Almanya’nın Mannheim kentinde, güncel siyasal sürece ilişkin geniş katılımlı bir halk buluşması gerçekleştirildi. Panel, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Etkinliğe halkın yoğun katılımı dikkat çekti.
Saygı duruşunun ardından söz alan siyasetçi Faysal Sarıyıldız, konuşmasında Önder Apo’nun öncülük ettiği Barış ve Demokratik Toplum Sürecine değinerek, bunun yalnızca Kürt halkı için değil, tüm Ortadoğu halkları için tarihsel bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
SARIYILDIZ: KÜRTLER DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜN TAŞIYICISIDIR
Sarıyıldız, “Rêber Apo diyor ki, artık Ankara’dan biri gelip Kürdistan’ı yönetemez. Ortadoğu’da en güçlü siyasal aktör artık Kürtlerdir. Kürtler bugün sadece kendi halkları için değil, bütün bölge halkları için demokratik bir çözümün taşıyıcısıdır” dedi.
Türk halkının da önemli bir kısmının barış sürecinden yana olduğunu ifade eden Sarıyıldız, “Bugün Türkiye toplumunun yaklaşık yarısı sürecin barışla sonuçlanmasını istiyor. Ancak bir kesim, devleti bahane ederek ırkçılığı ve nefret siyasetini körüklüyor” sözleriyle mevcut siyasal kutuplaşmaya dikkat çekti.
Sarıyıldız, son günlerde yeniden gündeme gelen Önder Apo’nun 1996’da gazeteci Fatih Altaylı’ya verdiği röportajı hatırlatarak, “O gün Önder Apo’nun söyledikleri bugün hala geçerlidir. Çözüm, barış ve halkların kardeşliği anlayışı artık daha somut bir zemine oturmuştur” dedi.
Konuşmasının sonunda Sarıyıldız, “Ortadoğu’da Önder Apo’nun felsefesi ve pratiği olmadan gerçek bir çözüm olmaz. Bugün Alevilerden Dürzilere, Araplardan Avrupalılara kadar herkes Kürtleri ciddiye alıyor” diyerek sürecin uluslararası boyutuna dikkat çekti.
GÖK: FEDAKARLIK OLMADAN ÖZGÜRLÜK OLMAZ
Sarıyıldız’ın konuşmasının ardından söz alan KON-MED Eşbaşkanı Kerem Gök, mevcut süreci Önder Apo’nun analizleri doğrultusunda değerlendirdi. Gök, “Bugün yaşadığımız dönem sadece Kürt halkı açısından değil, tüm Ortadoğu halklarının geleceğini belirleyen tarihsel bir süreçtir. Her birey bu süreci doğru anlamalı ve etrafına anlatmalıdır” dedi.
27 Şubat çağrısına da değinen Gök, “Bu çağrı bir tarih değil, bir yeniden inşa çağrısıdır. Hem Kürt halkının dayanışmasını büyütmüş hem de dünya kamuoyunun dikkatini Kürt sorununun demokratik çözümüne çevirmiştir” ifadelerini kullandı.
Gök, inkar ve imha politikalarının artık işlevsiz hale geldiğini, halkın bilinçlenip örgütlü bir güce dönüştüğünü vurguladı: “Sayın Öcalan’ı halktan koparmaya çalışan tüm psikolojik savaş yöntemleri boşa çıkarılmıştır. Onun iradesi, tüm imha politikalarını boşa çıkarmıştır.”
Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmelere değinen Gök, “Rojava’da yaşananlar, Önder Apo’nun onlarca yıl önce ortaya koyduğu demokratik toplum paradigmasının pratik yansımalarıdır. Kadın özgürlüğü ve halkların eşitliği bugün artık Ortadoğu’nun ortak talebidir” dedi.
Sürecin fedakarlık ve zamana ihtiyaç duyduğunu ifade eden Gök, “Fedakarlık olmadan özgürlük olmaz. Bu, halkımızın yüzyıllık mücadelesinin bize bıraktığı en büyük derstir” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.
‘ÖNDERLİĞİN ÖZGÜRLÜĞÜ HALKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR’
Gök, konuşmasını 8 Kasım Köln yürüyüşüne katılım çağrısıyla sonlandırarak, şöyle dedi: “Bu yürüyüş sadece bir miting değil, tarihsel bir irade beyanıdır. Herkes bulunduğu yerden bu yürüyüşe destek vermeli. Çünkü Önderliğin özgürlüğü, halkların özgürlüğüdür.”
Etkinlik, alkışlar ve “Bijî Serok Apo” sloganları eşliğinde sona erdi.