GÖRÜNTÜLÜ

Viyana’da Demokratik Toplum Konferansı düzenlendi

Avusturya’nın başkenti Viyana’da, düzenlenen konferansta, Demokratik Toplum modelinin Avusturya sahasında nasıl somutlaştırılacağı tartışıldı. Konferansta “Demokratik modernitenin yalnızca bir teori değil, yaşamsal bir sistematik olduğu” vurgulandı.

Avusturya’nın başkenti Viyana’da, “Özgür Önderlik ile Demokratik Toplumu İnşa Ediyoruz” şiarıyla kapsamlı bir konferans gerçekleştirildi.

Avusturya Demokratik Kürt Toplum Federasyonu (FEY-KOM) tarafından organize edilen konferansa, Avusturya’nın farklı kentlerinden çok sayıda katılımcı ulusal kıyafetleriyle katıldı.

Konferansın divanında Civaka Azad Eş Başkanı Dilek Karahan, Avrupa Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Kongresi (KCDK-E) Divanı Üyesi Murat Ceylan, Siyasetçi Nimet Sevim ve DEM-KURD Üyesi Cevdet Halim yer aldı. Etkinlik, saat 09.30’da tüm Kürdistan devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

‘ASRIN ÇAĞRISI YENİ BİR TOPLUMSAL EŞİKTİR’

Konferansta ilk olarak KCDK-E Divanı Üyesi Murat Ceylan söz aldı. Ceylan, konuşmasında Kürdistan özgürlük mücadelesinin yarım asrı aşan direnişin ardından yeni bir toplumsal dönüşüm sürecine girdiğini belirtti:

“Kürdistan Özgürlük Mücadelemiz, yarım asrı aşan büyük bir direnişin ardından yeni bir sürece, tarihsel önemde bir toplumsal ve zihinsel dönüşüm eşiğine ulaşmıştır. Bu süreç yalnızca politik bir yön tayini değildir; aynı zamanda Demokratik Toplum modelinin somut inşasını, ahlaki ve politik toplumun evrensel ölçekte yeniden kuruluşunu zorunlu kılmaktadır. Bu tarihsel geçişe yön veren esas moment, 27 Şubat 2025’te Kürt Halk Önderi Rêber APO tarafından yapılan Asrın Çağrısıdır. Bu çağrı, Özgürlük Mücadelemizin 52 yıllık direniş birikimini yeni bir toplumsal yaşam sistematiğiyle buluşturan stratejik bir yön tayinidir.”

Ceylan, bu çağrının Demokratik Modernite paradigmalarının toplumda pratik ve sistemsel bir inşa sürecine dönüştürülmesi gerektiğine işaret etti.

’DEMOKRATİK TOPLUM SADECE BİR MODEL DEĞİL, YAŞAMIN KENDİSİDİR’

Konferansın temel gündemini, Demokratik Toplum sisteminin Avusturya sahasında nasıl somutlaştırılacağı oluşturdu. Hazırlanan metin üzerine yürütülen tartışmalarda şu değerlendirmelere yer verildi: “Demokratik Toplum yalnızca bir model değil; hakikatin, özgürlüğün ve kolektif yaşamın sistemsel formudur. Bu nedenle görevimiz, bu sistemi yalnızca söylemde tutmak değil, tüm hücrelerine kadar kurmak ve inşa etmektir.”

Katılımcılar, bu sürecin sadece bir örgütsel reform değil; düşünsel, ahlaki ve politik bir yeniden kuruluş faaliyeti olduğunu vurguladı.

AHLAKİ-POLİTİK TEMELDE TOPLUM VE YAŞAMIN İNŞASI

Siyasetçi Nimet Sevim, konuşmasında Demokratik Toplum sisteminin biçimsel yapılardan değil; ahlaki ilkeler, vicdan ve toplumsal sorumluluk bilincinden doğduğunu belirtterek şunları ifade etti: “Bireysel özgürlük, toplumla bütünleşmeden anlam taşımaz. Demokratik sistem, katılımcı, çoğulcu ve ekolojik bir yaşam modeli üzerine kurulmalıdır. Komün ve meclisler, halkın doğrudan karar süreçlerine katılımını sağlayan temel yapılardır.”

Sevim, merkeziyetçi anlayışlar yerine aşağıdan yukarıya örgütlenen, komünal ve paylaşımcı bir toplum modelinin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, kadın, gençlik, kültür, ekonomi ve ekoloji alanlarının özerk yapılar olarak toplumsal dokuyu güçlendirmesinin önemine değindi.

ÇALIŞTAYLAR VE KOMİTELERLE SÜREKLİ BİR ÖRGÜTLENME

Konferansta; anadil, gençlik, kadın, basın, kültür, eğitim, diplomasi ve inançlar konularında çeşitli perspektifler sunuldu.
Sonuç bildirgesinde ise, Avrupa ve Avusturya’daki özgürlük mücadelesinin yeni evresine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

“Artık ne eski alışkanlıkların ne günübirlik reflekslerin zamanı kalmıştır. Demokratik Toplum paradigmasının bütünlük ve derinliğiyle hareket etmek; örgütlerimizi, zihniyetimizi ve pratiklerimizi kökten dönüştürmek mecburiyetindeyiz.

Tarihsel sorumluluğumuz sadece var olmak değil; yeni bir yaşamı inşa etmektir. Bu konferans, dayanışma, eleştiri ve ortaklaşma ruhuyla özgürlük yolculuğumuzu yeni bir aşamaya taşıma kararlılığımızın ifadesidir.”

Sonuç bölümünde ayrıca, her başlıkta uzmanlaşmış komitelerin oluşturulması, bu komitelerin çalıştaylar ve forumlarla süreci dinamik ve katılımcı şekilde ilerletmesi önerildi.

Konferansın sonunda Kürtçe ve Türkçe çeviriler yapıldı, katılımcıların soruları yanıtlandı.
Etkinlik, “Bijî Serok Apo” ve “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarıyla sona erdi.