Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürt halkına yönelik saldırılar, Avrupa’nın farklı kentlerinde protesto edildi. Eylemlerde, saldırıların DAİŞ çizgisindeki cihadist çeteler tarafından gerçekleştirildiği belirtilerek, Türk devletinin desteği ve uluslararası güçlerin sessizliği kınandı.
LYON
Fransa’nın Lyon kentinde, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kent merkezindeki Bellecour Meydanı’nda protesto edildi. Lyon Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin çağrısıyla düzenlenen eylem, Kürdistan Devrim Şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Eylemde yapılan konuşmalarda, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) öncülüğünde DAİŞ çizgisindeki cihadist çeteler tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi. Konuşmacılar, HTŞ’nin isim ve söylem değişiklikleriyle kendisini meşrulaştırmaya çalışsa da ideolojik ve pratik olarak DAİŞ geleneğinin devamı olduğunu vurguladı. Bu yapıların uluslararası güçler tarafından desteklendiği ya da bilinçli biçimde görmezden gelindiği belirtilerek, uluslararası sessizliğin sivillere yönelik saldırıları teşvik ettiği dile getirildi.
Eylemde Sosyalist Kadın Meclisi imzasıyla okunan açıklamada, Kürt halkının Rojava’da 14 yılı aşkın süredir sürdürdüğü kurtuluş ve özgürlük mücadelesinin insanlık tarihinde önemli bir yere sahip olduğu vurgulandı. Cihadist, gerici ve faşist yapılara karşı verilen bu mücadelenin kadın ve erkek binlerce Kürt gencinin yaşamını yitirmesi pahasına yürütüldüğü, bu nedenle mücadelenin yalnızca Kürt halkının değil tüm insanlığın özgürlük mücadelesi olduğu ifade edildi.
Açıklamada, gelinen aşamada cihadist yapıların Alevilere, Dürzilere ve Kürtlere yönelik saldırılarının arttığına dikkat çekilerek, özellikle son bir haftadır Türk devletinin desteğini alan DAİŞ ve HTŞ bağlantılı çetelerin Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde çocuk, kadın demeden sivilleri hedef aldığı, ağır silahlarla gerçekleştirilen saldırıların açık bir katliam niteliği taşıdığı belirtildi. ABD, Avrupa ve uluslararası güçlerin yaşananlara karşı seyirci kaldığı ifade edilerek bu tutum eleştirildi.
Konuşmalarda saldırıların temel amacının, binlerce bedel ödenerek elde edilen Rojava kazanımlarını ortadan kaldırmak olduğu vurgulandı. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye dönük saldırıların Kürt halkının öz yönetim, öz savunma ve demokratik yaşam iradesini hedef aldığı, bunun Rojava Devrimi’ni tasfiye etmeye dönük kapsamlı bir planın parçası olduğu ifade edildi. Teslim olmayarak direnen, savaşan ve şehit düşen direnişçilerin mirasına sahip çıkılacağı, bu mücadelenin yarım bırakılmayacağı ve devrimci mirasın korunmasının tüm Kürt halkı ile dostları için tarihsel bir sorumluluk olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca Kürt sorununun demokratik ve siyasal çözümü için devam eden sürece rağmen Türk devletinin somut adım atmadığı kaydedilerek, çözümün Kürt halkı ve demokratik dost çevrelerin ortak ve örgütlü mücadelesiyle mümkün olacağı vurgulandı. Bu çerçevede Önder Apo’nun çağrısının Ortadoğu’da statükonun kırılması, kapitalist yayılmacılığın engellenmesi ve demokratik komünal sistemin gelişimi açısından tarihsel bir fırsat olduğu ifade edildi. Açıklama, Rojava’da halklara yönelik saldırıların durdurulması, Türk devletinin DAİŞ ve HTŞ’ye verdiği desteğin ifşa edilip engellenmesi, Avrupa devletlerinin saldırılara karşı net tutum alması ve Rojava statüsünün tanınarak her türlü desteğin sağlanması çağrılarıyla son buldu. Ayrıca 13 yıl önce Paris’te Kürt kadınlarına yönelik gerçekleştirilen katliam kınanarak faillerin açığa çıkarılması talebi yinelendi.
Eylem, “Bijî Berxwedana Rojava” ve “Şehîd Namirin” sloganlarıyla sona erdi.
