GÖRÜNTÜLÜ

Toulouse’da bini aşkın kişi Rojava’ya destek için yürüdü

Fransa’nın Toulouse kentinde bini aşkın kişi, Rojava direnişinin yalnız olmadığı vurgulayarak, mücadelenin her alanda sürdürüleceği mesajını verdi.

Fransa’nın Toulouse kentinde yaşayan Kürdistanlılar, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı seferberlik eylemlerini sürdürüyor. Gün içerisinde TJK-F Beritan Kadın İnisiyatifi öncülüğünde bir yürüyüş ve miting düzenlendi.

Eyleme Toulouse ve çevresinde yaşayan Kürdistanlıların yanı sıra France Insoumise, Fransa Komünist Partisi (PCF), Nouveau Parti Anticapitaliste (NPA), Secours Rouge, Révolution Permanente ve antikapitalist çevreler güçlü destek verdi. Jean Jaurès Meydanı’nda başlayan yürüyüş, Gare de Marengo’da sona erdi. Yaklaşık iki buçuk saat süren eyleme bini aşkın kişi katıldı.

Yürüyüş boyunca okunan metinlerde, Rojava’ya yönelik devam eden saldırıların bölge halklarını hedef aldığına dikkat çekilerek, bu saldırıların Kürt halkına karşı yürütülen imha ve inkâr politikalarının bir parçası olduğu vurgulandı. Açıklamalarda, kadın öncülüğünde inşa edilen demokratik ve özgürlükçü sistemin hedef alınmasının tesadüf olmadığı ifade edildi.

Okunan metinlerde ayrıca uluslararası güçlerin ve Avrupa devletlerinin sessizliğinin saldırıları cesaretlendirdiği belirtilirken, halkların ortak mücadelesinin ve uluslararası dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı. Rojava direnişinin yalnız olmadığı vurgulanarak, mücadelenin her alanda sürdürüleceği mesajı verildi.

Eylem alanında Kürdistan şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Saygı duruşunun ardından konuşmalara geçildi.

Yürüyüş boyunca “Kobanê, Rojava, Résistance”, “Rojava, Rojava, Solidarité”, “Vive la résistance du peuple kurde”, “Kurdistan, Kurdistan, Unité Yekîtî”, “Rojava vaincra ; Rojava vivra”, “YPG, YPJ”, “Kurdistan yek welat e”, “Solidarité internationale”, “Bijî berxwedana Rojava” ve “Jin, Jiyan, Azadî” gibi Rojava ile dayanışmayı ve Kürt halkının direnişini selamlayan sloganlar atıldı.

Rojava ile dayanışma eyleminde NPA adına konuşan Thomas, Suriye rejimi ile Kürt güçleri arasında imzalanan anlaşmanın sahadaki direnişin ve uluslararası dayanışmanın bir sonucu olduğunu belirterek, anlaşmanın geçici olarak askeri tırmanışı durdurmuş olsa da son derece kırılgan olduğunu vurguladı. Thomas, enternasyonalizmin önemine dikkat çekerek, Rojava için Halklar Karavanı’na yönelik gözaltıları hatırlattı ve bu sürecin Türkiye’nin Rojava’ya karşı yürüttüğü savaşın bir parçası olduğunu ifade etti.

Révolution Permanente üyesi Mariam ise Kürt halkıyla koşulsuz dayanışma çağrısı yaparak, Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının hâlâ tanınmadığını söyledi. Avrupa’da tüm baskı ve kriminalizasyona rağmen dayanışmanın sürmesinin umut verici olduğunu belirten Mariam, ilan edilen ateşkese güvenmediklerini ve hedefin Rojava’daki öz yönetim deneyiminin tasfiyesi olduğunu dile getirdi.

PCF adına konuşan Pierre Lacaze, Kürt halkıyla dayanışmanın tam ve koşulsuz olduğunu vurgulayarak, Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkını desteklediklerini ifade etti. Olası bir ateşkes ya da anlaşmanın Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt yönetiminin tanınması temelinde ele alınması gerektiğini belirtti.

France Insoumise milletvekili Anne Stambach-Terrenoir, Kürt halkının DAİŞ’e karşı mücadelesinde Fransa’nın tarihi bir müttefiki olduğunu hatırlatarak, Rojava’ya yönelik saldırıların uluslararası hukuka göre savaş suçu niteliği taşıdığını söyledi. Stambach-Terrenoir, Fransa hükümetine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acilen toplantıya çağırma çağrısında bulundu.

Secours Rouge üyesi Nicolas da konuşmasında, Rojava’daki sürecin kırılganlığına dikkat çekerek Fransa’nın Rojava’yı ve Kürt güçlerini desteklemesi gerektiğini ifade etti. Nicolas, Rojava’nın demokratik ve kadın özgürlükçü modelinin savunulmasının uluslararası bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Eylem, Rojava ile dayanışmanın büyütülmesi ve Kürt halkının özgürlük mücadelesinin her alanda sürdürüleceği mesajıyla sona erdi.