GÖRÜNTÜLÜ

Lozan Üniversitesi’nde ‘Rojava ve Ortadoğu için Alternatifler’ konferansı düzenlendi

KURD-UNIL öncülüğünde gerçekleştirilen konferansta Rojava’nın siyasi modeli, bölgedeki güncel gelişmeler ve uluslararası dayanışma ele alındı. Konuşmacılar, Rojava’nın sabit bir model değil, sürekli evrilen bir süreç olduğuna dikkat çekti.

İsviçre’deki Lozan Üniversitesi bünyesinde faaliyet yürüten Lozan Üniversitesi Kürt Öğrenciler Derneği (KURD-UNIL) öncülüğünde, “Rojava ve Ortadoğu için Alternatifler” başlıklı bir konferans düzenlendi. Etkinlikte Ortadoğu uzmanı Prof. Joseph Daher, siyaset bilimi doktora öğrencisi Rüştü Demirkaya, Rojava’dan dönen aktivist Julien Berthod ve KURD-UNIL üyesi Ruken Azik konuşmacı olarak yer aldı.

ROJAVA’DA SAVAŞ, ABLUKA GÜNLÜK YAŞAMI ŞEKİLLENDİRİYOR

Rüştü Demirkaya, Rojava’nın coğrafya, siyasi deneyim ve politik varlık mücadelesini kapsayan çok boyutlu bir alan olduğunu belirtti. Rojava’nın hem tarihi Kürdistan’ın hem de modern Suriye’nin bir parçası olduğunu, savaş, abluka ve ambargoların günlük yaşamı şekillendirdiğini vurguladı.

Demirkaya, Rojava’nın bir siyasi deneyim olarak yerel konseyler, komünler, eş başkanlık sistemi ve kadınlara özel kurumlarla toplumsal çoğulculuğu desteklediğini söyledi. Rojava’nın aynı zamanda yıllarca göz ardı edilen Kürtlerin politik bir özne olarak var olma mücadelesinin güncel bir aşamasını temsil ettiğini ifade etti.

Rojava’nın ortaya çıkışını, Suriye’de Kürtlerin tarihsel olarak vatandaşlık ve siyasi haklardan nasıl dışlandığı üzerinden değerlendiren Demirkaya, 1962’deki Hesekê nüfus sayımı ve 2004 Qamişlo olaylarının Kürtlerin kolektif taleplerinin reddedildiğini ve alternatif bir siyasi zeminin gerekliliğini gösterdiğini kaydetti.

Demirkaya, Rojava’yı bir “alternatif” olarak değerlendirirken üç temel ekseni öne çıkardı: tabandan örgütlenme ve yerel yönetim, kadın özgürlüğü ve savaş koşullarında siyasi çoğulculuğu sürdürebilme kapasitesi. Ancak savaş, ambargo ve ekonomik kısıtların bu süreci kırılganlaştırdığını belirtti.

AVRUPA’DA DÜZENLENEN EYLEMLER BÖLGE HALKI İÇİN MORAL OLDU

Konferansta konuşan Ruken Azik, derneğin 2025’te Lozan Üniversitesi’nde kurulduğunu hatırlatarak, hem kültürel dayanışma hem de politik bir varoluş mücadelesi yürüttüklerini vurguladı. 6 Ocak’ta Kuzey ve Doğu Suriye’de başlayan yeni çatışma dalgasına dikkat çeken Ruken Azik, Halep, Reqa ve Dêrazor hattında yaşanan gelişmelerin bölgesel güç dengeleriyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti.

Ruken Azik, Rojava halkının 2012’den beri süregelen öz savunma ve örgütlenme deneyiminin son saldırılar karşısında da kendini gösterdiğini ifade etti. Avrupa’da, özellikle İsviçre’de düzenlenen eylemlerin bölge halkı için moral ve güç kaynağı olduğunu dile getirdi.

‘ROJAVA SÜREKLİ EVRİLEN BİR SÜREÇ’

Julien Berthod, Rojava ve Hewlêr ziyaretlerinden elde ettiği gözlemleri paylaştı. Yerinden edilen sivillerin binlercesinin evsiz kaldığını ve yeni Suriye yönetiminin kendilerinden para talep ettiğini aktardı. Berthod, Avrupa’daki enternasyonalist dayanışmanın bölge halkına güç ve moral sağladığını vurguladı ve Rojava’dan çektiği görüntüleri salonda izleyicilerle paylaştı.

Prof. Joseph Daher ise, yeni Suriye yönetiminin Alevi, Dürzi ve diğer azınlıklar üzerinde uyguladığı politikaları, Türkiye ve ABD desteğiyle Kürtler üzerinde de sürdürdüğünü belirtti. Sözde bazı hakların tanınmasına rağmen uygulamada ciddi eksiklikler olduğunu ifade etti.

Konferansın sonunda katılımcılar, Rojava’nın sabit bir model olmadığını, sürekli evrilen bir siyasi süreç olduğunu vurguladı. Etkinlik, “Bijî Berxwedana Rojava” sloganıyla sona erdi.