ATİNA
Yunanistan’ın başkenti Atina’da yaşayan Kürdistanlılar ve dostları, işgalci Türk devletinin desteğiyle Geçici Şam Hükümetine bağlı çete gruplarının Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde gerçekleştirdiği katliamları protesto etmek amacıyla meclisin önünde yer alan Syntagma Meydanında toplanarak protesto eylemi düzenledi. Yürüyüş, her iki mahallede fedai eylemi gerçekleştiren beş Asayiş gücü anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Atina DTKM öncülüğünde gerçekleşen eyleme, Türk devletinin Suriye ve Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına karşı tutum alan demokratik kitle örgütleri, Atina’da bulunan PYD Temsilciliği katıldı.
Burada yapılan konuşmalarda, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de sivillere yönelik gerçekleştirilen saldırıların açık bir savaş suçu olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, Türk devletinin desteklediği çetelerin kadın, çocuk ve yaşlı demeden halka yönelik vahşet uyguladığını belirterek, uluslararası güçlerin ve devletlerin sessizliğinin bu katliamlara onay anlamına geldiğini ifade etti.

Eylemde yapılan açıklamalarda, “Avrupa’nın ve dünyanın onurunu koruyan Kürtler, bugün tüm dünyanın gözü önünde katlediliyor” denildi. Kameralar önünde “Kürtlere onur borcumuz var” diyen güçlerin, bugün Kürt halkına yönelik soykırım politikalarında başrol oynadığına dikkat çekildi.
Açıklamalarda ayrıca, her iki mahallede direnen Kürt direnişçilerine ve çetelere karşı fedai eylemi gerçekleştiren beş direnişçinin anısına bağlı kalınacağı vurgulanarak, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişinin sahiplenileceği mesajı verildi.
Eylem, uluslararası kamuoyuna ve demokratik güçlere yönelik güçlü bir çağrıyla sona erdi: “Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de yaşanan katliamlar sorumlusu işgalci Türk devleti ve desteklediği çeteler yargılanmalı, Kürt halkının onurlu direnişi yalnız bırakılmamalıdır.
Yaklaşık bir buçuk saat süren eylemin sonunda, alana HTŞ bayrağıyla gelen bir provokatör, HTŞ ve Colani lehine sloganlar attı. Provokasyon girişimi üzerine alanda gerginlik yaşandı. Eylemcilerin tepkisiyle karşılaşan kişi, polis müdahalesi ile alandan uzaklaştırıldı.
Yaşanan gerginliğin ardından eyleme destek veren enternasyonalist gruplar, “Kürdistan’a özgürlük” sloganları atarak protestoya destek verdi. Eylem, saldırıların durdurulması ve Halep’teki Kürt mahallelerinde yaşayan sivillerin korunması çağrısıyla sona erdi.
BREGENZ
Avusturya’nın Bregenz kentinde, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılar bir yürüyüşle protesto edildi.
Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüş, Bregenz tren istasyonundan başlayarak Vorarlberg Eyalet Parlamentosu önüne kadar sürdü. Yürüyüş Kürdistan devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Sara Kültür Derneği adına Bavê Serbest Abdulkerim, KDP-S (Suriye Kürdistan Demokratik Partisi) adına Kemal ve Avusturya Sosyalistleri adına Anna Almanca birer konuşma yapıldı.
Yapılan açıklamada, Halep’te ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik devam eden saldırılar en sert şekilde kınandı.
Açıklamada “Sara Kültür Derneği (Avusturya) ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) olarak, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz. Bu saldırılar doğrudan sivilleri hedef almakta, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmektedir. Evler yıkılmakta, insanlar yaşamını yitirmekte ve göçe zorlanmaktadır. Kürt halkı, Rojava’da DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyle yalnızca kendi halkını değil, tüm insanlığı savunmuştur. Bugün Kürt mahallelerine saldıran güçler, aynı aşırıcı ve insanlık dışı zihniyetle hareket etmektedir. Türkiye hükümetinin izlediği politikalar çatışmayı daha da derinleştirmekte, barış umutlarını zayıflatmaktadır. Avusturya hükümetini, parlamentoyu, medyayı ve kamuoyunu bu saldırıları açıkça kınamaya ve sivil halkın korunması için sorumluluk almaya çağırıyoruz. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halkıyla dayanışma içindeyiz. Kürt halkının barış, adalet ve onurlu yaşam mücadelesi desteklenmelidir.“ denildi.
