TJK-E’den Köln yürüyüşüne ‘güçlü katılım’ çağrısı

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü talebi kapsamında Umut Hakkı’nın tanınması için Almanya’nın Köln kentinde 8 Kasım’da yapılacak yürüyüşe “güçlü katılım” çağrısında bulundu.

TJK-E yaptığı yazılı açıklamada, Köln yürüyüşünün “çok büyük anlam ve öneme” sahip olduğunun altını çizerek, “Köln’den sesimizi hem Önder Apo’ya hem Ankara hem de Avrupa ülkelerine duyuracağız” dedi. 

Açıklamada şunlar ifade edildi:

“Önder Apo tarafından ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ olarak isimlendirilen yeni dönemin başlangıcı üzerinden bir yıl geçti. 

Bu süreç içerisinde, Önder Apo ve Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin attığı mühim adımlar doğrultusunda önemli gelişmeler de sağlandı. Bu gelişmeler başta kadınlar olmak üzere halklarda savaş, imha ve inkardan uzak, barış, özgürlük ve eşitlik temelinde demokratik yaşam umutlarını büyüttü. Ancak bu umutların gerçekleşmesi için daha fazlasına ihtiyaç vardır. 

Her şeyden önce sürecin siyasal ve hukuki bir zemine dayandırılması gerekmektedir. Yani sürecin ilerleyebilmesi için Türk devletinin demokratik siyasetin yolunu yasal adımlarla açmasını lazım. Önder Apo ve Kürdistan Özgürlük Hareketi bunun için çok büyük adımlar attılar. Bizim için Türk devletinin bu sürece yaklaşımının temel göstergesi, Önder Apo’nun koşullarıdır. 

Biz Kürt kadınları ve halkı olarak Önder Apo’yu başmüzakereci olarak görüyoruz. Ancak Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleştirilmesini hedefleyen bu süreç, başmüzakereciyi esaret ve tecrit koşulları altında tutarak yürütülemez. Müzakere masası zindanda kurulamaz. Sadece silahların susturulmasını değil, gerçek bir toplumsal barış ve demokratik düzenin kurulmasını amaçlayan görüşme sürecinin resmi müzakerelere evrilmesi lazım. Baş müzakereci olan Önder Apo ise engelsiz-sınırsız çalışma koşullarına sahip olmalı. Yani fiziki olarak özgür olmalı. Sürecin başarı şansı buna bağlıdır. 

İmralı tecrit ve esaret sistemi koşulları altında Önder Apo’nun rolünü oynayamayacağını, önceki görüşme süreçlerinin tecrübelerinden biliyoruz. Barış ve demokratik çözüm çabalarının bu kez gerçekten bir sonuca evrilmesi için gereken koşulların Türk hükümeti ve Meclis tarafından siyasal ve hukuksal yönden yaratılması şarttır. Bu konuda ısrarcıyız. Bunun ‘maksimalist bir talep’ olduğunu da asla kabul etmiyoruz. Tersine, bu asgari bir koşuldur. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan Umut Hakkı’nın uygulanması da bunun gereğidir. 

Bizler, bu talep ve yaklaşımımızı daha güçlü ve ses getirici bir biçimde duyurmak için 8 Kasım’da Köln’de Özgürlük Yürüyüşü’nde buluşacağız. Avrupa’nın dört bir yanından Köln’e akarak Önder Apo’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum sürecinin sadece destekçisi değil, tarafı ve taşıyıcısı olduğumuzu göstereceğiz. Barış ve Demokratik Çözüm sürecinin başarması için Önder Abdullah Öcalan’a özgürlük diyeceğiz. 

Aynı zamanda, Önder Apo’nun 27 Şubat Çağrısı ve PKK’nin 12. Kongre kararlarına destek açıklamasında bulunan Avrupa devletlerini kriminalizasyon politikalarına artık son verip Kürt sorununun demokratik ve barışçı çözümünü aktif desteklemeye çağıracağız.

Avrupa Konseyi’nden Umut Hakkı bağlamında oyalamacı duruşunu terk edip sorumluluğunu yerine getirmesini isteyeceğiz. 

8 Kasım yürüyüşü bu anlamda çok büyük anlam ve öneme sahiptir. Köln’den sesimizi hem Önder Apo’ya hem Ankara hem de Avrupa ülkelerine duyuracağız. Bu sesin heybetli bir şekilde yankılanması için güçlü katılım sağlamamız elzemdir. Bu anlamda TJK-E olarak başta Avrupa’da yaşayan Kürt kadınları olmak üzere bütün halkımızı, çocuklarımızı, gençlerimizi ve dostlarımızı, barış isteyen herkesi 8 Kasım’da Köln’de düzenlenecek Özgürlük Yürüyüşü’ne katılmaya çağırıyoruz. Kimse ‘ben katılmazsam da olur’ dememeli. Tersine, damla damla deniz olup buradan İmralı’ya akacak bir irade gösterelim. 

Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün anlam ve önemini dile getireceğimiz rengarenk pankart ve dövizlerimizle oluşturacağımız insan seli ile Köln’de bir kez daha yer yerinden oynasın!”