan ve marşlar eşliğinde eylemlerini sürdürdü.