Yürüyüş, “Bijî Berxwedana Rojava”, “Bijî Yekîtiya Gelê Kurd” ve “Bijî Serok Apo” sloganları eşliğinde sona erdi.
BELFAST
Kuzey İrlanda’nın başkenti Belfast’ta belediye binası önünde bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları protesto etti. Eylem, direnişte komutanlarından şehid Ziyad Heleb’in şahsında Kürdistan Devrim Şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Eylemde YPG ve YPJ ile Kürdistan bayrakları taşınırken sık sık “Bijî Berxwedana Rojava”, “Bijî Yekîtiya Gelê Kurd” ve “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı.
MALMÖ
İsveç’in Malmö kentinde, Kürt gençlik hareketinin çağrısıyla düzenlenen mitingde, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik Suriye geçici hükümetine bağlı silahlı çete saldırıları protesto edildi. Etkinliğe Kürdistanlılar ve dostları katıldı.
Mitingde yapılan konuşmalarda, Halep’teki Kürt mahallelerine gerçekleştirilen vahşi saldırılara sert tepki gösterildi. Direniş sırasında şehit düşenler anılırken, başta komutan Ziyad olmak üzere tüm özgürlük mücadelesi şehitleri saygıyla yad edildi. Konuşmacılar, fedai ruhlu direnişçilere sahip çıkıldığı sürece Kürt halkının ve Kürdistan’ın özgürlüğe kavuşacağı mesajını verdi.
Etkinlikte söz alan bir anne, yaşanan katliamın sorumlularını kınayarak, başta Türk devleti olmak üzere koalisyondaki garantör devletlerin saldırılara doğrudan veya dolaylı destek verdiğine dikkat çekti.
Miting, “Bijî berxwedana Rojava” ve “Bijî berxwedana Kurd û Helebê” sloganlarıyla sona erdi.
ERFURT
Almanya'nın Erfurt kentinde, Türk devletinin güdümündeki çetelerin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırısını, Erfurt merkez tren istasyonunda gerçekleştirdiği mitingle protesto etti.
REGENSBURG
Almanya’nın Regensburg kentinde ve çevresinde yaşayan yüzlerce Kürt, Halep’teki Kürt mahallelerinde DAİŞ çeteleri tarafından gerçekleştirilen katliamları protesto etmek amacıyla bir araya geldi.
Protestoda öne çıkan mesaj, “Kürtler birdir; Rojava’ya sıkılan kurşun bize sıkılmıştır” oldu. Eylemciler, Kürt halkına yönelik saldırılara karşı birlik ve dayanışma mesajı verdi.
LONDRA
İngiltere’nin başkenti Londra’da, Kürt Halk Meclisleri Kültür Komitesi öncülüğünde BBC binası önünde düzenlenen eyleme Rojava, Bakur, Başûr ve Rojhilat’tan yüzlerce Kürt katıldı. Eylemde sivillerin kuşatma ve bombardıman altında olduğu vurgulanırken, uluslararası toplumun sessizliği eleştirildi.
Yapılan açıklamada, HTŞ bağlantılı silahlı gruplar ve Şam geçici yönetimine bağlı güçlerin, Türk devletine ait dronlar, tanklar, topçu birlikleri ve ağır silahların desteğiyle mahallelere saldırdığı kınandı. Açıklamada, yoğun nüfuslu bu sivil bölgelerin kadın, çocuk ve yaşlılar için yaşanmaz hâle getirildiği ve uluslararası insani hukukun ihlal edildiği belirtildi.
Halep İç Güvenlik Güçleri komutanlarından Ziyad Heleb’in halkları savunurken şehit düştüğü hatırlatılırken, Şêxmeqsûd Güvenlik Güçleri’nin sivilleri korumak için büyük fedakârlıklar yaptığı ve direnişin meşru olduğu vurgulandı.
Eylemciler, uluslararası topluma çağrıda bulunarak saldırıların durdurulmasını, sivillerin korunmasını ve saldırılara karışan grupların teşhir edilmesini talep etti. Açıklama, “Bu suçlar karşısında sessiz kalmak suç ortaklığıdır. Siviller hedef değildir. Direniş terörizm değildir. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê için adalet” sözleriyle sona erdi.
Eylem boyunca “Jin, Jiyan, Azadî”, “Bijî Berxwedana Rojava”, “Özgür Rojava” ve “Bijî Kurdistan” sloganları atıldı.
