Fransa’nın Strasbourg kentinde, HTŞ bünyesindeki cihatçı çetelerin ve Türk devletinin Rojava’ya dönük saldırıları ile Kürt halkına yönelik katliam girişimleri, düzenlenen yürüyüş ve mitingle protesto edildi.
Binlerce kişi, dört parça Kürdistan’dan Kürtlerin ve dostlarının katılımıyla Place Dauphine’de bir araya gelerek yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca, Kürdistan’da yaşanan katliamlara dikkat çeken sloganlar atıldı. Kitle, “Yek e, yek e, Kurdistan yek e”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Jin, jiyan, azadî”, “Katil Colani, katil Erdoğan” sloganlarıyla şehir merkezine yürüdü.
Yürüyüş boyunca hazırlanan broşürlerle kitle çalışması yürütülürken, okunan metinlerde HTŞ bünyesindeki silahlı grupların ve Türk devletinin Kürtlere dönük saldırıları, Rojava’daki işgal politikaları ve bölgede yaşanan insan hakları ihlalleri teşhir edildi.
ÇETELERİ MİLYONLARCA EURO İLE DESTEKLEYEN AB’YE: YAZIKLAR OLSUN SİZE’
Yürüyüşün ardından Place Kléber’de düzenlenen miting, dört parça Kürdistan’da yaşamını yitirenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Sloganların hiç susmadığı mitingde yapılan konuşmalarda, uluslararası kamuoyuna ve özellikle Fransa ile Avrupa Birliği’ne sert mesajlar verildi.
Mitingin ilk konuşması, DEM Parti Avrupa Konseyi Temsilcisi Fayık Yağızay tarafından yapıldı. Yağızay konuşmasında şu çağrıları öne çıkardı:
“Bu insanlar bize saldırabilir, halkımızı katledebilir. Bu yüzden siz sorumlusunuz! Bu insanları durdurun! Şimdi! Bu insanları durdurun! Benim çağrım Avrupa Birliği’ne. Avrupa Birliği, Halep’te soykırım yaşanırken, en üst düzey temsilcisini Şam’a gönderip rejimle görüşerek desteğini artırıyordu. Halep’te yaşanan soykırım hakkında tek bir kelime etmeden 620 milyon avro destek verdiler. Yazıklar olsun size!
Bu saldırının sorumlusu sizsiniz! Bu insanları bize saldırmaları için siz cesaretlendirdiniz! Bunu yalnızca kendi siyasi çıkarlarınız için yaptınız!
Sayın Macron, bu saldırının sorumlusu sizsiniz! Çünkü Colani’yi Paris’e kırmızı halıyla davet eden sizdiniz. Onu meşrulaştıran, uluslararası alanda tanıtan siz oldunuz. Ve o da bu görüşmelerin ardından Fransızların tutuklanması talimatını verdi.
Bu nedenle bu saldırının sorumluluğu size aittir. Bu insanlar tutuklanmalıdır! Hesap vermelidir!”
EEVL MİLLETVEKİLİ: ROJAVA’DA BİZ KAZANACAĞIZ
Strasbourg’da düzenlenen mitingde konuşan EEVL (Europe Écologie – Les Verts / Yeşiller) milletvekili Sandra Regol, Fransa hükümetine sert eleştiriler yönelterek Kürt halkının yanında olduklarını vurguladı.
Miting alanında yaşanan gerginliklere değinen Regol, taşıdığı üç renkli milletvekili kuşağıyla saldırganlarla katılımcıların arasına girdiğini ve bunun amacının polise, Kürt halkının yalnız olmadığını göstermek olduğunu söyledi. Gecikmesi nedeniyle özür dileyen Regol, “Önemli olan, bugün burada dayanışmayı güçlü biçimde gösterebilmek” dedi.
Konuşmasında Kürt halkının tarihsel mücadelesine dikkat çeken Regol, şu ifadeleri kullandı:
“Kürtlerin kimseye, nasıl bir toplumda yaşamak istediklerini anlatmak için ihtiyacı olmadı. Haklarını talep etmek ve uygulamak için kimseye ihtiyaçları olmadı. Rojava gibi eşsiz bir toplumsal modeli yaratmak için de kimseye ihtiyaçları olmadı.”
Uluslararası dayanışmanın zorunlu olduğunu vurgulayan Regol, “İşte tam da bu nedenle yanınızdayız. Sizin yerinize değil, sizinle birlikte mücadele etmek için buradayız” diye konuştu.
