GÖRÜNTÜLÜ

Toulouse’da Rojava ile dayanışma toplantısı: Devrimin kazanımlarını birlikte savunacağız

Toplantıda Rojava Devrimi korumanın yolunun ancak güçlü bir uluslararası taban seferberliğinden geçtiği belirtilerek, tüm anti-otoriter güçlere, feministler ve emekçilere eylem çağrısı yapıldı.

Fransa’nın Toulouse kentinde, anarşo-sendikalist CNT 31 (Industries & Services) tarafından düzenlenen halka açık toplantıda, Kuzey ve Doğu Suriye’deki güncel durum ve Ocak 2026’da yaşanan saldırılar masaya yatırıldı.

Au Chat Noir lokalinde gerçekleşen etkinlikte, uluslararası "Rise Up 4 Rojava" kampanyasının çağrısı doğrultusunda enternasyonalist dayanışma mesajları yükseldi.

Toplantıda sunum yapan genç aktivistler, Kürdistan’ın Sykes-Picot ve Lozan antlaşmalarıyla dört parçaya bölünme sürecine atıfta bulunarak Rojava’nın bugün sahip olduğu stratejik öneme dikkat çekti. Konuşmacılar, Önder Apo’nun demokratik konfederalizm, ekoloji ve kadın özgürlükçü paradigmasının bölgede hayat bulduğunu vurgularken; Kürt, Arap, Süryani ve diğer yerel halkların DAİŞ’e karşı yürüttüğü ortak mücadelenin, Ortadoğu’da çoğulcu ve demokratik bir toplumun temellerini attığını ifade etti.

Toplantının ana gündem maddesi, Suriye’deki rejim değişikliği sonrası Ahmed el-Şara liderliğindeki geçiş hükümetinin Rojava’ya yönelik artan askeri saldırılarıydı. Ocak 2026’da Kobanê, Hesekê ve Qamişlo’da yoğunlaşan abluka süreci eleştirilirken, küresel güçlerin ve Türkiye’nin bölgedeki hegemonyasını pekiştirmek amacıyla HTŞ gibi yapıları araçsallaştırdığına dikkat çekildi.

Özellikle 29-30 Ocak 2026 tarihlerinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile geçiş hükümeti arasında imzalanan anlaşma, toplantının en çok tartışılan konusu oldu. Kültürel haklar ve Kürtçenin resmi olarak tanınması gibi maddeler olumlu adımlar olarak görülse de, konuşmacılar özerklik garantilerinin kağıt üzerinde kalması, askeri yapıların entegrasyonuyla devrimci kazanımların zayıflama riski ve bölgedeki Türkiye etkisinin devam etmesi gibi nedenlerle anlaşmanın oldukça kırılgan bir zeminde olduğunu vurguladı.

​CNT 31 ve Rise Up 4 Rojava üyeleri, Rojava Devrimi’nin feminist ve ekolojist birikimini korumanın yolunun ancak güçlü bir uluslararası taban seferberliğinden geçtiğini belirtti. Tartışmaların sonunda, tüm anti-otoriter güçlere, feministlere ve emekçilere yönelik bir eylem çağrısı yapıldı.

Önümüzdeki Cumartesi günü Toulouse sokaklarında gerçekleştirilecek olan Rojava ile dayanışma yürüyüşüne kitlesel katılımın önemli olduğu ifade edildi.

​"Rojava yalnız değildir" sloganıyla sonlanan etkinlikte, dayanışmanın sadece toplantı salonlarında değil, boykotlar ve sokak eylemleriyle her alanda büyütüleceği sözü verildi.