LİVERPOOL
İngiltere’nin Liverpool kentide Civaka Azad eş sözcüleri Êrîş Silêmanî ve Cûdî Rojava, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırıların bir soykırım girişimi olduğunu belirterek, direnişin meşru ve onurlu olduğunu vurguladı.
Eylemciler, Birleşik Krallık hükümetini ve uluslararası kurumları sessizliği bozarak harekete geçmeye çağırdı.
GLASGOW
İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen eylemde Kürt Halk Meclisi üyesi Mustafa Dersim konuştu. Dersim, Kürt halkının tarih boyunca saldırılar karşısında teslim olmadığını ifade ederek, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’deki direnişin tüm Kürt halkının onuru olduğunu dile getirdi.
CARDIFF
Galler’in Cardiff kentinde ise Kürtler ve Kürt dostları araç konvoyu oluşturdu. Ardından yapılan basın açıklamasıyla, Halep’teki saldırılar ve Rojhilat’ta yaşanan baskılar protesto edildi. Eyleme birçok demokratik kitle örgütü ve kurum destek verdi.
Eylem boyunca sık sık “Bijî Berxwedana Şêxmeqsûd”, “Bijî Berxwedana Gelê Kurd”, “Bijî Berxwedana Rojava”, “Bijî Berxwedana Rojhilat” ve “Şehîd Namirin” sloganları atıldı.
ÖREBRO
İsveç’in Örebro kentinde, Türkiye devletine bağlı çetelerin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları protesto edildi. Kent merkezindeki Voghustorget Meydanı’nda gerçekleştirilen eyleme Kürdistanlılar ve dostları katıldı.
Eylem, devrim şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Açılışta konuşan yerel Halk Meclisi Eşbaşkanı Cemal Akad, kitleyi selamlayarak Türkiye devletinin çeteleri tarafından gerçekleştirilen vahşi saldırıları sert bir dille kınadı.
İsveç Diplomasi Koordinasyonu üyesi Rıdvan Altun, İsveççe yaptığı konuşmada, Türkiye devletinin saldırıları ile Avrupa ve ABD devletlerinin izlediği politikaların Kürdistan genelinde yükselen devrimci dalganın önünü alamayacağını söyledi. Altun, hegemon güçlerin ve bölgesel işbirlikçilerinin kirli hesaplar içinde olduğunu belirterek, insanlık güçlerine ve bulundukları ülkelerdeki toplumların dayanışmasına güvendiklerini ifade etti. Kürt halkının birliği ve ittifaklarıyla Ortadoğu’ya barış ve huzurun geleceğini vurguladı.
Eylemde konuşan İsveç Sol Partisi üyesi ve Örebro Belediyesi yöneticisi Martha Wicklund ise Doğu Kürdistan’daki direnişlere destek verdiğini belirterek, Türkiye devletine bağlı çetelerin saldırılarını sert biçimde kınadı. Wicklund, Kürt özgürlük hareketiyle tanışmasının kendisinde barışçıl ve sosyalist bir yaşama dair umutları büyüttüğünü dile getirdi.
YNK temsilcisi Ferhan Şêx de yaptığı konuşmada Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişini selamladıklarını belirterek, bu direnişe verilecek en güçlü karşılığın Kürt birliğini daha da güçlendirmek olduğunu söyledi.
Eylem, direnişe sahip çıkma ve dayanışma sloganlarıyla sona erdi.
GRONINGEN
Hollanda’nın Groningen kentinde yaşayan Kürdistanlılar, Kuzey ve Doğu Suriye ve Halep'te yaşanan saldırılara ve vahşete karşı protesto yürüyüşü gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı güçlü bir tepki ortaya konuldu.
Yürüyüşte yapılan açıklamalarda, binlerce bedel ödenerek elde edilen Rojava kazanımlarının bugün Türkiye Cumhuriyeti destekli cihadist grupların hedefi haline geldiği vurgulandı. Kadınların öncülüğünde ve halkların kararlı direnişiyle inşa edilen özgürlük, eşitlik ve birlikte yaşam iradesinin sistematik saldırılarla yok edilmek istendiğine dikkat çekildi.
Eylemciler, Rojava’da inşa edilen demokratik ve özgür yaşam modelinin yalnızca Rojava halkına değil, tüm ezilen halklara ait ortak bir umut ve ilham kaynağı olduğunu belirtti. Bu kazanımlara yönelik saldırıların açık bir soykırım girişimi ve insanlık suçu olduğu ifade edildi.