Fransa hükümetine çağrıda bulunan Regol, Paris yönetiminin terörle mücadele söylemiyle çeliştiğini belirterek, “Eğer gerçekten terörle mücadele edilseydi, bugün Rojava’da olurduk. Suriye ve Türkiye hükümetlerine açık biçimde ‘dur’ denirdi” dedi.
On yılı aşkın süredir Kürt halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden Regol, “Bugün Rojava’nın çöküşün eşiğinde olması, bu kayıtsızlığın sonucudur” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Sizin gücünüz olağanüstü. Bugün burada olduğu gibi Fransa’nın birçok kentinde düzenlenen mitingler gösteriyor ki, siz kazanacaksınız, biz kazanacağız.”
Fransa’da milletvekili Emmanuel Fernandez’i temsilen yapılan konuşmada, Kürt halkıyla dayanışmanın süreceği vurgulandı. Konuşmada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün Strasbourg’un sesi, çok açık ve güçlü bir şekilde, Emmanuel Macron hükümetine Kürt halkının yanında durma, IŞİD’e karşı vazgeçilmez bir müttefik olan Kürtlerle dayanışma içinde olma ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni derhal toplayarak uluslararası koruma güçlerinin devreye sokulmasını talep etme çağrısında bulunmaktadır. Mücadelenizde artık yalnız olmamalısınız.”
ANTİFA: ROJAVA DİRENİŞİN TOPRAĞIDIR
Mitingde konuşan Antifa aktivisti Cem Yoldaş, HTŞ lideri Colani’nin meşru bir siyasi figür olmadığını vurgulayarak Suriye’de yaşanan ağır insan hakları ihlallerine dikkat çekti.
“Alevilere yönelik kaçırma, işkence ve cinsel saldırılar yaşanıyor. Babaları, kardeşleri, kız kardeşleri HTŞ milisleri tarafından kaçırılan, tecavüze uğrayan Alevilerle dayanışma içindeyim. Aynı şekilde Colani’nin şiddetine maruz kalan Dürzi halkıyla da dayanışma içindeyim.”
“Rojava direnişin toprağıdır” diyen Yoldaş, 2015 Suruç katliamını hatırlatarak Kobanê’nin bugün yeniden cihatçı tehdit altında olduğunu vurguladı ve uluslararası dayanışma çağrısında bulundu.
KOBANÊLİ ŞÊXÎ: BU BİR SAVAŞ DEĞİL
Mitingde konuşan Rojava’dan Kürt yurttaş Muhammed Şexi, bölgede yaşanan ağır saldırıları ve insani krizi anlattı:
“Elektrik yok, su yok, gıda yok. Çocuklarımız bombaların sesiyle uyanıyor, annelerimiz her sabah sevdiklerini kaybetme korkusuyla güne başlıyor.”
“Siviller doğrudan hedef alınıyor. Yerleşim alanları, hastaneler, okullar bombalanıyor. Bu bir savaş değil, halkın toplu şekilde cezalandırılmasıdır. Bu açıkça bir insanlık suçudur.”
FUAF EŞİT BAŞKANI: SESSİZLİK SUÇA ORTAKLIKTIR
FUAF Eşit Başkanı Erhan Aydın, konuşmasında Suriye’de Aleviler, Kürtler, Dürziler, Êzidîler ve diğer azınlıkların kimlikleri nedeniyle hedef alındığını vurguladı:
“Bugün Suriye’de, dünyanın gözleri önünde çocuklar öldürülüyor, anneler evlatsız bırakılıyor, topraklar sessiz çığlıklarla doluyor. Yaşananlar bir istatistik değil, açık ve ağır bir insanlık dramıdır.”
Aydın, HTŞ, El Kaide ve DAIŞ gibi yapıların meşrulaştırılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Sessizlik suça ortaklıktır; tanıklık ise direniştir” dedi.
Konuşmaların ardından sahnelenen sembolik tiyatro gösterisi, alanda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Gösteride, HTŞ çetelerinin bir Kürt kadın savaşçının örgülü saçını keserek kadın özgürlük mücadelesini hedef alması canlandırıldı. Kadın bedenine ve kimliğine yönelik bu saldırı, binlerce kişinin tanıklığında güçlü bir şekilde teşhir edildi.
Gösterinin hemen ardından alandaki kadınlar saçlarını yeniden örerek, “Jin, jiyan, azadî” sloganları eşliğinde direniş kararlılığını haykırdı. Bu sembolik eylemle, cihatçı saldırılara ve erkek egemen şiddete karşı kadınların özgürlük mücadelesinden asla vazgeçmeyeceği vurgulandı.