GÖRÜNTÜLÜ

Paris banliyöleri Rojava için harekete geçti-YENİLENDİ

KCK’nin Rojava Devrimi’ni savunma çağrısının ardından Fransa’nın birçok kentinde eylemler düzenlendi. Paris’in, Melun, Drancy ve Villiers-le-Bel banliyölerinde gerçekleştirilen protestolarda, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı direniş çağrısı yapıldı.

KCK’nin Rojava Devrimi’ni savunma ve seferberlik çağrısının ardından Avrupa’daki Kürdistanlılar eylem dalgası başlattı. Fransa’nın başkenti Paris ve çevresindeki banliyölerde sokağa çıkan kitleler, Türk devletinin güdümündeki HTŞ’ye bağlı çetelerin  Rojava’ya yönelik saldırılarını protesto ederek direnişin büyütüleceği mesajını verdi.

MELUN

Eylemlerin Paris’teki duraklarından biri Melun banliyösü oldu. Saat 15.00’te Melun Garı önünde bir araya gelen Kürdistanlılar, işgalci çete saldırılarına karşı miting düzenledi.
Mitingde konuşan Melun Halk Meclisi Eşbaşkanı Bahoz Berken, Rojava’da ilan edilen seferberliğe Avrupa’dan güçlü bir yanıt vereceklerini belirterek, “Rojava kazanımlarına saldırı olduğu müddetçe bizler de her an alanlarda olacağız” dedi.

DRANCY

Paris'in Drancy bölgesinde Drancy Demokratik Toplum Meclisinin acil eylem çağrısına karşılık Drancy'de yaşayan Kürtler, Demokratik Kürt Kültür Derneği önünde bir araya geldi. Burada toplanan kitle, Drancy belediyesi önüne kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş esnasında "Bijî Berxwedana Rojava", "Bijî Berxwedana QSD", "Rojava Rojhilat e, Kurdistan Yek Welat e", "Şehîd Namirin" ve "Bijî Serok Apo" sloganları atıldı.

Daha sonra belediye önünde CDK-F Eş Başkanı Azad Doğan açıklama yaptı. Doğan konuşmasında şunları söyledi:

"Kürtler olarak yıllarca savaşıyoruz, direniyoruz. DAİŞ'e karşı savaştık, bu savaş ilk savaş değildi son da olmayacak. Bugün HTŞ çeteleri kutsal topraklarımız olan Rojava'ya vahşice, barbarca saldırıyor. Tabii ki biz bu saldırıların ne anlam taşıdığını çok iyi biliyoruz. Bu basit bir çete saldırısı olarak ele alınacak bir şey değildir, şu anda büyük bir uluslararası komplo ile karşı karşıyayız. Tüm halkımız bunu bilmelidir ve bu bilinçle seferberlik ruhu ile alanlara akmalıdır. Tüm dünya şunu bilsin ki Kürtler 60 milyondur. 60 milyon bir halkı bitiremezsiniz. Topraklarını işgal edemezsiniz. Bu halk buna müsade etmeyecektir. Dehaqları gördük, Saddamları gördük; geldiler gittiler, bunlar da gidecekler. Kürdistan bin yıllardır faşizme karşı direniyor. 

Rojava'da kahraman savaşçılarımız mevzilerde savaşıyor, direniyor. Savaşçılarımız Kürtlerin onuru için savaşıyor. Onları selamlıyoruz. Kürtlerin düşmanları, Kürtleri katledenler iyi bilmelidir. Direneceğiz ve kazanan biz olacağız."

Drancy Demokratik Toplum Meclisi adına ise açıklama yapan Cuma Subaşı şunları söyledi:

"Buradan Fransa devletine bir çağrımız var, Bataclan'da, Charlie Hebdo'da katledilen insanlar şu an Şam hükümeti adını alan HTŞ zihniyeti ile aynı zihniyeti paylaşan DAİŞ tarafından katledildiler. Bugün bunlar yine Rojava'da halkı katlediyor. Biz diyoruz ki Bataclan'da katledilenler de Charlie Hebdo'da katledilenler de bizim canlarımızdır. Çünkü biz Kürtler insanlıktan yana olan bir toplumuz. Sizlerden de beklentimiz bu vahşete dur demenizdir" dedi.

VILLIERS-LE BEL

Genel eylemlerin ardından harekete geçen gençler, Villiers-le-Bel–Arnouville tren garında rayları bloke etti. Kısa süreliğine tren seferlerinin durduğu eylemde, “Rojava’yı savun” sloganlarıyla işgale karşı sessiz kalınmaması çağrısı yapıldı.

VILLENEUVE

Villeneuve Demokratik Kürt Toplum Meclisi’nin çağrısıyla Villeneuve Belediyesi önünde bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti. Eylemde sık sık “Bijî Berxwedana Rojava” ve “Bijî Berxwedana QSD” sloganları atıldı.

Villeneuve Demokratik Toplum Meclisi adına yapılan açıklamada Fransa hükümetine çağrıda bulunularak, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rojava halkıyla dayanışma yönündeki açıklamasının olumlu ancak yetersiz olduğu belirtildi. Açıklamada, “Sayın Macron’un açıklamasını gördük. Rojava halkıyla dayanışma içinde olduğunu söylüyor. Biz bu açıklamayı anlamlı buluyoruz. Fakat bu açıklama yeterli değildir. Macron Erdoğan’la iletişime geçmeli; insan onurunu koruyan, Kürt halkına karşı yürüttüğü faşizan politikayı ve katliamları durdurması gerektiğini söylemelidir. Fransa devletinden beklentimiz bu yöndedir” denildi.

Açıklamada, Kürt halkının ve savunma güçlerinin yalnızca DAİŞ benzeri cihadist yapılara karşı bedel ödediklerinde tanınmasının kabul edilemez olduğu vurgulanarak, “Kürt halkını, QSD, YPG ve YPJ’yi sadece cihadistlere, vahşilere, tecavüzcülere, kadın, çocuk ve yaşlı düşmanlarına karşı durduklarında tanımak olmaz. Bugün bir katilin, bir tecavüzcünün devlet başkanı olarak görülmesini kabul etmiyoruz, bunu kınıyoruz. Böyle bir şahsiyeti Suriye halklarına layık görmüyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın devamında Kürt halkına da çağrı yapılarak, “Konum fark etmeksizin, diasporada, dünyanın neresinde olursa olsun Kobanê ruhuyla Rojavalı çocuklara, annelere ve savaşçılarımıza sahip çıkmalıyız. Demokratik haklarımızı kullandığımızda Erdoğan’ı ve çetelerini durduracağız. O zaman Rojava’ya bir adım dahi atamayacaklar. Bu temelde bu yaklaşımları kınıyoruz” denildi.

Eylem, Rojava ve QSD ile dayanışma sloganlarıyla sona erdi.