TJK-E ve KCDK-E, Önder Apo’ya yönelik 15 Şubat 1999 uluslararası komplosunun 27’nci yıldönümü dolayısıyla 14 Şubat’ta yapılacak yürüyüşe ilişkin ortak bir açıklamada bulundu.
Açıklamada şunlar ifade edildi: “15 Şubat, uluslararası kapsamda gizli ve kirli bir stratejinin üzerinden hesaplanan ve gerçekleştirilen bir komplodur. Uluslararası güçler, bölge gericilikleri ve işbirlikçilerle Ortadoğu'yu yeniden dizayn etmek için Önder Abdullah Öcalan ve Kürt özgürlük hareketini tasfiye etmek için komplo gerçekleştirmişlerdir.
Ekonomik, siyasi çıkarlar uğruna ABD, Rusya ve Avrupa devletlerinin her türlü demokratik insani değerleri nasıl ayaklar altına aldığı 15 Şubat komplosuyla açığa çıkmıştır. Tamda bu nedenle 15 Şubat komplosu demokrasi, özgürlük ve tüm insani değerlere karşı işlenen bir suç olmuştur.
Önder Abdullah Öcalan’ın şahsında Kürt halkının geleceği karartılmak ve yok edilmek istenmiştir. 15 Şubat Kürt soykırımı niteliğinde bir hedefle donatılmıştır. Bugün Rojava’da yaşanan saldırı ve imha planı bunu açık olarak gözler önüne sermektedir.
15 Şubat 1999’da gerçekleştirilen uluslararası komplonun devamı olarak 5 Ocakta 2026’da Türk devletinin lojistik desteğiyle barbar DAİŞ artıkları Rojava’ya dönük işgal saldırısı başlatmışlardır. Kürt soykırımını gerçekleştirme hedefli olan bu saldırı dalgası uluslararası komplonun yeni aşamaya geçişi olmuştur.
Başta ABD olmak üzere, Avrupa ve tüm dünyanın bilgisi dahilinde sürdürülen komplo Önder Öcalan’ın fikirlerinin hayat bulduğu Rojava’yı hedefleyerek komployu tamamlamak istemiştir. Acımasız bir şekilde mücadelemize ve halkımıza karşı sürdürülen uluslararası komplo büyük bir karşı koyuşla cevap bulmuştur. Halkımız Önder Abdullah Öcalan’ın etrafında kenetlenerek yükselttiği direniş ile boşa çıkarmıştır.
Rojava Devrimi, Kobanê, Şengal direnişi ve Önder Abdullah Öcalan’ın gelişmelere yön veren rolü, uluslararası komplonun boşa çıkarılmasında temel rol oynamıştır. Bu nedenle mücadelemiz sürdükçe komplo çeşitli şekilde ortaya çıkarak devam etmektedir. Önder Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması komplonun bir bütün olarak bertaraf olmasını sağlayacaktır.
Kürdistan'ın dört parçası ve Avrupa’da Önder Abdullah Öcalan’a özgürlük şiarı bu anlamda anlamını, kapsamını, sokaklarda ve meydanlarda ki mücadeleyi daha da yükseltmeyi önümüze temel bir görev olarak koymaktadır.
Önder Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus fikrinin temelini oluşturan kadın öncülüklü bir yaşamın örülmesi, gerici sistemler ve kapitalist modernitenin kadın üzerindeki tüm baskıların kalkması için ısrarla mücadele ederek irademizi ortaya koymalıyız. Kürt kadınlarının özgürleşme mücadelesine büyük katkısı olan Önder Abdullah Öcalan’ın sahiplenilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu nedenle ‘Jin Jiyan azadî’ sloganı etrafında kadın özgürlüğünü daha gür haykırmalıyız.
Rojava’yı savunma mücadelesi dört parça Küridstan’dan halkımızı yek vücut olarak bir araya getirmiştir. Halkımız sokaklar yek Kurdistan olmuştur. Attıkları sloganlarla bize dayatılan parça dayatmasını paramparça etmiştir. Rojava’yı sahiplenmekle aslında uluslararası komploya karşı net birlik mesajı vermiştir.
Önder Abdullah Öcalan işkence sistemi karşısındaki en büyük direnişi demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmasıyla insanlık için başka bir dünyanın mümkün olabileceği umudu ve inancını yeşertmiştir. Önder Öcalan toplumla bütünleşerek varlığı ve düşünceleriyle toplumu etkilemektedir. Rojava’daki kadın devrimi, Rojhilat’tan dünyaya yayılan “Jin Jiyan azadî” sloganı bunu göstermektedir.
Bu yüzyılı kazanmak için Önder Öcalan’ın fiziki olarak özgür olması şart ve bunun için her alanda mücadeleyi büyütülmeliyiz. Bu vesileyle TJK-E ve KCDK-E olarak Avrupa’da yaşayan halkımızı ve dostlarımızı 14 Şubat günü Fransa’nın Strasbourg kentinde gerçekleştirilecek Önder Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Rojava’ya Statü yürüyüşüne seferber olmaya çağırıyoruz.”